-Edebiyat HABERLERİ
-
Han Ayvaz Adıgüzel Deremiz-ırmağımız, akıp gelsin bize doğru, Kurşun dökülmüş bendini, yıkıp gelsin bize doğru. Sanımız-sancağımız semalara çekilmiş, Söyleyin o dostumuza, bakıp gelsin bize doğru. Etrafımız ateş olmuş, hatırlatın şamana, Ebu- dırar mabedinden, çıkıp gelsin bize doğru. Dostlarımız üzülmesin, biz meydan uşağıyız, Cenk isteyen her kim ise, rakip gelsin bize […]
-
Erkan Saltan Tanımazsa korkuyu korkmaz insan elbette Tanıştım, taşıyorum; “seninle de, sensiz de”. Sen öncesinde yoktu gece gündüz nöbette, Şimdi kriz yaşıyorum, seninle de, sensiz de. Nereye getirdin sen, nerde bu gönül bağım, Bura cennettir yada cehennem der ayağım, Yarım yaşamak budur ne ölüyüm ne sağım, Tam araf yaşıyorum, seninle […]
-
Deniz Bursalıoğlu 1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı kanunla Latin alfabesine geçilmesi mecliste kabul edilmiş. 3 Kasım’da da resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş. Nihayet Arap alfabesinde ki eksik harfler yüzünden bir türlü doğru yazılmayan dilimiz artık doğru dürüst yazılabilir olmuş. Gerçi bugün bile kullandığımız bazı sesler için yeterli değil alfabe, o zamanları ise tahayyül dahi […]
-
Fatma Işık Kaya Kardeşim ve gelinimiz babamı Antalya Side’de bulunan Jandarma kampına götürdüler. Hemen her yıl kampın son dönemlerinde devre arkadaşlarıyla buluşurlar. Ben evde kalmayı tercih ediyorum. Kendimce nedenlerim var. Annem hayattayken kampa gidişler benim için yalnızlığın tadını çıkarma, bol bol üretme zamanlarıyken, artık daha fazla ev işlerine boğulma, babamı rahatsız etmemek adına o varken […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel * * * * * * Feriştahlar gözlerinde, küfrü Çin’e benziyor, Gahi batın, gahi zahir, sanki cine benziyor. * Bir dem ebcet üzere, bir dem remil getirip, Bazen der ki Müselman’ım, ehli dine benziyor. * Gah alçaktan lepe yapar, gah yüksekten kıy vurur, Yüreğimi gözetleyen bir Laçin’e benziyor. * İmtihana çekilmişem, iki […]
-
Erkan Saltan Bir yana bırakmıştık biz kendi filmimizi, Sevdayı seyretmeye sinemaya gitmiştik. Filmler bile yetişmez, anlatamazdı bizi, Olunmazdı biz gibi bunu idrak etmiştik. Bakışı gönülden gül, gülüşü aşk’ın süsü, Her haliyle mesteder, sevgisi nazı küs’ü, Daha çekilmemişti, sevdamızın öyküsü, Bulunmazdı biz gibi bunu idrak etmiştik. Ne filmler dönüyordu ne karışık […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel (Nostalji bir şiir) * Ey nazenin şehla, ey mina boylu, Kol boyun olaydık ay ışığında *. Hele ki sakitçe diz dize verip, Çağırıp çalaydık ay ışığında. * Seninle baş başa, doksanda yüzde, Dört mevsim içinde baharda güzde. * Kurda kuşa inat, tepede düzde, Yollarda kalaydık ay ışığında. […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel Bu gece son gece, yarın peygamber evlatlarının hepsini kanlarına kaltan edecekler.. DİVANEYİM BU GECE Her ne varsa benden divane, ondan daha divaneyim bu gece. Mest eden bütün nağmelerden, daha mestaneyim bu gece. Eğer aşık bir mazlum isem lakin, naçiz ve kimsesizim ben, Ki, şahlara layık sedirlerde […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel * * * * * * * * (Nostaljik bir divan şiiri) * Sevgili, ne de mahsunsun, sun badeyi bu gece bir dem olsun. Çalsın suzinak, sesleyin yarenleri, vecd eyleyek cem olsun. * Müneccimler toplansınlar, baksınlar, suret-i ayineye hem, Fal açsınlar niceye bir, seçimimiz, ebced ile rem olsun. * Derde giriftar eyledi, […]
-
Fatma Işık Kaya Trafiğin vızır vızır işlediği anayolda seyreden araçlarda yolculuk edenlerden kimilerinin dikkartini çekmeye başlamıştı yolun sağ tarafında daha önce hiç görmedikleri dermeçatma örülmüş dört duvar ve hemen yanıbaşındaki taburede oturan otuzlu yaşlarında, uzun etekli, başörtülü kadın. Bazıları aldırış etmeden gaza basıp yollarına devam ediyor, bazıları da meraklarına yenik düşerek araçlarını durdurup kadınla […]
-
Erkan Saltan Bir parça mutluluk uzunca yoldan Gelir diye umdum, kırk yıldır hayal. Gitmeye çalıştım ben onca koldan, Kırk yıldır aynı şey, kırk yıldır hayal. Mesafe yakındı göründü mümkün, Hergün yol yürüdüm uzadı hergün, Ne kadar sürecek, bitimsiz sürgün, Kırk yıldır aynı şey, kırk yıldır hayal. Çok gayret, saf niyet […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel * * * * * * * * * Hak hukuk dememeye, sözümüzü aldılar. Bizi muti kıldılar, özümüzü aldılar. * Hesabımız, kitabımız, noktamız belli değil, Ram ettiler, eğrimizi düzümüzü aldılar. * Korkuyoruz onlardan, hem diyoruz ya sahip, Ki, Eymen vadisinden közümüzü aldılar. * Biz kelam-ı kadimden sureleri sayardık, Vurdular başımıza cüzümüzü aldılar. […]