• Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Adler şöyle diyor: Bu adam ünlü psikiyatristtir: “Evde baskın olan bir kadın, otoriter iktidara oy verir. Bunun yanında otoriter lider de hanımına şartsız boyun eğer!” Filozof Bertrand Russell buna Abraham Lincoln’u örnek verir. Bir tarihi bilgi daha: Avrupa’yı tek vatan yapan Napolyon hanımından bir hayvan gibi korkarmış. Eğer hanımı […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Yazı yazarken hiçbir şeye minnetim yoktur, zapt edilmez bir ruh hali içinde olurum. Bazen dostlarımı inançlarından dolayı kırıyorum. Ne yapayım yani onlarında sağlam bir inançları olsun. Bak işte yine de kırıcı oldum. “Zerrece tamahım yoktur bu dünyanın varına!” Beni bu asiliğe ne getirdi bilmiyorum. Galiba Muhammet sevgisi! (Canım feda!) […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ İyilik ve kötülük yoktur, eksiklik ve tam oluş vardır. Eğer fikirde, inançta, ideolojide eksiksen kötüsün. Kâinatta her ne var ise onun içinde ahenk olduğu için o vardır. Eğer düşüncende, felsefende hareket yoksa bil ki ahengi kaybetmişsin! Tam olma aşkı kişiye hâkim olmalı. Konuştuğunda, dinlediğinde, reddiyende tam ol! Bunun için […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Düşünür Gustave le Bon; “Parlamento bir sürüdür, etkili olmayı başaramayan bir sürü!” Devamla: “Sürünün korkaklığı aşırıdır. Onlar güçlünün karşısında köle, zayıfın karşısında küstahtırlar. Başkalarını zayıf görürlerse ona basit bir memur muamelesi yaparlar. En sonunda kana susamış bir çılgına dönerler. Ve sonunda kendilerini yok ederler” der. Bir ülkenin idarecileri kendi […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Her fikir belli bir açıklığa dayanır. Fikirdeki açıklık o fikrin alt yapısıyla eşdeğerdir. Mesela: “Tümel tikelden büyüktür!” Görüldüğü gibi burada zihnimiz nettir. Fikirlerin açık olmaması derken neyi anlıyoruz? Örnek olarak millet ve milliyetçiliyi ele alalım. Acaba milliyetçilik kavram olarak mı var yoksa yapısal olarak mı? Kavram soyuttur. Milliyetçilik de […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Ben karışık felsefik yazıları en sade haliyle sunmaktan zevk alıyorum. Kanaatim, Türkçenin güzelliğinin emsali yoktur dediğimiz bu olsa gerek. Şöyle denilebilir: Hayır sadeleştirme, olduğu gibi yaz. Bırak da konuyu bizim kendimiz anlayalım. Bende öyle yaptım. Konuyu olduğu gibi yazdım. Bu yazı işte o yazıdır. “Varoluş asıldır ama sistematik olarak […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Bir mesele karşısında kim kendini sorumlu hissediyorsa o aydındır. Aydının bir vasfını daha söylemek istiyorum. O, yenilgiyi anlar! Acaba Müslüman aydınlar ve milli aydınlar hiç kendilerini sorumlu hissettiler mi? Bunun cevabı o kadar kolay değil, delil gerek! Mesela Kur’an’a dayalı bir fikir akımının yanında olmak senin için bir delildir […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Söz doğru, bu parayı bulundurmayanı vuruyorlarmış. Osmanlı’da Sultan Abdulhamit zamanında karakollar, sultanın casusu merkezleriydi. Halktan oraya kim haber getiriyorsa para alıyordu. Karakollar çetelerle beraber çalışıyordu. Çete hırsızları caddelerin belirli yerlerine uyarı yazıları asmışlardı. “Cebinde yirmi kuruş bulundurmayanı vururuz!” Zamanla yoksul halk cebinde en az yirmi kuruş bulundurma zorunda kalmış. […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ “Ey buğday benizli zülfü dolaşık!” Ne güzel söz bu. Aynen “Bir çift selamına güveniyorum” sözü gibi. Güzel söz sekiz milyar insanlığın kıymetidir. El hak ki öyledir. Kalıcı değer dedikleri şeydir bu. İnsanlar aynı kökten geliyormuş, ne önemi var bunun eğer ortak bir değerleri yoksa! Kirlilik her tarafı sarmış, ses […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Meşhur Filozof Walter’ın şöyle bir sözü var: “Ey dost senin fikirlerini sevmiyorum ama emperyalizme karşı verdiğin mücadelede seninle omuz omuzayım!” İşte sana sözün hası! Din kültürü öğretmenime dedim “Hoca Hanım, İslam’ın altıncı şartı nedir?” Dedi ki: Hocam, İslam’ın şartı altı değil beştir! Dedim “altıncı şartı antiemperyalist olmaktır!” Yüzünde ki […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Kur’an, ölüme “tevaffa”der, on dört ayette bu şekilde geçer. Vefat sözcüğünün kaynağı da burasıdır. Peki tevaffa’nın kökü nedir? “Vefa!” Ölüme vefa göstermek! Görüldüğü gibi burada yüksek bir felsefe vardır. İstifa da vefa kökünden geliyor. Ölüme vefa gösterenler istifa ederler. Kişi bir yerden istifa edince acaba bir kazanç mı elde […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Onlar sefer adamı değildiler hayat adamıydılar. Halbuki sefer sevinci var bende, süvarinin andını içmişim ben!  