Bir Nevi Kendime Hesabat!

-Genel - 30 Aralık 2022 20:00 A A

Cahit Kılıç

cahitkilic@tanyerihaber.com

Yakın zamanda Facebook’ta arkadaş olduğumuz Gazeteci Sn. Hakan Akpınar’ın bugünkü statüsünde yazdığı, daha doğrusu itham ettiği kişilerden biri de benim.

Ben de oturup bu cevabı yazdığım gibi bir nevi de hem kendime, hem de bilmeyen dostlara bir hesabat vereyim dedim…

Emekli olduktan sonra, 2006 yılında, o zamanlar moda olan bir blog sayfası açtım kendime… Ufak tefek şiirlerle birlikte hatıra yazıları yazıyordum. Sonra araya tekrar Samara ve akabinde Moskova girdi. Moskova’dan döndükten sonra; bir edebiyat sitesi olan izedebiyat.com’a üye oldum. Yine şiirler ve anı yazıları yazıyordum. İzedebiyat, çok seçkin bir siteydi. Çok üye olmasından ziyade, bir jüri elemesinden sonra, müktesebatı olan insanlara kapılarını açıyorlardı. Çok sonradan site el değiştirdi ve yolgeçen hanına döndü, o da başka bir üzüntü verici durum.

Efendim, üye olduğum bir başka edebiyat sitesinde de yazmaya başladım ama bu sitelerde siyaset yazmak hoş karşılanmıyordu. Hatta izin vermiyorlardı da diyebilirim.

2010 yılında, Twitter vasıtasıyla, Gazeteci Mehmet Barlas’ın oğlu Cemil Barlas ile tanıştım. Kendisinin, günlük 100 ila 150 bin girişli bir internet sitesi vardı. Bana bir köşe açtı ve ben siyaset yazıları yazmaya başladım. İlk bir iki yıl, sıradan bir internet yazarıydım.

2011 yılının sonlarına doğru, Azerbaycan Türkü olmam hasebiyle, her zaman dikkatimde olan Azerbaycan’daki diktatörlüğü eleştiren bir yazı yazdım. O yazı, hem Türkiye’deki internet sitelerinde, hem de Azerbaycan’daki Azadlıq ve Xural gazetelerinde yayımlandı. Bu durum, bir müddet Azerbaycan yazılarıyla devam etti ve hem Türkiye, hem de İran ve Rusya medyasında Türkçe, Farsça ve Rusça yayımlandı.

Bu durum TV kanallarının da dikkatini çekti ve beni TV programlarına davet etmeye başladılar (İlk programda heyecandan dizlerimin titrediğini hiç unutmam).

Sitede yazıları artık 40-50 bin kişi tarafından okunan bir yazar olmuştum. Bir müddet sonra bir televizyon kanalından program hazırlayıp sunma teklifi aldım.

O kanalda 40 kadar program hazırlayıp sundum ve programların ana temasını Kafkasya ve Azerbaycan oluşturuyordu. Ağır hakaret içeren maillerle birlikte ölüm tehditleri de alıyordum. Bir mailde “Özünü yığışdır, bize maliyetin bir çeçen tetikçiye vereceğimiz 10 bin dolardır” diye yazıyordu…

Bir müddet sonra, fincancı katırlarını ürküttüğüm için program sonlandırıldı…

Bu arada İran Tahran Radyosunda iç ve dış siyasetle ilgili yorumlar yapmaya başladım. 8 yıldır ve halen devam ediyor…

Yine bu arada Suriye’de iç savaş başladı ve ben Türk hükûmetini eleştiren ağır yazılar yazmaya başladım. Suriye’deki El Kaide türevleri olan En Nusra ve IŞİD örgütleri için “Kâfir örgütler” diye bahsediyordum. Gün aşırı “Senin de kafanı keseceğiz” mailleri geliyordu…
Bu yazılar da İran ve Rusya matbuatında olduğu gibi, Türkiye’deki Şiî tandanslı internet sitelerinde rağbet görüyordu…

Uzatmayalım, başka bir TV kanalında Kafkasya yorumları yaparken, günlük yayınlanan bir programın konuğu olarak, haftada bir gün olmak üzere siyaset yorumculuğu yapmaya başladım. Bu durum 60 program kadar devam etti. Sonra kanalı KHK ile kapattılar. Bu kapatılmada, benim “Hükûmet karşıtı söylemlerim” sebep oldu diyen bazıları tarafından itham edildim…

Hülasa edersek; bir müddet dışlandım ve kimse tarafından aranıp sorulmadım. İşte o günlerde aldığım 2 bin TL borç ile Tanyeri Haberi kurdum.

5,5 yıldır yayında… Reklam gelirimiz yok, emekli maaşımdan fedakârlıkla idamesini sürdürüyorum. Hem kendimin, hem de 15-20 kişinin kendisini ifade edeceği özgür bir platform oldu. Dünya ve özellikle Ortadoğu haberlerini yayımlıyoruz. Aralıklarla kültür-sanat haberlerinin dışında magazin haberleri yayımlamıyoruz.

2017 yılında Türkiye Gazeteciler Sendikasına başvurdum. Jüriye sunulan backgroundum bir saat içinde kabul edildi. TGS üyesi oldum ve Uluslararası Basın Kartım oldu. Ara sıra ücretsiz müze ziyaretleri ve çıktığım bazı seyahatlerimde Öğretmenevlerindeki konaklamalarda yüzde 20 indirimin dışında bir işe yaramıyor.

TGS üyeliğim devam ediyor. Boşuna aidat ödüyorum.

Çıktığım TV programlarında da “Araştırmacı Yazar” olarak takdim ediliyorum…

4 kitabın müellifiyim…

Şimdi soru şudur: Ben GAZETECİ miyim?

Evet, cebinde basın kartı taşıyan ve kimin kimi, nerede ve nasıl düdüklediğini yazan, ekranlara taşıyan pezevenklerden ve iktidarların fino köpekliğini yapan insan müsveddelerinden çok daha şerefli bir gazeteciğim…

Saygılarımla…


Yazarın yazı arşivine ulaşmak için buraya tıklayınız…


 

-Genel - 20:00 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.