Doruk Madencilik işçilerinin eylemi sürüyor: ‘Biber gazından etkilenen üç madenci hastaneye kaldırıldı’
Eskişehir’den Ankara’ya yürüyüş başlatan ve açlık grevine giren Doruk Madencilik işçilerinin başkentteki eylemleri sürüyor.
Bağımsız Maden İş Sendikası, madencilerin 24 Nisan’daki Kurtuluş Parkı’ndaki eylemine sabah saatlerinde biber gazı ile müdahale edildiğini duyurdu.
Sendika, altı madencinin biber gazından etkilenerek fenalaştığını, üçünün ise hastaneye kaldırıldığını söyledi.
Doruk Madencilik işçileri aylardır ödenmeyen maaşlar ve hak kayıpları gerekçesiyle bakanlık önünde açlık grevine başlamıştı.
Bağımsız Maden İş Sendikası, 21 Nisan Salı günü 110 madencinin gözaltına alındığını ve yaklaşık 14 saat sonra serbest bırakıldığını açıklamıştı.
Sendikanın Genel Başkanı Gökay Çakır, işçilerin hakkını almadan hiçbir yere gitmeyeceğini ve eylemi sürdüreceklerini belirtmişti.
Çakır, “Bütün kamuoyu, bütün siyasi partiler şunu bilsin: Bu iş çözülmeden madenciler buradan gitmeyecek” demişti.
Maden işçileri aylardır maaş alamadıklarını, fazla mesailerinin ve geçmiş tazminatlarının ödenmediğini ve sık sık ücretsiz izne çıkarıldıklarını söylüyor.
Bağımsız Maden İş Sendikası, madenin 2016’da TMSF’YE geçtiğini ve 2022 yılında Yıldızlar SSS Holding’e devredildiğini, bu süreçten sonra hak kayıplarının arttığını belirtiyor.
Bu süreçte ödemelerde yaşanan aksaklıklar nedeniyle çalışan sayısının 1200’den 250-300 civarına gerilediği ifade ediliyor.

Şirket ne diyor?
Yıldızlar SSS Holding’den 24 Nisan’da yapılan açıklamada artan maliyetler ve mevcut piyasa koşullarının yarattığı sorunlara işaret edildi.
Açıklamada, ”Tüm çalışma arkadaşlarımızın alacaklarının ödenmesi için çalışmalarımız devam etmektedir” denildi.
Şirket ayrıca, 2016 yılında inşa edilen santralin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ndan (TMSF) 2023 yılında satın alındığı ve geçiş sürecinde işten ayrılan tüm çalışanların tazminatlarının ödendiğini savundu.
Açıklamada, “Son dönemde elektrik fiyatlarında yaşanan gelişmeler işletmemizde de bazı sıkıntıları beraberinde getirmiştir” denilerek, kömür ihtiyacının dış kaynaklardan karşılanmasının da “maliyetler üzerinde ilave bir baskı” oluşturduğu ifade edildi.
Şirket, ekonomik gerekçeler sebebiyle santraldeki elektrik üretiminin Mart ayı başında geçici olarak durdurulduğunu, santral ve kömür ocağında görev yapan çalışanların yaklaşık dörtte birinin “zorunlu olarak ücretsiz izne çıkarıldığını” belirtti.
”Geriye kalan personelimiz, üretim tamamen durmuş olmasına rağmen bakım ve onarım faaliyetleri ile çalışmalarına devam etmektedir” denildi.
İşçilerin yaşadıkları zorlukların farkında olduğunu ifade eden şirket, ”Amacımız her biri evine ekmek götürme derdinde olan çalışma arkadaşlarımızı mağdur etmek değil, doğru bir finansal yönetimle tüm arkadaşlarımızın hak ve beklentilerini gözeterek huzurla çalışacakları bir yapıyı inşa etmektir” dedi.
Bayraktar: ‘Çözüm için temaslar sürüyor’
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar 22 Nisan’da Türkiye Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Nurettin Akçul ve Doruk Madencilik işçileri ile biraraya geldi.
Bayraktar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada çözüm için temasların sürdüğünü belirtti:
”Yerin metrelerce altında emek veren madencilerimizin alın terini korumak, güvenli çalışma ortamlarını tesis etmek ve bu sorunun çözümü noktasında gerekli teması sürdürüyor, gereken hassasiyeti gösteriyoruz.
”Devlet olarak sektörümüzü desteklemek adına önemli teşvikler versek de sektörün bu desteklerden faydalanmasının ön koşulu işçi haklarının korunması ve çalışana olan borçların ödenmesidir.”
Şirket tarafından ise henüz bir açıklama yapılmadı.
Doruk Madencilik işçileri, 2023 yılında, maden ocağının TMSF’den şirkete devrinden bir yıl sonra, hak kayıpları gerekçesiyle kendilerini maden ocağına kilitleyip açlık grevi başlatmıştı.