Sararan rengi içinde acısını kimse anlatamıyor. Böyle insanların inançları halis, aşkları temiz olur. Cehennem, dünyada kişinin inancını gizlemesi değil de nedir? Saklı kimliğin ateşi insanın kalıtımına işler. “Mum yanar ve kendini eritir, sen gel […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ “Benim varlığıma saygı gösterin!” Bu bir başkaldırı sloganıdır. Bu sözden şunu anlıyoruz. Başkaldırı hayata değer veren şeydir. Saygı duyma düşüncesi insana hâkim olmalı. Kendisinin başkasına, başkasının da kendisine saygısı! Bu bencil bir eylem düşüncesi değildir. Başkaldırı ya yap ya hiç formülüyle değerlendirilebilir.  Zulüm karşısında boyun eğen horlanır. Peygamber Ehl-i […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Meşhur Machiavelli “Prens” kitabında şöyle diyor: “İnsan hukuku devlet adına yok edilebilir!” Napolyon bu kitabı okumuş demiş ki: “Bu kitap devlete şeytanca öğütler veriyor!” Düşünürler Machiavellist sözler çok söylemişlerdir. Mesela Kant; “düşünme yap” diyor. Sonra bu sözü kurumlar ele aldı. “Düşünme çalış” dediler. Patronlar; “düşünme öde” dediler. Mollalar; “düşünme […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Uluslararası ilişkileri anlamak için devleti anlamak lazım ama o devletin uzman bir kadrosu varsa! Yaygın olarak buna kurumsallaşma denir. Kurumsallaşma çağın modelidir, devlet erkinden doğmuştur bu. Erkin açılımı; “yasama, yürütme ve yargı” üçlemesidir. Bu erk, ancak kendi kurumlarıyla ayakta kalır. Bazı ülkelerde bu kurumlar bağımsız olamazlar. Devletin otoritesi hepsine […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Bir saatçi saati tamir ettiği zaman onun işlemesini durdurur ama devlet işlerken kendini onarmalı. Devlete hâkim olan akıl, vatandaki çeşitliliği incitmemeli, vatanın çeşitliliği de devletin aklını istismar etmemeli, kırmamalı. Bir halkta zorba devleti özgür devlete çevirecek huy bütünlüğü olmalı. Kaba bir idarede kişinin huyu yücelmez, kişi ağırbaşlılığını yitirebilir. Aydınlar […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Kalvinizm biraz Yahudi meyilli bir din anlayışıdır. Şöyle bir ilkeleri vardır: “Allah’tan işaret almayan kul günahkardır!” Bu ilkeyi de şöyle yorumluyorlar: “İşaret, kişinin işindeki başarısıdır!” Demek ki bu anlayışa göre, her kim ki başardı o günahtan kurtuldu! Kalvinistlerin ilginç bir ilkesi daha var: “Yürekten sevişmeyen günahkardır!” Geçim derdi, insanlarda […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Hun lideri Atilla’yı annesi fazla şımarık büyütmüş. Atilla, “dünya beni sinirlendiriyor” dermiş. Sinirli sinirli sevgilisi Honarya’ile yatağa girince gerdekte ölmüş. Ne kadar acı bir ölüm! Şöyle bir acı ölüm de var. İmam Ahmet bin Hambel’in başından geçmiş. Ahmet Hambel, eski tabirle “nana muhtaç” yaşamış. Yani ekmeye muhtaç! Durumu sultana […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Henry Kissinger ABD’nin en etkili dışişleri bakanlarındandı. 1200 sayfalık meşhur “Diplomasi” kitabında şunları yazıyor. “Biz diplomasiyi ayakta tutarız ama bir şeye kara verdik mi, her bedeli öder, her yükü çekeriz!” Tam bir güçlü devlet söylemi. Devletler, devlet olma ölçüsünde dünya hukuku önünde eşittirler ama güç bazında devasa ayrılıklar vardır. […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Getir el basayım kelamullaha, ne sen beni unut ne de ben seni! Sözün azametine bakar mısınız? Yer yerinden oynasa bu sözün gücüne denk olmaz. Ali, Sıffında askerlerini düzene koyunca bayrağı tutan oğlu Hanifi’ye şöyle dedi: “Al bayrağı geç öne, sık dişini, gözünü başka yerden yum. Düşmanın ta arka saflarına […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Tembellik bir afettir ki söylenmeyecek yanı mı var? İtiraf sevaptır ama ayıbı vardır. Olsun, tembel oluşumu saklamıyorum. İlan ediyorum, kimse beni geçemez. Bundan kurtulmak istiyorum, dualarım bunun içindir.  