Cahit Kılıç: Zor Zamanlar!..

-Siyaset - 25 Mayıs 2026 07:10 A A

Cahit Kılıç

Cahitkilic54@gmail.com

YAZI ARŞİVİ

Ülkemizin gündemi: Baştan aşağı çamura bulaşmış siyaset kurumu ve siyasetçilerin sığlığı…
Yanar döner siyasetçiler midemizi bulandırıyor!
Hiçbir ilkesi olmayan, zamanın ruhuna göre saf değiştiren kimi omurgasız dönekler, bir noktada ülkemizi uçuruma sürüklüyorlar…
Fakat…
Yakın tarihe değil de daha eskilere bakınca anlıyoruz ki, bu yeni bir şey değilmiş…
Yaklaşık yüz elli yıl önce, Namık Kemal merhum şöyle diyor:
“Ne utanmaz köpekleriz / Kimi görsek etekleriz!”

***
Nurlar için yatsın, cennetmekân babam, Demokrat Parti zamanında Kars il yönetiminde üst düzey siyasetçi idi…
Hasta yatağında iken; rahmetli anneme “iki vasiyetim var” diyor!
1- Benim çocuklarımın siyasete girmelerine asla izin verme!
2- Çocuklarımı bu topraklardan uzak bir şehre götür. Meselâ İstanbul’a…

***
Kars’ta, benim için şu emir verilmişti:
“Nerede görülürse vurulsun!”
“Emri, kimler vermişti, niye verilmişti” kısmını es geçiyorum.
Kısacası genç yaşta siyasete bulaşmıştım…
Ve rahmetli annem, gözyaşlarını dindirmedi. Ta ki İstanbul’a göç ettiğimiz güne kadar…
İstanbul’da da müstakil bir evde zeminden biraz yüksek katta oturuyorduk…
Nurlar içinde yatsın anacağım, elinde silah sokağa bakan pencerenin önünde sabaha kadar nöbet tutuyordu…
***
Siyasetten kaçtık ama…
İki yıl içinde, kurtlar sofrasında elimizdeki bütün varlığımızı yitirdik!
Kısaca söylersem: O gün gönül verdiğimiz siyasî inancımız adına bedel ödedik…
***
Bir de şimdiki siyasetçilere bakınca, “kendime yazık etmişim” diyorum…
Siyaseti, gelir kapısı gören tüccar kafalı zavallılar, doksan milyona yaklaşmış Türk halkının varlıklarını sömürüyor, bu uğurda takla üstüne taklalar atıyor ve gelecek nesillerimizin daha şimdiden haklarını yiyorlar!
“Vatan – Millet – Sakarya” nutukları dillerinde pelesenk olmuş ama doğmamış torunlarımızın geleceğini “lüpletiyorlar”…
Rüşvet, irtikap, ihaleye fesat, aklınıza gelecek her türlü yolsuzluk bunlar için mubah olmuş artık!
Ar, hâyâ, utanma çoktan uzak diyarlara tatile çıkmış, bir türlü dönmüyor!
***
Fırfırikler, takla güvercinleri hiç utanmadan bir de kalkıp halka fazilet ahkâmı kesiyorlar!
En iyi Müslüman bunlar!
Hak, hukuk, adalet, merhamet ve hakkaniyet gibi ulvî mefhumlar sadece bunların tekelinde…
Ve bunlar için millet dediğiniz kimdir ki?
“Cahil avam yığını”
Öyle de inanır bize, böyle de…
Her türlü iletişim araçlarında bizim borumuz ötüyor!
Nice nice borazanları boşuna mı besliyoruz?!
***
Evet, öyle sanıyorlar…
Oysa Ziya Paşa merhum, bu gafiller için yüz elli yıl önce şöyle yazmış:
“Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?”
***
Evet…
Zaten çamur deryası olan siyaset kurumu, ülkemizin son zamanlarında iyice çürüdü…
Koktu, kokuştu…
Dört bir yana ufunet saçılıyor…
Bu da, toplum olarak yordu hepimizi…
Maşerî vicdan çok yara aldı!
Halk olarak, en büyük güvencemiz hukuk, teslim alındı…
Bir taraftan çökmüş ekonomi belimizi bükerken…
Diğer taraftan da geleceğimiz ipotek altına alınıyor…
Demokrasi, hak, hukuk, adalet, düşünceyi ifade özgürlüğü ve insana yakışır ulvî kavramlar elimizden uçup gidiyor…
Kısaca:
Zor zamanları yaşıyoruz ve daha da zor günler bekliyor bizi…

 

-Siyaset - 07:10 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.