Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
GDO konusunun yönü değiştirildi. Bu değişime, bilimde ki müjde desem yeridir. Aslında GDO korkunç bir hal almıştı. Mesela bir keçinin genini güzel bir kıza aşılayabiliyorlardı. Güzel bir bayanla evlendim sanıyorsun oysa sen bir keçi ile evlenmişsin de haberin yok. Bu gibi örnekler çok. Şimdi durum değişti.
Artık harikulade insanların genleri alınıyor, durum bu merkezde. Böylece yüksek bir değişim çağı içindeyiz.
Kalıtım kromozomlardaki asidin formülü bulundu, üretime geçildi, sınırsız imkanlar sunuluyor. O asitle istediğin tarzda çocukların olacak. “Deha, müzisyen, şair, yazar, boksör, hatip vb. On milyar hücresi bulunan insan beynine, dışarıdan iğne ile birkaç milyar hücre daha eklenecek. Organ nakli, ölülerden, alınacak, bu, yeni bulunan bir ilaçla sağlanacak ve bu normal bir durum olacak.
Hayatın en az 175 yıl uzaması artı bir teori değildir.
Beyin yorgunluğu sıfırlanıyor. Cildin güzelliği ve onun pörsümemesi artık neticelenmiş durumdadır.
Eski bir sorudur, yaşamak için mi yiyorsun yoksa yemek için mi yaşıyorsun? Hasta zihinler hariç, herkes; “yaşamak için yiyorum” der. Güzel de arakasından gelecek soruya ne cevap vereceksin?
Peki, neden yaşamak istiyorsun?
Psikanalist Freoud diyor ki: “Bu soruyu kim kendine soruyorsa, artık onda hastalık başlamıştır!” Niçin yaşıyorum sorusu, insanın yakasını bırakmaz.
Kardeşim, niçin yaşamak istiyorsun? Çocuklarıma bakmak için veya hanımıma doymadım veya vatanım için vb..! Görüyor musunuz insan bağlanıp kalıyor.
Bir Rus psikolog: “Yaşamın dayanılmaz hafifliği” diye bir kitap yazmıştı. “Var olmanın dayanılmaz hafifliği” diye de çevrisi yapılmıştı. Yazar, var olmanın veya yaşamanın hafifliğine dayanamıyor. Dayananlara sormak lazım. Muhakkak ki sizler bir dayanak bulmuşsunuz. O halde nedir bunun cevabı?
İbadet etmek için sözleri zorakiliktir. Düşünürlerin verdiği cevap şudur ve bu cevap olgun bir cevaptır.
Yaşamın anlamı şartsızdır!
Psikiyatri bir ilim midir? Psikiyatri, yirminci yüz yılın başlarına kadar ilim sayılmıyordu. Yine de tartışmalar sürüyor.
Mesela Çin tarihinde her yazı modern psikolojiye beş basar.
Çin hükümdarının şu nazik tavrına bakar mısınız? “Toprağı işlemeyen bir erkek ve evinde yün eğirmeyen bir kadın varsa, bilsin ki ülkemizde muhakkak bir kişi üşür ya da açtır.!”
Yüksek yorumlar nefis yorumlardır. Bilge, bilgi yeteneği olan insandır. Bilgi vermeden önce insanı yanlış bilgiden kurtarmak gerek. Bunun için de hazırlık gere. Peki, kime hazır olacaksın? Önce kendine!
O kişinin varlığı korku telkin etmemeli, umut vermeli! Kendini mahkûm eden kimseyi, kurtaracak olan da yine kendisidir.
Birisi kaldırır diye insan kendini düşmeye bırakamaz.
Acaba delikanlılık bir sınıf meselesi mi? Kendinde delikanlılık vasfı görmeyenler, olgun yaşın verdiği güveni elde edemezler. Bazen kişinin sorumluluğunun büyüklüğü kendi kimliğini aşar. Böyle zamanlar delikanlılığın sınav zamanıdır. Ya yok ederler ya birliğine dönersin!