Unutamadıklarım…(Kars 25)
Nostaljik yazılar: 25
Ne yazı dizisiymiş anlata anlata bitiremedin diyor musunuz? Ben kendime çoktan dedim bile! Ancak son bölümü sizlerle paylaşmadan diziyi noktalamak istemedim. Aklı fikri memleketinde, toprağında olan bizleri değerli hemşerilerimden birinin deyimiyle “kendisine mahkûm ve mecbur eden efsane” bugün bitiyor demek istedim!
Şimdi sanal ortamda da olsa Kars’a gidelim! Kars’la ilgili yazı dizisinin son bölümünde o eski günlere yine ve yeniden göz atalım, ortak paydamız saydığımız ve unutamadıklarımızın altını çizelim…
Kişisel olarak ben! Toprağında doğduğum, koynunda uyuduğum, rüzgârında savrulduğum, tipisinde donduğum, yağmurunda ıslandığım, güneşinde ısındığım, ekmeğimi kazandığım, anılarımı biriktirdiğim, günü gelince çıktığımda boğazıma yapışan düğümü hala atamadığım, başka kentlerin sokaklarında hala oranın izlerini aradığım, yerel deyimlerimizin büyüsüne sığındığım memleketimi unutamadım…
Hak etmeyenleri övmekten ağzımızın, alkışlamaktan ellerimizin yorulduğu günümüzde övgüyü de, alkışı da hak eden memleketimizi unutamadım…
Yaptıklarıyla, yatırımlarıyla memleket sevmenin, bir şeyleri paylaşmanın, hedef koymanın, hedefe koşmanın ne olduğunu bilen ve kanıtlayan, Kars’ın çağdaş, uygar kimliğini, kültürel dokusunu dosta düşmana ilan eden hemşerilerimizi unutamadım…
Boranlarla, tipilerle, fırtınalarla sınanmış yolların yorulmak bilmeyen uzun soluklu yolcularını, sağduyuyu, özveriyi, ödünsüz ve firesiz buluşturan okul, sıra, sınıf arkadaşlarımı unutamadım…
Memleketimize ait fikir ve endişesi, söyleyecek sözü, yapacak işi olan, elini taşın altına da sorunların üstüne de cömertçe koyan, örnek ve öncü çalışmalarıyla “havanda su dövmeden”, “dostlar alışverişte görsün!” demeden, “siyasete göz kırpmadan!” taş üstüne taş koyanları unutamadım…
Haksız bir veda ile erkenden çekip gittiklerinde yokluklarını, boşluklarını omuz başından kesik bir kol gibi hissettiren aziz hemşerilerimi unutamadım…
Çocukluğumuzda ilimize az gelen tiyatro oyunlarının, Devlet Tiyatrolarının turnelerinin, yerel oyuncuların sergiledikleri temsillerin, beni – bizleri alıp başka dünyalara, bambaşka ülkelere ve hayatlara götürdüğünü unutamadım…
Beni ve kuşağımı kitapla- sanatla tanıştıran, aramızda sağlam bir köprü kurmaya aracılık eden hocalarımızı, yerel sanatçılarımızı, başarılı yöneticilerimizi olduğu kadar, insanlığın serüvenleriyle tanıştıran, olayları yaşayan ve yaşatan oyuncuların sanatsal yeteneklerini de unutamadım…
Ne zaman aklıma düşse, maskeli depresyona girdiğim, nostaljik sığınağım saydığım, çocukluk yıllarıma döndüğüm, memleketimde; Hem öğrenci hem öğretmen olduğum yılları, dün Karslı bir çocuk, bugün Karslı bir ihtiyar olarak bu yazıları yazmanın bana yüklediği ağır sorumluluğu ve duygusallığı üzerimden atamadım, unutamadım…
Bu yazı dizimin birbirini tanıyan tanımayan pek çok hemşerimize dokunduğunu hissettiren iletileri, özleyenin sadece ben değil, sadece bizim kuşak değil pek çok kişi olduğunu, bu tür yazıların geçmişimize, çocukluk ve gençlik yıllarımıza ayna tuttuğunu, yakaladığımız her anın ve anının bizlere nefes olduğunu unutamadım…
Rahmetli annemin, babamın, abimin, ablamın ailenin en küçüğü kontenjanımı tepe tepe kullanışım karşısında; Bana anlatmaya çalıştıkları karşısında bazen nasıl umursamaz tavırlar takındığımı, bazen nasıl da gülüp geçtiğimi, bazen de “size katılmıyorum!” şeklindeki diklenişlerimi unutamadım…
