Sanatsal, işitsel, görsel bir şölenden aklımda ve damağımda kalanlar…

-Genel - 30 Mayıs 2024 00:03 A A

Neşe Doster

nesedoster@yahoo.com


YAZI ARŞİVİ


Bugün çok katmanlı sorunlar sarmalını, bildiğini okuyan ve dayatan yönetimin içi ve altı boş politik bahanelerini, çağdışı eğitim yasasıyla biat eden gençliği hedefleyen anlayışı, köpeklerin uyutulması gibi akıl dışı öneriyi bir yana bırakıp sanat yazmalıyım diye düşündüm. Çünkü içimizi sıkan gündemden öncelikle ve ivedi olarak uzaklaşmak hepimize iyi gelecek. Tamam diyorsanız yola koyuluyorum!                                                                                                      

Sizin hiç iki saat boyunca ülkemizin sanatsal renklerini; bazen solo, bazen koro, bazen ikili sesler eşliğinde şiirsel, görsel, işitsel bir gösteri tadında izleme şansınız oldu mu?

Sizin hiç iki saat içinde Girit’ten Rumeli’ye, Gürcüceden Ermeniceye, Arapçadan Kürtçeye, Azerbaycan Türkçesinden Farsçaya, İspanyolcadan Rusçaya, Makedoncadan Lazcaya, “Özbek, Türkmen, Tatar, Azer bir boydur/ Karakalpak, Kırgız, Kazak bunlar bir soydur!” sözleri eşliğinde insanı alıp götüren, düşündüren, hüzünlendiren, anıları ve geçmişi hatırlatan türkülere dalıp gittiğiniz oldu mu?

Sizin hiç iki saat boyunca türkülerden ağıtlara, şarkılardan marşlara kimi zaman dramatik, kimi zaman trajik, kimi zaman komik ama her zaman göz açıp göz yaşartan parçalara salonu dolduranlarla birlikte eşlik ettiğiniz oldu mu?

Sizin hiç iki saat boyunca sahneyle salonun, koroyla dinleyicilerin gündüzle gecenin, hüzünle öfkenin, isyanla sevincin, gözyaşıyla kahkahanın arasında gidip geldiğiniz oldu mu?

Sizin hiç iki saat boyunca şefinden sanat yönetmenine, koristinden solistine, dansçılardan folklor ekiplerine kadar sahne performanslarının güzel, seçkin, zarif sunumlarını özel ve özgün örneklerle alkışlama şansınız oldu mu?

Sizin hiç koskoca salonu ağzına kadar dolduran, sahnedeki her parçayı coşkuyla alkışlayan, bu arada sık sık gözyaşlarını silen dev bir koroya tanıklık edişiniz oldu mu? Benim oldu. REVNAK Müzik Topluluğunu (Yeditepe Yedi Dil Türk Halk Müziği Korosu) izlerken oldu… 

İçten, sıcacık, insanı kavrayan ve saran konseri izlerken; Kurgusu, gerek sahneleniş biçimi, giysi seçimi, repertuar zenginliği, sahne hâkimiyeti, deneyim ve eğitimlerini kanıtlamış sesleri dinlerken oldu…

Gelelim REVNAK Topluğunun geçmişine ve benim gözlemlerime…

27 kadın, 23 erkekten oluşan topluluk 25 yıllık bir koro. 1999’da Mevlana Eğitim Kültür Derneği olarak kurulmuş. Halk müziği yanında pop, arabesk, tasavvuf korolarıyla yoluna devam etmiş, pek çok etkinliğe davet edilmiş, başta ülkemizin çeşitli yerleri olmak üzere, Bulgaristan, Bakü, İspanya, Almanya, Beyrut’ta konserler vermiş.

