Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Tembellik bir afettir ki söylenmeyecek yanı mı var? İtiraf sevaptır ama ayıbı vardır. Olsun, tembel oluşumu saklamıyorum. İlan ediyorum, kimse beni geçemez. Bundan kurtulmak istiyorum, dualarım bunun içindir.
Bir yazar okuyucusunu dualarına ortak edebilmeli!
“İlahi, yaşantımı zor eyleme, duamı geri çevirme. İlahi, üzüldüğüm zaman hazırlığım sensin. Madem ki tembelim; o halde oturduğum yerden kalkmadan hacetimi gider. İlahi, noksanımı sen yetir. İlahi, garipliğime acı, bu dünyada garip olanlara merhamet et.
Biliyor musunuz, Allah’ın en çok sevdiği şey ondan istemektir.
İlahi, insanların bilmediği günahlarımı bağışla. İlahi, seni tanıyıp bilmekte ileriyim ben. Hamt ediyorum sana. Hamt, gözleri aydınlatır, yüzleri ak eder. Hamt edenin yaratılışı güzeldir, rızkı temizdir. Hamt edenler tövbe eder, tövbe yolunu bilir.
İlahi, hamdıma kimseyi karıştırmıyorum, onu en üstün eyle. İlahi, Resul Muhammet’e ve onun Ehl-i Beyt’ine salat ve selam et. Öyle bir salat et ki misli olmasın.
İlahi, biliyor ve iman ediyorum. Muhammet (canlar feda) rahmet imamı ve hayırlar önderidir ve bereket kaynağıdır.
İlahi, ülkemi, düşmanın karargâhı yapma. Senin şanın yücedir. O halde şerefimizi artır ve bizi izzetli kıl!
Muhammed’e uy ki, Tanrı’ya uymuş olasın.
“Bizi Kâbe’ye götürseler ve Kur’an orada konuşsa, biz ona hayır deriz, biz Muhammed’e uymuşuz. Kâbe’de ki Allah’tan bu daha üstündür.” Bu sözü Tebrizli Şemsettin söylemiştir. Şemsi Tebrizi! Ben bu sözü onaylamasam, hiç yazar mıydım?
“Adı güzel, kendi güzel Muhammed, mah yüzüne bir nikap çek, ben yandım el yanmasın!” Bu söz Kerbelâ yanığı Fuzuli’nindir. Sözün letafetine bak, gözümüz nemlenip duruyor. Eğer halimiz o halse, bu ağlayış sürüp gider. Biz yine o kademi kutluya selam gönderelim.
Ey vaadi geçerli olan Allah, ey sözüne vefa eden Allah. Muhammet ve Ehl- Beyt’ine salat et. Ona salat et ki bu bizim ruhumuzu temizler.
İlahi, garip ve mazlumları Muhammed’in hakkı için mükafatlandır. İlahi bu düşkün ve hasta halime acı. Bunun için rahmetinden bana bir pay ayır.
Müslümanlar, düşerken de kalkarken de “Ya Rabbi” der. Düşüş de kalkış da insana mahsustur.
Muhammed’i olanın muhatabı Allah’tır. Muhammed’e canlar feda, atamız anamız ona feda olsun. Her kim k, Muhammed’e suret yönünden bakarsa o, kaybedenlerdendir. O, meseleyi anlayamamıştır. Muhammet hakikati, suret değil siret de saklıdır. Yani yaratılışta!
Şimdi Resul’ün mektebinden bir brifing vermek istiyorum.
-Akıllı kimdir? Ayırt edendir!
-Allah hürmet gösterir mi? Evet, merhametli kişiye!
-Hırsızlık nedir? Kalbin nahakka kaymasıdır!
-Allah’ın sevdiği kişi kimdir? Başkalarının korkusunu gideren!