Yaşadıkça ve yaş aldıkça, onlara ne çok hak verdiğimi, onları ne çok anladığımı, onların ne kadar haklı olduğunu, yine onların sevinçlerimize her zaman büyük coşkuyla ortak olduklarını, dertlerimizi tasalarımızı nasıl da teslim alıp arka çıktıklarını unutamadım…
Aile büyüklerimizin o zorlu koşullarda nasılda yoktan var ettiklerini, bazen bir öğretmen gibi sabırlı, bazen bir öğrenci gibi öğrenmeye aç ve hazır olduklarını, neyi bildiklerinden çok neyi bilmediklerini ve bu konudaki çabalarını unutamadım…
Evin direği yıkılınca burun direği nasıl sızlar bilen bilir…
Büyüklerimizi kaybettikten sonra kafamızın karışık olduğu, elimizi ayağımızı nereye koyacağımızı bilemediğimiz, cümlelerin ağzımızdan bazen çok yüksek bazen çok cılız çıktığı günlerde olağanüstü bir sabırla yaklaşan ve anlayış gösteren ablalarımızın, abilerimizin geniş yüreklerini unutamadım…
Önceleri yer yer kızan, karışan, kışkırtan, daha sonra koruyan, kollayan, saran, kavrayan, üzülen, acı çeken ve ana- baba kavramının içini dolduracak kadar içten davranan ana yarısı sayılan, baba yüreği taşıyan büyüklerimizi unutamadım…
Hayatımızın yokluklarla, kayıplarla sınandığı yıllarda el veren, omuz veren, arka çıkan, sahip çıkan hemşerilerimizin yaptıklarını unutamadım…
Bildiklerimizin baş mimarları tek tek hayattan ayrılmalarına rağmen! Bizler yöremizin kültürünü kuşaktan kuşağa sözlü ve yazılı olarak aktarırken hiç zorlanmadık. Çünkü okuduğumuz yıllarda eğitim, öğretim ve yönetim felsefesinin kaba, sert, soğuk kuru davranış biçimleriyle tanışmamıştık. Dolayısıyla eğitimin o parlak yıllarını unutamadım…
Bize günlük gazeteleri okutan, haftalık dergilere abone olun diyen, eğitimde cezayı değil, sevgiyi, saygıyı hoşgörüyü esas alan öğretmenlerimizi unutamadım…
Her alanda kendilerini kanıtlayan mezunlarımızın edebiyattan sanata, kültürden, bilim ve teknolojiye, ekonomiden eğitime, hukuktan siyasete, sağlıktan spora yakaladıkları başarıyı sergilerken liselerini ve memleketlerini unutmadıklarını da unutmadım…
Anadolu insanının dilinden düşmeyen; “Yola baktırdım ama yere baktırmadım!” sözünden yola çıkarak bizleri yere baktırmayanları, adı geçince gurur verenleri, kalbimizin en müstesna yerinde muhafaza ettiğimiz anıları unutamadım…
Bu 25 bölümlük, 2 yılı aşan yazı dizimde, kırılanlar, küsenler, öfkelenenler kadar, övenleri, “devam et!” diyenleri, “kitap yapmalısın!” diye önerenleri de unutmadım…
Âşık Şenlik’ten Kağızmanlı Hıfzı’ya, Murat Çobanoğlu’ndan, Şeref Taşlıova’ya kulağımızdan dilimizden gitmeyen, en kalın harflerle belleğimize kazınan, aklımıza gelince burnumuzun direğini sızlatan deyişleri, şiirleri, taşlamaları unutamadım…
Demem o ki! Yazımı yazmak için masama oturduğumda; “Aman aman ay ayrılıh, olur yaman ay ayrılıh” türküsünü mırıldanırken gözlerimi silmek için masadan kaç kez kalktığımı bir ben bilirim bir de ben…
Özel Not: Ben bu yazıma notu kıt bir hoca olarak 10 üzerinden 3 verdim. Öğrencilerim bilir kendime bile torpil yapmam! İlerleyen günlerde başka bir yazımda notumu yükseltebilirim. Haftalık yazılarımda buluşmak üzere, bu sürede gösterdiğiniz ilgiye, yolladığınız iletilere, ayağımı yerden kesen övgülere, beni yüreklendirenlere gönül borcumu ağız ve gönül dolusu teşekkür ederek ödüyorum.
