Neşe Doster: Sorunların ve konuların perde arkası…

-Genel - 24 Ağustos 2026 00:11

Neşe Doster

nesedoster@yahoo.com

YAZI ARŞİVİ

Bir yanda koruma kalkanıyla alınan kararlar, diğer yanda mecburi U dönüşleri! Bir yanda; “Değerli, keyifli, verimli  zaman geçirmeyeli o kadar çok oldu ki!” diye yakınan milyonlar! Diğer yanda “25 yılda kuyruklar tarih oldu, sağlıkta zirveye çıkıldı!” diye açıklama yapan yetkililer! 

Bir yanda saatlerdir kuyrukta bekledikten sonra aldığı ucuz kıymayı  bebeğine sarılan anne sıcaklığında sımsıkı tutan kadın!

Diğer yanda duygusal alanımızı koruma altına almak akıllarına bile gelmeyenler! Her yanda futbolcu transferinin yerini alan siyasi transferler ya da siyasetçi transferleri!

Bir yanda 10 ayda 17 yurtdışı seyahat yapan DİB! Her yanda ekonomik sistemden, yoksulluktan, hayat pahalılığından, eğitim sisteminden, işsizlikten, istihdam azlığından, mülteci sorunlarından, kentsel dönüşümden, emekli maaşlarından, asgari ücretten, hukuk sisteminden yakınan milyonlar! 

Aslında soru şu? Atılan adımların temelinde yatan mecburiyet midir? Bizim bilmediğimiz, anlamakta zorlandığımız bazı özel gerçekler midir? Hep olan, her zaman var olan ve olacak olan gerçeklerle yüzleşince  önümüze her alanda ve anlamda çıkan iç acıtıcı tablolar mıdır? Örneğin; 7 ayda öldürülen 174 kadın.  Hergün en az 10 kadının yardım çığlığı için aradığı 183 hattı. 7 ayda 73 bin esnafın kepenk kapattığı ülkemiz. 44.5 milyon kişinin borçlu olduğu ve ödeme zorluğu çektiği ekonomik kriz. Evliliklerin azalıp, boşanmaların arttığı bir Türkiye gerçeği. Ve yönetimin her alandakı üstün başarılarını mücadele ve sonuç odaklı olarak açıklaması!

Neden gelişmiş batının atıklarını biz alıyoruz?

Daha öncede yazmıştım, ama bazı konular bayatlamıyor, aksine izi, etkileri, yoğunluğu günbe gün artıyor ve daha çok acıtıyor. Konu, sorun ve soru şu; Biz niçin yıllardır Avrupa’nın çöpünü alıyoruz? Neden 2025 yılında yalnız AB ülkelerinden 500 bin tonun üzerinde plastik atık ülkemize gönderildi?  Niçin İngiltere 140 bin ton çöpü göndermek için bizim ülkemizi seçti? Adana ve Mersin başta olmak üzere, Alanya, Kemer, Fethiye, Çukurova, Seyhan, Akdeniz’e uzanan topraklarımız neden plastik çöp dönüşüm merkezi oldu? Bu işin bize, ekonomimize katkısı nedir, yararı nedir, bereketli topraklarımızı, doğal yapıyı ve doğamızı kirletmesinin dışında! Bu ve benzeri sorular izaha muhtaçtır!

Gelen atıklar nelere mi yol açıyor?

Tarım alanlarını kirletiyor bir, denize ulaşarak denizi girilemez hale getiriyor iki, çevreyi kirletiyor üç, yarattığı kirlilik turizm değerini düşürüyor dört, denizleri tehdit ediyor beş, tarım alanlarını, su kaynaklarını kullanılamaz hale getiriyor altı. Bitmedi. Biter mi? Milli serveti ve gelecek kuşakların yaşam hakkını bitiriyor yedi. Bazılarına göre plastik geri dönüşüm karlı, çevreci bir iş ise ve mükemmel bir ekonomik girdi sağlıyorsa neden adı geçen AB ülkeleri  bize göndermek yerine kendileri bu işi yapıp kar etmiyor? (Onlar bu kadar saf mı?)

Çünkü gönderilen atıkların, çöplerin çevreye telafisi mümkün olmayan zararları var. Biz ve onlar şöyle mi düşünüyoruz? Onların halkı ve toprakları değerlidir, bize bir şey olmaz, doğamız kirlenir, insanımız zehirlenir o kadar… (İyi de biz o kadar saf mıyız?)

Önemli not: Bu çok yönlü konuyu bir başka yazıya bırakmak gerek. Dersimi çalışıp yine yazacağım sözzz…

 

BENZER HABERLER