Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Acaba Türklük ve Türkiyelilik kavramı bir gündem oluşturur mu? Bu yazımda Türkçülerle hasbihal etmek istiyorum!
Sizler, Türklük için popülist yazıp duracağınıza, Türk kültürünün kodlarını ortaya koyun. Koyun ki ortada bir millet var mı yok mu belli olsun. Türkler orayı aldı, burayı aldı, Avrupa’yı titretti gibi köylü söylemlerin vakti bitmedi mi?
Avrupalılar çocuklarını korkutmak için “sus, Türkler geliyor” sözleri bizler için bir övünç meselesi mi? İnsanların yüreğine korku salmak hangi ruh halinin tezahürüdür. Yakın tarihimizde gördük, İşid’in isminden dahi insanlar korkuyordu. Onlar baş kesip, onunla top oynuyorlardı. Acaba bir işid mensubu bununla övünüyor mu? Eğer övünüyorsa o bir ruh hastasıdır. Hakikaten Türkler korkunç mu?
İslam tarihine göre bizler “yecüc-mecüc”müşüz. Bizi neden böyle tanıtıyorlar. Peki, buna karşı hangi önlemleri aldık?
Türkler orayı burayı almış. Almış da ne yapmış? Bakınız, istiklal savaşında neredeyse vatansız kalacaktık.
Çıplak sorular!
Türk tipi bir İslam! Ne demek bu? Yani sloganlarla yaşamaktan başka hiçbir açılımı yok bunun. Mesela: “Hira dağı kadar Müslüman, Tanrı dağı kadar Türk’üz. Şuraya bak, dağ adamına döndük. Peki, neyiz biz? Türk tipi ne demek, somatik özellikler mi, yoksa kılık kıyafet mi?
Sorulara devam edelim: Türk öz müdür, mahiyet midir? Türk var mıydı, yoksa var mı kılındı. Bir soru daha. Bu soru Atatürk zamanında sorulmuştu: “Biz Türklükte ne arıyoruz?”
Devam edelim: Türk tarihi üzerinde mutabakat var mı? Türk tarihinin başlangıcından bu zamana kadar Türk idare sistemi ne kadar Türk. Biliyorsunuz ki, Türk sultanlarının anası ve eşi Türk değildi. Bir başka soru: Acaba Türklerde felsefi merkezli bir Türk kültürü var mı? Eğer yoksa bu demektir ki Türk zihninin karışık bir epistemolojik yapısı vardır. Bu durum bir an önce analiz edilmeli.
Arap kültürünü beğenmeyenlere en kısa yoldan şunu diyebilirim: Meşhur Cevşen-i Kebir’de Allah’ın tam dört bin ismi sayılıyor. Acaba Türkçede Allah’ın kaç ismi var? “Tanrı, Çalap, Umay!” Sen bununla bir millete ruh veremezsin.
Almanlarda manevi kavramlar yoktu. “Leibniz” Alman milletine mistik kavramlar üretti. Bakınız, Türk kültürünün başlangıç noktası “Kut ve Tan” sözcükleridir. Araştırma yapanlar, felsefik ve manevi sözcük üretmek isteyenler bu sözcüklerde ayrılmasınlar.
Obez İslam’dan kaçınmalı. Resul Muhammed (Canım feda) ve onun Kur’an kaynaklı olan Ehl-i Bayt’inden santim bile uzağa düşülmemeli(Ahzap/33 ve Şura/24) Ehl-i Beyt’in dışında ne varsa, bakınız, altını çizerek söylüyorum, ne varsa Arapçılıktır. Kata İslam’la ilgisi yoktur. Kendine Türkçü diyen kişi buralarda kalamaz. Kalan varsa kriptodur.
Takip ettiğim yazılarda Türkçülük üzerine pek fikir üreten görmedim. Şair Mustafa Yenişeker, Milliyetçilik üzerine çözümler arıyor, pek de bütünü yakaladığı söylenemez.
Kürtlerde durum daha bir kaos. Kırmanço-Zaza birlikteliğinin alt yapısı yoktur. Bunun için alt yapı oluşumları saman alevi gibi söndü.
İşid, Ezdi Kürtleri perişan etti. Ezdi Kürt kadınları İşid’in seks köleleriydi. O gariplere kimse sahip çıkmadı, özellikle Kürtçüler. Kobanide ki Kızılbaş-Alevi Kürtleri, Sünni Kürtler Amerika’nın eliyle sürdü çıkardı. Yüz binlerce Kobani Kürd’ü nerelerde pek bilinmiyor. Kürt’ün Kürt’e zulmü!
Bu durumu yaşayan Zazalar ve Alevi kırmanço Kürtler, Yeniden Kerbela yollarına düştü; Çünkü onlar o yuvanın güvercinleriydiler.