Teşekkür notu: Yayın yönetmeni Sn. Cahit Kılıç’a da bu önerisi için, beni yazı yoluyla da olsa çocukluk, gençlik, öğrencilik yıllarımın Kars’ına götürdüğü için teşekkür ediyorum…
Neşe Doster
-
Turizm: İran savaşı sonrası Türkiye’ye talep artıyor
-
Peskov: Dünyayı küresel savaştan sadece nükleer silah koruyabilir
-
IAEA Başkanı: İran’ın nükleer tesislerine denetimler kaçınılmaz
-
Alman Dışişleri’nden vize açıklaması: Türkiye de sorumlu
-
Türkiye’deki NATO zirvesi öncesi Berlin’de kritik toplantı
-
Rusya’dan Batı’ya net uyarı: ‘Rusya ile çatışmaya girenleri felaket bekliyor’
YORUM BIRAK
YORUMLAR
-
Zeki Tuncay YAZICILAR 3 Nisan 2022 13:47Sevgili okuldaşım ,
Okuldaşım diyorum sana… Taa 5.5 yaşından beri hayatındasın. İlkokul birinci sınıf dan günümüze.
Değerli kardeşim ,
Diyorum , iki kızım sana “NEŞE HALA ” dediklerinden…
Sevgili Neşe , yazı dizinin tamamını okudum. Okurken hep gözlerim dolu dolu oldu inan.
Ne kadar duygusal biri olduğumu , sizden daha iyi bilen yoktur hayatımda. Sevgili kardeşim , o kadar yalın ve samimi anlatımlar okudum ki senden anlatamam.
Öncesi de yazmıştım , 29 harfe neler neler yaptırdın. Çocukluğumuzdan , günümüz zaman diliminde çok renkli yaşamımız oldu. Üzüntü ve göz yaşıda renktir bence. Bazen siyah , bazen saydam , bazende mavi. Değerli Neşe , yazılarınla hep Kars’ı yaşattın. Görmeden Kars’ı tanıyanların çok olduğunu biliyorum. Torunum İstanbul doğumlu ama Kars’ı tanır oldu sayende. “Dede be güzel yaşamışsın sen ” övgüsüyle bana. Usta kalemin , akıcı üslubun , duygu ve samimiyetinle yazı dizini hayranlıkla okudum. 65 yıllık arkadaşlık samimiyetini arkama alarak diyorum ki , Kars yazı dizisine devamı istiyorum. Övgü deyil iltifat hiç deyil ! başarın karşısında eğilerek selamlıyorum seni.
Her kes kalem kullanıyor , siz gibi kullanan parmak sayısı kadar. Yazıların devamını arzuluyorum. Başarıların daim olsun. Bedeninden sağlık , gözlerinden ışık , yüzünden gülüçük , üreğinden sevgi , ellerinden merhamet ,parmaklarından kalem hiç eksilmesin…
Sevgi ve saygılarımla. -
Ayten Geyhan 2 Nisan 2022 22:48İyi akşamlar güzel ablam kıymetli öğretmenim bu nedi meni öldürdün ağı önce yandırıp yağırsan sorada tutup kaldırırsan eli e yüreğine sağlık iyiki varsın. Yoksa Karsi bize kim bu kadar duygu dolu anlatamazdi. 😘😘😘🙏
-
Nesrin Askeran Ünal 2 Nisan 2022 21:43Ben yazıya 10 veriyorum Neşe hocam. Yıldızı ise gözyaşlarım ve boğazımdaki düğümler❤️❤️👍👍👍
-
Erol Göllü 2 Nisan 2022 21:14Nese hanım merhabalar, Harika yazınızı buyuk keyifle okudum.Ağzınıza , yüreğinize sağlık gercekten kars’ı ve karslıyı en guzel anlatan ,hatta yaşatan bir kac yazardan biri olarak eksik olmayın ,varolunuz.Selam ve sevgilerimle
-
Nimet göllü 2 Nisan 2022 20:44Sevgili Neşe hanım,harika bir Kars yazısı olmuş ,çok özel anlatımla bizleri yine geçmişe götürdünüz,insan okudukça hatıralarda çok güzel anılar canlanıyor ,sizi sevgiyle kucaklıyorum be emeğinize sağlık çok teşekkür ederiz yazılarınızı keyifle bekliyoruz sevgiler
-
Zeynep Kaya 2 Nisan 2022 19:12Güzel Arkadaşım,aklına,duygularına ve güçlü kalemine sağlık,seninle gurur duyuyorum.