REVNAK Topluluğu koro şefi Birsen Geçikli Ortakale’nin sabırla ördüğü, titizlikle yürüdüğü ince, uzun bir sanat yolculuğunun sonunda ortaya koyduğu emek, sabır, hoşgörü ve özveri içeren, her konserinde izleyenlerden tam not alan, özgün yorumlarıyla her parçanın hakkını veren bir topluluk…

Bu koroyu izleyin, dinleyin, duyun ve duyurun…

Konserde gördüklerimi, yaşadıklarımı, tanık olduklarımı paylaşırken söze nasıl başlayıp, lafın neresinden tutup, sonunu nasıl bağlayacağımı bilemiyorum. Sevginin, saygının, dayanışmanın harman olduğu, deneyimli seslerin alçakgönüllülüğüyle, yeni başlayanların özgüveninin iç içe geçtiği parçalardan mı başlamalıyım? İzleyiciye saygıyı esas alan, unutulmuş göz ardı edilmiş değerleri bulup çıkaran topluluğun, geniş kitlelerce anlaşılmış, benimsenmiş, onaylanmış olmasının sevincini mi yansıtmalıyım? 

Varlığıyla içimizi ısıtıp, yokluğuyla üşüten o dev ve devrimci liderin adı geçince, hele de  “Sarı saçlım mavi gözlüm!” seslendirilirken salona hâkim olan alkış tufanının coşkusunu mu anlatmalıyım? “Seçilen eserlerin tümündeki başarıyı dikkate aldığımızda dekorundan kostümüne, ışığından efektine her alandaki emeği ve titizlik için başta şef olmak üzere koro elemanlarını mı kutlamalıyım? Günlerdir ne kadar uyuduğu bilinmeyen bir kadronun hiç yorgunluk hissi duymadan büyük bir coşkuyla seslendirdiği parçaların salonda karşılık bulmasından mı söz etmeliyim? Yoksa işin arka planına dalarak; Çekilen uykusuzlukları, yaşanılan sıkıntıları, ikinci plana atılan özel yaşamı, hayatın pek çok nimetini göz ardı etmenin yükünü, çilesini mi anlatmalıyım? 

Bilemedim! Bildiğim o ki hepsi deyince ortaya bu yazı çıktı; Zeybek’ten Sirtaki’ye, Roman’dan Çiftetelliye, Semazenlerden Cem evlerinde Semah dönenlere kadar her rengin sergilendiği bu konserde aynı türkülere ağladık, aynı şarkılara eşlik ettik, aynı ezginin eşliğinde yerimizde halaya durduk. Özetle hem dünyayı, hem de Anadolu’yu İstanbul’a taşıdık ve yaşadık…

Koroyu dinlerken şunu düşündüm. Yaratıcılığın, ustalığın, disiplinin, sahnedeki büyünün sonu ve sınırı yoktu…

Salondan çıkınca şunu düşündüm. Bu dünyada hem hancılar, hem yolcular vardı. Hancı olanlar sanat ve sanatçılardı, yolcu olan bizlerdik…

Yazıyı noktalarken; “Sanatı görmezden gelinen toprakların yüreği işgal altındadır!” sözünü bir kez daha düşündüm.  Sonra da emeği geçenleri kutlamak için; koro şefinden solistine, ışık ve ses düzeninden sahnede devleşen seslere, sazlara ve danslara kadar sergilenen ekip ruhu için köşemden sesli sedalı bir alkış da benden olsun dedim… 

Not: Saz ve söz sanatçıları kalabalık olduğu için tek tek isimlerini yazamadım. Yakında kendileriyle yaptığım sanatsal yolculuklarını içeren söyleşiyi okuyacaksınız…


 

-Genel - 00:03 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

  • Serap Zeybek Keçeci 31 Mayıs 2024 10:51

    Sevgili ve Sayın Neşe Doster, sizler gibi değerli bir yazardan övgü dolu sözler duymak inanın her birimizin gururunu okşadı ,öncelikle bunu bize yaşattığınız için sonsuz şükran ve teşekkürlerimizi iletmek isterim. Ben Revnak ailesine ilk kuruluş gününden itibaren üye olduğumdan , Sayın Birsen Geçikli Ortakale hocamızın nasıl ilmek ilmek dokuyarak Revnak sanatın bu günlere getirdiğine şahitlik yapmak isterim. Büyük emek, büyük özveri, yeri geldiğinde bir abla ,yeri geldiğinde bir anne kucağı sarıp sarmalar ,ama bir okadarda işindeki disiplinden asla ödün vermez. Bizler amatör koristler olarak sayın hocalarımız sayesinde profesyonel işler yapmanın vazgeçilmez gururuyla ,tekrar teşekkürler .

