Prof. Dr. Barış Doster: Ukrayna: Dünyanın siyasi fay hattı…

-Konuk Yazar - 27 Mayıs 2026 11:41 A A

Prof. Dr. Barış Doster

baris.doster@12punto.com.tr

Gazeteci, siyaset bilimci Deniz Berktay, yaklaşık 20 yıldır Ukrayna’nın başkenti Kiev’de yaşıyor. Çanakkale gazisi, Kuvayı Milliyeci bir bahriyelinin (Halil Namık Berktay) torunu, tabipliğinin yanında Cumhuriyetçiliği, solculuğu, antiemperyalist tutumu ve öykücülüğüyle de bilinen bir tıbbiyelinin (Dr. Alpaslan Berktay), Mülkiyeli oğlu Deniz Berktay, ülkemizde Ukrayna’yı en iyi bilen, Rusya başta olmak üzere, Avrasya coğrafyasını en yakından izleyen uzmanlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda, tüm yönleriyle Ukrayna’yı ve Ukrayna – Rusya savaşını incelediği çalışması “Ukrayna: Dünyanın Siyasi Fay Hattı” (Cumhuriyet Kitapları, İstanbul, 1. Baskı Ağustos 2023, 2. Baskı Mart 2024), son dönemde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin gölgesinde kalan Ukrayna’daki savaşı anlamak için önemli bir eser.

Berktay’ın kitabının önsözünü, Mekteb-i Mülkiye’den hocası olan, kısa süre önce kaybettiğimiz Prof. Dr. İlber Ortaylı yazmış. Yazılarını, haberlerini, yorumlarını NTV ekranlarından ve Cumhuriyet’teki köşesinden bildiğimiz, kendi youtube kanalında da analizlerini, değerlendirmelerini paylaşan Berktay; ilk kitabında da çok önemli bir konuya el atmıştı: Rusya – Batı Çatışmasında Fener Rum Patrikhanesi (Cumhuriyet Kitapları, İstanbul, 1. Baskı 2021, 2. Baskı 2023). Patrikhanenin dini boyutu yanında, hatta dini boyutunun ötesinde, siyasal boyutunu, tarihsel yönelimini, ülkemizin kurucu antlaşması, tapu senedi olan Lozan’ı delme çabalarını anlatmıştı. ABD emperyalizminin ve Avrupa Birliği emperyalizminin, Fener’deki patrikhaneyi, Türkiye’ye karşı nasıl kullandıklarını, ekümenik yapmaya çalıştıklarını incelemişti. Ortodoks dünyasındaki saflaşmada, patrikhanenin gördüğü işlevi, Ukrayna –Rusya gerilimindeki konumunu ele almıştı.

Berktay, İngilizcenin yanında, Rusça ve Ukraynaca bildiği için, Ukrayna’yı tüm yönleriyle incelediği kitabında, hem gazeteci olarak gözlemlerini, tanıklıklarını paylaşıyor hem de Kiev’de yaşayan, Kiev’de doktora çalışmalarına devam eden, Kiev Slav Üniversitesi’nde 2004 – 2014 dönemindeki Rusya – Ukrayna ilişkilerini incelediği çalışmasıyla yüksek lisans yapan bir araştırmacı olarak, akademik bir pencere açıyor. 445 sayfalık kitapta, Ukrayna’nın dününe ve bugününe ilişkin tespitler, teşhisler, tahliller, geleceğine ilişkin tahminler dikkat çekiyor. Ülke tarihsel, toplumsal, siyasal, sınıfsal, kültürel, iktisadi, coğrafi, diplomatik tüm yönleriyle inceleniyor.

Berktay; Ukrayna’da konuşulan dilleri, dini inançları, Ukraynalılar ve Ruslar arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları, SSCB dönemindeki Ukrayna’yı, ülkedeki milliyetçi akımları anlatırken, Ukrayna tarihinde Polonya, Rusya, Avusturya ve Almanya’nın oynadıkları role de ışık tutuyor. SSCB’nin dağılmasından sonraki Ukrayna, millet yaratma ve milli kilise kurma çabaları, Turuncu Devrim, o dönemde Rusya’yla ilişkiler, Putin’in Ukrayna siyaseti ve “Ukrayna diye bir devlet yok” şeklindeki sözleri, Kırım’ın kaybı, ABD ve Avrupa’nın Ukrayna’daki etkisi, Zelenski’nin iktidara gelişi, oligarkların vali yapılması, kitaptaki onlarca başlıktan öne çıkan birkaçı sadece.

