Derya İçre Deryayı Bilmeyenler!

28.08.2018 13:08

1.448 Kişi Okumuş

0 Yorum

Derya İçre Deryayı Bilmeyenler!

Cahit Kılıç

cahitkilic@tanyerihaber.com

Türkiye, bu defa gerçek anlamda zor bir dönemden geçiyor. Bu o kadar çok belirgin ki, bazı teslimiyet bayrağı çekmiş kalemşorlar bile tehlikenin boyutuna dikkat çekiyorlar.

İki dudak arasında esir edilmiş bir Türkiye, bu defa gerçekten de zordadır…

***

Ezanımıza, bayrağımıza saldırıyorlar gibi seçme saçmalar, bize, şâirin dediği gibi:” Ol Mahiler ki derya içredir, deryayı bilmezler”i açık ve seçik ve bir kez daha gösteriyor…

Ya da…

Anlasa da, anlamasa da her şeyi o biliyor, o teşhis koyuyor, o tedavi için reçete yazıyor ama reçete dediğiniz, benzetmek gibi olsun “koca karı ilaçlarını içeren” tedaviden uzak birtakım “hava – cıva” önerilerden ibarettir…

***

Ülkenin en önemli ekonomistleri, uluslararası tecrübeye sahip ticaret erbabı, devlet çarkını iyi döndürebilecek (zamanında döndürmüş) kapasiteye sahip ekonomi bürokratları bir kenara itilmiş, ülkemizin ekonomisi, sadece “Feriştah’ın fantezileri” mesabesinde bilgi sahibi olan damad-ı hazret-i şehriyara teslim edilmiştir…

Buradaki asıl mesele de şudur: Ekonominin çökmesi devlet kesesine zarar verirken; “özkeseye” de şu veya bu şekilde herhangi bir zarar veriyor mu?

Yok, hayır… Özkese gayet sıkı bir garanti altındadır…

Hatta…

Bozduracak olsa, yüzde elli civarında kâra bile geçmiş demektir!

***

Fehim, molla?

***

Dün bir yerde göz ucuyla okudum:

Asgari ücret 1.603.- TL

Açlık sınırı 1.822.- TL

Aradaki 219.- TL ezanımıza, bayrağımıza feda olsun. Lâfı mı olur?!

***

Bu kadarla kalacak mı dersiniz?

Kalmazsa Kur’ân-ı devreye sokarız. Ondan önce oruç ve namazımız var…

Reis rahat olsun. Asgari ücretin ya da emekli maaşımızın yarısını da bu değerlerimize feda ederiz…

Son kertede, son yüzde elliyi de reisin kendisine feda ederiz…

Reis sağ, biz selamet…

***

Hem reisin, Trump’ın savaş gemileri Akdeniz’den Suriye’ye füze yağdırırken “Az oldu, yüreğimiz soğumadı. Keşke Esad’ı ve ordusunu yerle bir etseydiler” diyen has adamaları da, ülkenin ve reisin yaşadığı mevcut sıkıntıdan memnun olsalar gerektir.  Zira bu İbn-i Muaviyeler, aynı zamanda Amerikan muhibbidirler. Tıpkı Suudi despotları gibi…

Ağababaları sarı zırtapoz, ekonomik yaptırımlarla Türkiye’yi kılıktan çıkarıp soluğunu kesmeye çalışırken, aynı zamanda yine “kimyasal silah” palavrasıyla Esad’ı vurmaya hazırlanıyor(bu hususta koca karının çaylak kocası Macron da çok heveslidir). Vurursa, bu sefer yüreklerindeki diken çıkar mı? Bu İbn-i Muaviyeler zil takıp oynarlar mı yine? Oynarlarsa, reise azıcık ayıp etmezler mi?!

***

Kral Abdullah öldüğünde, Suudiler cesedini bir kilime sarıp götürdüler ve bir meçhule gömdüler.

Reis koşar adım cenazeye gitti, Allah var şimdi uzun boyuyla da ortalıkta hemen seçiliyordu… Suudilerin cenaze merasimini dahi esirgedikleri Abdullah için, bizim reis 3 gün yas ilan etmişti. Arpa gelen yerden yas esirgenmezdi tabiî…

Arpanın geldiğini de geçenlerde eski Katar dışişleri bakanı açıklamış. Mealen “Suriye’deki teröristlere Suudi devletiyle birlikte Türkiye üzerinden milyarlarca dolar aktardık” diyor.

Aktarılan paraların hepsinin hedefe ulaşmadığının şüphesini yaşayan yeni Suudi despotu Salman ve yeni yetme oğlu Muhammed ibn-i Salman, “Türkiye’ye yeni bir darbe lâzım” diye gazetelerinde emir kulu gazetecilerine yazı yazdırıyorlar…

***

İşte dünya budur reis…

Önce bölge, sonra İslâm dünyası, son tahlilde de dünya liderliğine oynadın. Şimdi zar zor ayaktasın…

Her akşam iki rekât da “İyi ki Putin var” diyerek şükür namazı kılsan yeridir…


Yazarın yazı arşivine ulaşmak için buraya tıklayınız…

İlgili Terimler :

YORUMLAR