Bir yazar okuyucusunu dualarına ortak edebilmeli! “İlahi, yaşantımı zor eyleme, duamı geri çevirme. İlahi, üzüldüğüm zaman hazırlığım sensin. Madem ki tembelim; […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Yazıklar olsun o hastaya ki işi Yasin’e kalmıştır. O devlete de yazıklar olsun ki işi teröristle masaya oturmaya kalmıştır. Bazen mesele o kadar açık olur ki, insan, “sözün çokluğundan susup kalır!’” Yani ışığın şiddetinden güneşe bakamama hali! Karşı gücün oyunu açık oynayışı rakibini üzer. Bu kadar da olmaz ki […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Çağımız eleştirel çağıdır, kimse bundan kaçamaz. Bazı fikirler eleştirel tarağından geçmek istemiyorlar. İşte sancı burada. Rönesans’a direniyorlar! Halbuki bütün hareketler Rönesans’ı yaşayacaktır ve bu süreç bitmez. Bütün fikirler bu sürece hazır olmalı. Bir hareketin hazırlık safhasından çok, hazırlık seviyesi daha önemlidir. Bazı fikirlerin tarihçesi olsa da manifestosu yoktur. Eğer […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ “Kadın mümin az bulunduğundan erkek müminden daha değerlidir. Bazı muhaddisler bu sözü hadis saymışlardır. Eğer dünyada sadece iki hayır bulunsa, onun birisi muhakkak ki kadın olurdu. Eğer dünyada iki fitne bulunsa bunlardan birisi yine muhakkak ki kadın olurdu. Yazdığımız sözün tefsirini de işte böyle yapıyorlar. Acaba böyle bir sözün […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Felsefe tarihinde sofistler bir devredir. Bu devre filozofları insanların bunalımlarıyla ilgilenmişlerdir. Çözüm üretiyorlardı, günümüz psikologları misali. Ünlü Filozof Sokrates bunların en meşhurlarındandır. Diğerlerinden ayrı tarafı, kendisinin mert oluşuydu. Mertliği onu halden hale düşürmüştü, ölene kadar iftiralara uğradı. Aslında o diğer sofistlere bir şey demiyordu. Yalnız onların yöntemlerini beğenmiyordu. Konuları […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Avrupa’nın en ciddi işlerden birisi, kahvaltı ve öylen masalarının düzenlenmesidir. Hatta tek başlarına olsalar bile! Avrupa’nın sofra düzeni bakanlık gibi bir teşkilata sahiptir. İntizam, batılı ruhun vasıflarındandır.  Medeniyet araştırıcıları, intizam ilerlemenin sürekli boyutlarından birisidir diyorlar. Ben, Atatürk’ün hayatını birkaç ciddi inceleme kitaplarından okudum. Hepsinin ortak noktası onun intizamlı oluşuydu. […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Ulusal sınırlar, toplumsal yapılar, zaman ve dünya algıları, para sistemleri, enerji ve teknoloji gibi küresel algılar çatırdamaktadır. Bütün milletler bir tarih kesintisi yaşayacaktır. Acaba kimler tarihin dışında kalacaktır?  Her tarafta bir endişe var. Kuantum Fizik Teorisi bütün akılları felç etmiştir. Bu fiziğin daha çerçevesi tamamlanmamıştır ama kâinata meydan okumaktadır. […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Dinler tarihini bilmeden yaşarsan, din sana ayak değil ayak bağı olur. Sana adım bile attırmaz. Evde kalmış kıza dönersin. Elde edilen belgelere göre ilk din Fetiş dinidir. Fetişizm! Fetiş, eşya ve boncuk gibi şeyleri kutsamaktır. İnsanlar, onlara el vurur, öper ve mesh ederdi. İnanların ilk ibadet yerleri dağ yarıkları […]
  • Varoluşçuluk Velvelesi… 27 Mayıs 2025 00:48
    Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ İkinci dünya savaşından sonra bütün aydınlar arasında “varoluşçuluk” velvelesi yaşandı. Bu bir felsefe çıkışıydı. “Varoluşçuluk felsefesi!” yani önce insan var sonra insanın özellikleri.  Eğer özellikleri yoksa, yani o insanın düşüncesi, ilgisi, eylemi, bireyselliği, toplumsallığı vb. yoksa o sadece vardır ama oluşmamıştır, ortada bir varoluş yoktur. Sonuç şudur: Allah insanı […]
  • Telli turnam sinen yaralandı mı? 20 Mayıs 2025 00:01
    Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ “Telli turnam sinen yaralandı mı?” Bu bir semah türküsüdür. Arkasından şöyle diyor. “Yoksa ciğerlerin paralandı mı?” Söze bak, sohbete bak! Kişiyi eyleme çeken içindeki saiktir. Buna Türkçe “dürtü” diyorlar. Bir yazarın okuyucuları onun iç saikine güç katarlar. Bazı ülkelerde siyaset, ölüm kararı haline geliyordu. Mesela Osmanlı’da sabahtan öğlene kadar […]