-
Fatma Tombul 2 Nisan 2022 18:06Ne demek 3 ben sana yıldızlı 10 verdim.100 olsaydı yuz verirdim.Okadar dokunaklı yazmışsın ki yureyim titredi.o özlemi yaşattın adeta .Sağol,varol kalemine saglik
-
Aysel Akkoç Boy 2 Nisan 2022 16:14Çok değerli, canım öğretmenim,
Öğretmen okulunda başlayan bilgilendirme, yolumuzu aydınlatma , Atatürk ve memleket sevgisi aşılama öğretmenliğimde hep idolum oldunuz.
Kars sevdamızı bu 25 bölümlük güzel yazılarınızla alevlendirdiniz sonsuz teşekkürler canım öğretmenim.
Haftalık yazılarınız ve kitaplarınızdan faydalanma şansına sahip olmak büyük mutluluk…
Selamlar sevgiler. -
Handan Askeran Ton 2 Nisan 2022 16:00👏👏10 üzerinden 10 verdim yazına Neşecan… gene burnumun direğini sızlattın .. Yüreğine sağlık . Sevgiler 💕💕
-
Hürriyet Kaya 2 Nisan 2022 14:08Sevgili Hocam,
Sizin tedrisinizden geçen, ilk gençlik yıllarımda sizi rol model alan bir öğrenciniz ve bu dizideki yazıların hepsini büyük bir keyifle okuyan biri olarak şunu söylemek isterim ki; unutamadıklarınızı ben de hiç unutmadım. Yazınızın başında belirttiğiniz “Kendine Mahkum” yanınıza hep hayran oldum.Özlediğimiz memleket havasını solumamızı sağladığınız için, geleneklerimizi unutturmadığınız için, en çok da hiçbirimizi UNUTMADIĞINIZ için çok teşekkür ederim. Belki yeni bir yazı dizisinde, ama daima susmayan cesur yürek kaleminizden biz sizi okumaya devam edeceğiz.
Kalın sağlıcakla… -
Nazan Bergişadi 2 Nisan 2022 13:29Bir yöre aslında yöreden de öte bir ülke sevgisi bu kadar güzel anlatılır👏
-
Sahire Güldür 2 Nisan 2022 13:28Neşe’ciğim, İnan senin unutamadıklarını ben de unutamadım. Doğup büyüdüğümüz Kars’ımıza tutku ve özlemimiz yaşam boyu devam edecek.Bu dokunaklı yazın İçin bir kez daha taktirlerimle sevgilerimi sunuyorum. Eline emeğine sağlık. ❤️👍👍👏🏻
-
Harbiye 2 Nisan 2022 13:16Nerede doğup yaşadığımız çok önemli değil aynı duyguları yaşarız özlediğimiz memleketimize ama sizin gibi duygu doĺu cümlelerle anlatmak büyük bir ayrıcalık.Hele sizinle Kars ‘ta anılar biriktirmissek bazı bölümleri ağlamamak olanaksız…Yeni bölümler yeni yazılarınızda umarım karşımıza çıkar.Daha uzun yıllar yazılarınızı okumak dileğiyle….
-
Nuri Gökçek 2 Nisan 2022 13:15Ben de yerinden yurdundan ayrı düşmüş bir Karslı olarak, yüreğinin her atışında Kars’ı yad eden, o toprakların özlemini bizlerle paylaşan, aynı okuldan mesai arkadaşım sevgili Neşe Doster Öğretmenimin uzun erimli, bitip tükenmeyen bu denli inançlı ve kararlı; bizleri âdete silkeleyip özümüze döndüren Kars sevdasını unutmayacağım.
Yüreğine kalemine sağlık toprağımın vefakâr insanı… Öğretmenim! Çok yaşa…
-
Cahit Kılıç 2 Nisan 2022 11:06Asıl ben size teşekkür ederim. İki yılı aşkın bir süredir memleket özlemleriyle sitemizi şereflendirdiniz.
