İnsan Portreleri!

-Edebiyat - 5 Haziran 2025 00:03 A A

Cahit Kılıç

cahitkilic54@gmail.com

Karadeniz kökenli ama İstanbul doğumlu bir arkadaşım vardı…

Niyazi…

70’li yıllardı…

Niyazi, resmen bir kitap kurduydu. Mali durumu da iyiydi ve baskıdan yeni çıkan önemli kitapların hepsini alırdı…

Ancak, Niyazi şaşıydı…

Okurken, iki gözünü de aynı noktaya odaklayamadığı için, kitabı sol gözüne iyice yaklaştırır, tek gözüyle okurdu…

Oğuz Atay‘ın TUTUNAMAYANLAR‘ı ile Henri Charriere‘in ünlü KELEBEK‘ini o bana hediye etmişti…

Bu iki yazar da, bu iki kitap da o tarihlerde henüz meşhur değillerdi…

Sonradan “bestseller” oldular.

Bilahare Kelebek filmi de Türkiye’ye geldi.

Başrolde Steve McQueen ve Dustin Hoffman oynuyordu…

Steve McQueen genç yaşta Meksika’da kanserden öldü. Vasiyeti gereği küllerini okyanusa serptiler.

Dustin Hoffman yaşıyor…

***

Ünlü Fransız filozof Jean-Paul Sartre da şaşıydı…

Biyografisinde kısaca şunlar yazılı:

“Felsefi içerikli romanlarının yanı sıra her yönüyle kendine özgü olarak geliştirdiği Varoluşçu felsefesiyle de yer etmiş; bunların yanında varoluşçu Marksizm şekillendirmesi ve siyasetteki etkinlikleriyle 20. Yüzyıl’a damgasını vuran düşünürlerden biri olmuştur. Sartre, bir anlatıcı, denemeci, romancı, filozof ve eylemci olarak yalnızca Fransız aydınlarının temsilcisi olmakla kalmamış, özgün bir entelektüel tanımlamasının da temsilcisi olmuştur.”

Kendisine verilen Nobel Edebiyat Ödülü’nü reddetti. Fransa’nın Cezayir’i işgaline şiddetle karşı çıktı. Fransa devlet başkanı Charles de Gaulle, onun için “Sartre Fransa’dır” dedi…

Özel hayatı berbattı ama “Aydın Namusu” denilen mefhum, onunla vücut bulmuştu…
***

Yaşar Kemal’in bir gözü kördü…

Onun kısa biyografisi de şöyle:

“Türk roman ve hikâye yazarı, şair ve aktivisttir. Türk edebiyatının en önde gelen yazarlarından biri olarak kabul edilen Yaşar Kemal, yaşamı boyunca pek çok ödül almış ve Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilmiştir. En ünlü eseri, yaklaşık 32 yılda tamamladığı İnce Memed roman serisidir.”

Yapıtları birçok dile çevrilen ve dünya çapında meşhur olan, aynı zamanda “aydın namusuna” sahip bu şahsiyet, dünyaya ve hayata tek gözle tutunmuştur.
Başka tarife ve övgüye gerek var mı?

***
Cemil Meriç

“Başta dil, tarih, edebiyat, felsefe ve sosyoloji olmak üzere sosyal bilimlerin birçok alanında araştırma yapmış ve yazılar kaleme almış bir düşünce adamıdır. Telif ettiği 12 eseri ve tercümeleriyle Türk edebiyatında önemli bir yeri olduğu kabul edilir.”

“Her iki gözündeki yüksek miyoptan ötürü askerlikten muaf tutulan Meriç, ilk çeviri kitabı Balzac’ın “Altın Gözlü Kız” romanını 1943’te yayımlandı.
1954 yılının bahar aylarında bir kaza sonucu gözlerini tamamen yitirince birkaç başarısız göz ameliyatının ardından 1955’te vapurla tek başına Marsilya’ya, oradan Paris’e gitti. 6 aylık tedavi başarılı sonuç vermeyince yurda döndü. Görme yetisini tamamen yitirdiğinden dolayı bir süre bunalıma girdi ancak çevresindekilerin yardımıyla yeniden okuyup yazmaya başladı.

Görme yetisini yitirdikten sonra yazarlık hayatının en üretken çağı başladı. Çevresindekilere okuttuğu Fransızca ve İngilizce metinleri sözlü olarak çevirdi ve yardımcılarına yazdırdı. Basılmamış olan bir Fransızca grameri hazırladı. Dikte etmek suretiyle yeni makaleler yazmaya devam etti. 1963’ten itibaren Edebiyat Fakültesi’nin Sosyoloji bölümünde sosyoloji ve kültür tarihi dersleri verdi; bu dersleri emekliliğine kadar sürdürdü. Aralıklarla 20 yıl sürdürdüğü günlüklere 1963 yılında başladı. İlk telif kitabı “Hint Edebiyatı” 1964’te yayımlandı. Bir dünya edebiyatı yazma düşüncesiyle yola çıkan Meriç, İran edebiyatı ile işe başlamış ama sonra Hint edebiyatına yönelmişti. Doğu medeniyetlerine karşı olan önyargıları yıkmayı amaçlayan ve 4 yıllık bir çalışmanın sonucu olarak ortaya çıkan eser, “Bir Dünya’nın Eşiğinde” başlığıyla iki kez daha basıldı. Hint Edebiyatı’ndan sonra Batı düşüncesinin önemli bir yönünü aydınlatmayı amaçladı. Bu düşünceyle sosyalizmin temelini atan ve sosyolojinin kurucusu olan Saint Simon hakkında bir eser kaleme aldı ancak basacak yayınevi bulmakta zorlandı. Eser, 1967’de Can Yayınları tarafından basıldı.”

Evet, önceleri 11 derece miyop, sonradan ise tamamen kör olan Cemil Meriç, Türk Edebiyatına ve Felsefesine damga vuran bir “filozof” olarak tarihe geçti…

***

Elbette ki bunlara benzer daha çok insan var…
Aklıma bunlar geldi ve yazdım işte…
Ve bu kısa yazıyı, gören çift gözüne şükredip okumayanlara hasrettim…

İstanbul, 12 Şubat 2024

-Edebiyat - 00:03 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.