Berktay; Ukrayna – Rusya savaşının aşamalarını yorumlarken, kavramsal bilinci, ideolojik berraklığı ve politik tutarlılığıyla, önemli saptamalar yapıyor ve şöyle diyor: “Savaş sadece Ukrayna ve Rusya arasında yapılmıyor. Rusya – Batı savaşı olarak da görmek gerekiyor. ABD ve İngiltere’nin Rusya’yı çevreleme politikalarından bağımsız ele alınamaz bu savaş”.Berktay’a göre; ABD ve İngiltere; Soğuk Savaş’ın son döneminde, 1979 – 1989 yıllarında, SSCB’nin Afganistan’ı işgal etmesinin, Sovyetler Birliği’nin sonunu getirdiğini bildiklerinden, bu kez, Ukrayna’daki savaşın Rusya’daki yönetiminsonunu getirecek bir bataklığa dönüşmesini umuyorlar. O nedenle, Türkiye; savaşı durdurmak için arabuluculuk girişimlerini gündeme getirdiğinde, İngiltere’nin “Rusya’yla müzakere yapılmaz” diyerek, Kiev yönetimini engellediğini anımsıyor Berktayve şunları yazıyor:

“Olan, Ukrayna’ya oluyor. Rusya’ya karşı ülkelerini savunanlar, hayatını kaybedenler, Ukraynalılar. Fakat Ukrayna’ya silah veren, Ukrayna askerlerini eğiten, Ukrayna’ya istihbarat desteği sağlayan ve savaşı finanse eden de Batılı ülkeler. Bu nedenle, savaşı sadece Rusya – Batı savaşı olarak görüp Ukrayna’yı görmezden gelmek de, savaşa sadece Rusya – Ukrayna savaşı olarak bakıp Batı’nın Rusya’yı çevreleme politikasını görmezden gelmek de yanlış olur… Pek çok yorumcu, Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesini Putin’in hırsıyla açıklayıp, Putin’i Hitler’e benzetiyor. Oysa Ukrayna’nın Rusya açısından hem jeopolitik hem de milli ve dini önemi var. Rus milliyetçileri, kendilerinin ilk anayurdu olarak Kiev çevresini görürler. Rus Ortodokslarının en büyük manastırı Peçersk Manastırı, Kiev’dedir. Bizim tabirle söyleyecek olursak, Ukrayna; Rus milliyetçilerinin hem Ergenekon’u hem de Kâbe’sidir. Bunlar bilinmeden savaşın neden başladığını ve neden sürdüğünü açıklamak mümkün değildir”.

Berktay, Ukrayna’nın Batı ile Rusya arasında kalmasının çift taraflı sonucuna da şu sözlerle değiniyor: “Bir taraftan Ukrayna; Rusya ile Batı arasındaki çatışmalardan etkileniyor. Öte taraftan Ukrayna iç siyasetini büyük ölçüde Batı ile Rusya arasındaki çatışmalar belirliyor”. 

Ülkenin yakın tarihinde yaşanan turuncu devrimlerin (2004 ve 2014), Batı’nın desteği olmadan açıklanamayacağını ama sadece Batı desteğiyle de izah edilemeyeceğini vurgulayan Berktay; Ukrayna’nın kendi iç dinamikleri olduğunun altını çiziyor. Bu iç dinamiklerin Rusya ve Batı’nın politikalarını etkilediğini de belirtiyor ve şöyle diyor: “Ukrayna, kendine özgü bir ülke. Ukrayna’da birbirinden çok farklı bölgeler var. Bunların tercihleri birbirinden çok farklı. Burası Batı’dan bakarak da, Rusya’dan bakarak da anlaşılamaz. Savaş, Ukrayna’nın Rusya ile Batı’nın başlıca çatışma alanı olduğunu gösterdi”.

Ukrayna’yı, Rusya ve Batı yanlılarının denge içinde yaşadığı bir toplumdan, büyük ölçüde Rusya karşıta bir topluma dönüştüren yolda en önemli dönüm noktasının 2014’te yaşananlar olduğuna işaret eden Berktay’ın kitabı; kurumlarını ABD’nin kurduğu, kurallarını ABD’nin koyduğu Atlantik düzeninin çökmekte, yeni bir dünyanın şekillenmekte olduğu günümüzde, çevremizde ve dünyada olup bitenleri anlamak açısından büyük önem taşıyor.

 

Kaynak: 12punto.com.tr

 

-Konuk Yazar - 11:41 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.