Komedyen Deniz Göktaş için tahliye kararı

-Gündem - 28 Eylül 2026 15:33 A A

Çağlayan Adliyesi’nde ilk kez hakim karşısına çıkan tutuklu komedyen Deniz Göktaş için tahliye kararı verildi.

Savcılık ilk duruşmadaki mütalaasında, Göktaş’ın hakkındaki suçlamalardan ceza almasını isteyerek tahliyesini talep etmişti.

Duruşmaya verilen ara sonrası mahkeme, 88 gündür tutuklu olan Göktaş’ın tahliyesine karar verildi.

Göktaş’a “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 11 ay 20 gün, “dini değerleri aşağılama” suçundan ise 7 ay 15 gün hapis cezası verildi.

Deniz Göktaş için “suçu ve suçluyu övme” suçundan ise beraat kararı verildi. Komedyen Göktaş, aynı gösteride Daltonlar suç örgütünü övmek suçlamasıyla da ikinci kez tutuklanmıştı.

28 Eylül’deki duruşmada Deniz Göktaş, gösterisindeki ifadelerinin arkasında olduğunu söyledi.

Suçlamaya konu olan dört ifadesi başına 22 gün hapis yattığını söyleyen Göktaş, gözaltı sürecinde “emrivaki şekilde” Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüğünü de kaydetti.

“Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm” dedi.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran’da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz’da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz’da tutuklanmıştı.

“Ölü Deniz” isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan Deniz Göktaş hakkında dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyordu.

32 yaşındaki Göktaş, kendisinin “kuyu tipi” olarak adlandırdığı Tekirdağ Karatepe Cezaevi’nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyordu.

28 Ağustos’ta komedyen hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan “suçu ve suçluyu övmek” suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Savunmasında neler söyledi?

Türkiye’ye kendi isteğiyle döndüğünü belirten Göktaş, gözaltına alınma süreci için “Bütün polis memurları bana, ‘Salak mısın Deniz, neden döndün? Sendeki imkan bizde olsa dönmezdik’ dedi. Bu kadar bıkmış olmalarına üzüldüm” diye konuştu.

Hem kelepçeye hem görüntüye rızası olmadığını söylediğini anlatan Göktaş “Zorla yaptılar. Ters kelepçeyle, başım öne eğilerek çıkarıldım. Hepsinde başımı kaldırdım, gülümsedim. O yüzden uzak ve arkadan görüntü aldılar” dedi.

Göktaş, gözaltı sürecinde uyuşturucu testine tabi tutulduğunu da belirtti ve 88 gündür sonuç gelmediğini vurguladı.

Gösteriden 23 gün sonra videoyu YouTube’a yüklediğini belirten Göktaş, beklediğinden büyük ilgi gördüğünü anlattı.

Göktaş “Sosyal medya gündemini troller belirliyor ve hoşlarına gitmeyen bir şey gündem olduğununda saldırarak kendi lehlerine çevirmeye çalışıyorlar. Trol ekibinden gördüğüm ilk paylaşım Şamil Tayyar isimli trolldendi” dedi.

‘Kılıçdaroğlu ile görüşmeyi üç kez reddettim’

Savunmasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye de değinen Göktaş, şöyle devam etti:

“Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?’ diye 3 kez soruldu, net bir şekilde görüşmek istemediğimi söyledim. Emrivaki şekilde Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürdüler. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Bir tek o ‘Neden Türkiye’ye döndün’ demedi.”

Göktaş, “‘Diktatör’ bir hakaret değil, siyasi betimlemedir. Başka bir komedyen ‘demokrat’ diyebilir ve benden daha çok güldürebilir” ve şöyle devam etti:

“Bir şakadan rahatsız olursanız verebileceğiniz cezalar bellidir, gülmemek, gösteriye gitmemek ve aynı serlikte eleştirmektir. Komedyenler yalnız insanlar, onları korumak savcılığın görevi.”

İddianamede neler var?

İddianamede Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı’nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur’an konulu şakalar ile Göktaş’ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda “Daltonlar” olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak “suçu ve suçluyu övme” suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500’den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından “açık ve yakın tehlike” oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Kaynak: BBC Türkçe

-Gündem - 15:33 A A
BENZER HABERLER