  • Aydan SERHADLİOĞLU 31 Mayıs 2024 10:50

    Sizin gibi değerli bir araştırmacı akademisyen ve gazetecinin kaleminden bu güzel övgüleri okumak Revnak ailesinin bir üyesi olarak beni çok duygulandırdı. Yeditepe Yedil konserimiz; değerli kurucumuz, hocamız Birsen Geçikli Ortakale tarafından itina ile hazırlanmıştır. Semahla dönüp ,Yunanca türkülerde sirtaki,her türküde küçük aksesuarlarla hem sahneyi renklendirip hem göze hem kulağa hitap edip sizin ve değerli seyircilerimizin taktirini topladık.Değerli hocalarımız, Birsen ve Gürkan Ortakale, Tufan Çelik başta olmak üzere , maddi desteğini esirgemeyen değerli korist arkadaşlarımıza tekrar teşekkür ediyorum.Size bu güzel yazınız için minnettarım.
    Saygılarımla.

  • Fatma Yazıcı 30 Mayıs 2024 20:27

    İzleyen, dinleyen herkese ancak bu kelimelerle anlatılabilirdik. Ne mutlu bize ki sizin gibi değerli bir kalemin övgüsüne mazhar olduk. Çok teşekkürler.

  • Semra Kaya 30 Mayıs 2024 16:24

    Bir konser bu kadar güzel özetlenemezdi kalemine saglik olsun neşe hanımın
    Revnakı bir kalemde çok güzel anlatmış nezaketiyle yaptığı bu güzel yazılı haber jesti için selam ve sevgiliermizi sunuyorum.

  • Çiğdem Nalçacı 30 Mayıs 2024 16:17

    Neşe hanım konserimize gelerek ve ayrıca gazetenizde bizlere yer vererek bizleri onure ettiğiniz cok tesekkür ederiz yazınızı okuduğum hem mutlu oldum hemde cok dugulandım Vede gururlandım böyle bir koronun içinde oldugum için Bir koro ve konser ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi kalem tutan tutan elleriniz dert görmesin inşallah yüregınıze saglık gercekten türkülerle dogduk türkülerle büyüdük türkülerle agladık vede güldük
    bende 13 yıldır revnak sanat derneğinde birsen geçikli ortakale hocamın öğrencisiyim koristim revnak sanat benim terapi merkezim türkülerle hayat buluyorum huzurlu oluyorum Canım birsen geçikli ortakale hocamı koromu ve arkadaslarımı cok seviyorum Böyle harika bir koronun içinde oldugum içinde gurur duyuyorum saygılar sevgiler.

  • Şerife Özdemir 30 Mayıs 2024 10:37

    Günaydın, Neşe..
    Eline sağlık arkadaşım..Dinlerken sana, okurken de bana iyi geldi. Güzellikleri de görmek, bilmek, iyi geliyor. Zaten cok da ihtiyacımız var.
    Sevgiler

  • Aysel Boy 30 Mayıs 2024 09:21

    “Sanatı görmezden gelinen toprakların yüreği işgal altındadır. ” Sözü yüreğime işledi. Bunun üstüne söylenecek tek söz yok,derken aklıma sanatın içine tüküren zır cahilleri yıllarca yönetimde olduğu geldi aklıma… Allah sonumuzu hayır eylesin.
    Çok değerli Neşe Öğretmenim kaleminize ,yüreğinize sağlık. Çok şanslı Çok güzel bir zaman dilimini bizlere de o güzel Türkçeniz akıcı anlatımınızla aktardığıñız için çok teşekkür ediyorum.
    Sağlıklı, mutlu, sanat ve adalet dolu günlere…
    Selamlar sevgiler saygılar…