Surat ki; Manda Gönünden Mücessem!
Cahit Kılıç
Türk Halk Müziği sanatçısı Hüsamettin Subaşı (Allah uzun ömür versin) anlatmıştı… Kırk yıl öncenin hikâyesidir…
Vanlı olan Subaşı, aynı zamanda öğretmendir…
Eskiden sürücü ehliyeti almak için en az ilkokul mezunu olma şartı vardı…
Koca koca adamlar, TIR, kamyon, otobüs sürüyorlar ama ehliyetleri yok. Çünkü ilkokul diplomaları yok…
Ama demokrasilerde çare tükenmez…
Dışarıdan ilkokul bitirme sınavlarına giriyorlar ve diplomayı alınca, bu defa da doğru sürücü ehliyeti sınavının yolunu tutuyorlardı…
Böyle bir diploma sınavında öğretmen olarak görevli olan Hüsamettin Subaşı; yaşlı başlı bir adama sınav sorusu soruyor:
“Söyle bakalım amca, sıfat nedir?”
“Sifaaat?” İki eliyle salavat çevirir gibi iki yanağını sıvazlayan amca, yüzünü işaret ederek: “Allah’ıma şükürler olsun! Ahan sana sifat!”
***
Çünkü bizim doğu illerinde “surat” demez, “sıfat” derler…
Büyüklerimiz, yüzsüz birine kızdıklarında “O sıfatına tükürüm senin” derlerdi…
***
Bunlardaki surat, işte o “tükürülen sıfat!”
Camış gönünden mücessem! İki santim kalınlığındaki ayakkabı köselesi sanki bu mübarekler. İstediğiniz kadar tükürün, tesir etmiyor!
***
Büyük olanı, bir aralar “kibir” kusuyordu her yerde…
Sahibi olduğu İnternet sitesinde güya özgürce yazı yazdıracak da, güya sansür uygulamayacakmış havasıyla “Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım!” başlıklı bir yazı yazmıştı…
HaberX’teki köşemde, bu zat-ı cahûfu hedef alan bir yazı yazmış, başlığını da “Mütekebbir İnternetçi” diye atmıştım…
Mealen “İki kıçı kırık İnternet siten var diye, sen kim oluyorsun da kendin için İstklâl Marşı’nın mısralarına atıfta bulunuyorsun?” diye bir soru sormuştum…
***
Zaman ilerleyip de ülke despotizmin burgacında kulaç atmaya başlayınca, her iki sitesindeki aykırı yazarları birer ikişer susturdu…
Fethullah Gülen cemaatinin bro-bro zamanlarında, hem cemaati hem de AKP iktidarını idare etmenin kıvraklığını sergiliyordu…
Ne zaman ki Fetullah ve cemaati tepetaklak oldular, iki kardeş bunlar da, ansızın Fetö düşmanı ve AKP yandaşı kesildiler…
Küçük olanı, yalakalığın dozunu o denli kaçırdı ki, bir ara “Sayın Cumhurbaşkanına açık mektup” başlığı altında “TRT’de bana program yaptırmıyorlar” diyerek sızlanıyor ve birilerini şikâyet ediyordu…
***
Şimdilerde de, başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, AKP’ye muhalif olan herkese, cılız da olsa çıkan her sese, herkesten önce bunlar saldırıyorlar…
Basın polemikleriyle ilgili olarak, sitelerinde attıkları hemen her başlık, neredeyse yekdiğerinin aynısı:
“Falanca yazar (bu, yandaş yazar oluyor), filanca yazarı (bu da muhalif yazar oluyor) yerin dibine soktu!
Nedense hep yandaşlar “ayar veren, topa tutan, yerin dibine sokan, ağzının payını veren, çok fena çakan” oluyorlar…
Ve yine nedense hep “muhalif kanattakiler, bu muameleleri hak eden taraf” olmak zorunda kalıyorlar!
***
Nedenini tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok…
***
Günümüz Türk medyasında bunlar gibi binlercesi varken, neden özellikle bunları yazıyorum diye soracak olursanız:
Çünkü bunlar Karslılar…
Her Karslı gibi bunlar da Kars’ın ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, havasını solumuşlar…
Ve mertler, yiğitler diyarı Kars, Kars olalı, bugüne kadar bunlar gibi yardakçı, bunlar kadar yalaka yetiştirmemiştir…
Bunların adına hicap duymamak mümkün değil de ondan yazıyorum…
cahitkilic@tanyerihaber.com
-
AP Türkiye Raporu son dakika değişiklikleriyle kabul edildi: Dikkat çeken ‘Mavi Vatan’ ve 12 mil vurguları
-
İran ve Rusya dışişleri bakanlarından ‘memorandum’ görüşmesi
-
Avrupa Parlamentosu, tarihinin en katı göç yasasını onayladı
-
G7, Ukrayna’ya silah desteğini artırma ve Rus ekonomisine daha fazla baskı yapma konusunda anlaştı
-
Anlaşma öncesi kritik adım: İran tankerleri Hürmüz Boğazı’ndan geçti
-
SAMP/T: NATO, Konya’ya İtalyan füze sistemi konuşlandırıyor