İşçilerin talepleri ne?
Doruk Madencilik işçileri, TMSF devri öncesine uzanan alacaklar da dahil olmak üzere tüm taleplerini şöyle sıralıyor:
- Ödenmeyen maaşların, ikramiye, yıllık izin ve sendikal haklarla birlikte ödenmesi,
- TMSF öncesi ve sonrasında işten çıkarılan, dava açmış ve açmamış tüm işçilere tazminatlarının verilmesi,
- Çalışanlara rızaları dışında uygulanan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması,
- İş sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uygun çalışma ortamının sağlanması,
- Sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işe iadesi,
- Madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin garanti altına alınması.

Süreçte neler yaşandı?
13 Nisan’da başlayan madenci yürüyüşü Ankara’ya uzandı.
Bağımsız Maden İş Sendikası, yürüyüşün ilk günlerinde işçilerde temasa geçen şirketin “ödemelerin yapılacağını” söylediğini, ancak geçmişte de benzer sözler verildiği için eylemi sürdürdüklerini duyurdu.
Maden işçileri ise muhatap olarak yalnızca şirketi değil, TMSF ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nı da gördüklerini söyleyerek bakanlık önüne yürümek istedi.
İşçilerin bakanlık önüne yürümesine izin verilmedi ve bazı sendika yöneticileri gözaltına alındı.
Geri kalan işçilerin yürüyüşüne izin verildi ve işçiler bakanlık önünde oturma eylemi ve açlık grevi başlattı.

Bağımsız Maden İş Sendikası, bakanlık önündeki işçilerin çevresinin polis araçlarıyla sarıldığını ve fiili bir gözaltı işlemi uygulandığını savundu.
Sendika, 21 Nisan sabahı bakanlık önünde oturma eylemi ve açlık grevi yapan 110 işçinin gözaltına alındığını duyurdu.
Eylem alanına battaniye ve ilaç sokulmasına izin verilmediğini savunan sendika yetkilileri, gözaltı sırasında yoğun bir şekilde titremeye başlayan bir madencinin hastaneye kaldırıldığını belirtti.
Sendika gözaltına alınan 110 işçinin 14 saat sonra serbest bırakıldığını duyurdu.

‘İşçinin hakkını almadan hiçbir yere gitmeyeceğiz’
Serbest kaldıktan sonra basın açıklaması yapan Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, bakanlığın yakınına ulaştıkları andan itibaren fiilen gözaltına aldıklarını söyledi.
Kendisi ve beraberindeki 33 kişinin akşama kadar emniyette gözaltında tutulduğunu ifade etti:
“Bakanlığın yanında bizi, yaklaşık üç metre genişliğinde, insanların yürüdüğü, taş ve parke döşeli bir alana götürdüler. Bir tarafımızda duvar vardı, diğer tarafımıza da 20 tane araç sıraladılar.
“Bizi orada adeta ölüme terk ettiler. Çünkü ne bir battaniye verdiler ne altımıza karton ne de başka bir şey sağladılar.
“Yirmi tane araç sabaha kadar bu insanların üzerine gaz üfürdü. Dün eksi bir derecede bu insanların ne yaşadığını ben gördüm. Hiç kimse görmedi, hiç kimse ses çıkarmadı.”
İşçilerin sadece sesini duyurmak istediğini söyleyen Çakır, işçilerin hakkını almadan hiçbir yere gitmeyeceklerini söyledi.
Kaynak: BBC Türkçe
-
İran dış hat uçuşlarına yeniden başlayacak: İstanbul ve Maskat dahil
-
ABD basını: ABD’nin füze stokları hızla tükeniyor
-
Pakistan kaynakları: Arakçi İslamabad’a gidiyor, ABD-İran görüşmelerinde bir ‘atılım’ bekleniyor
-
Zaharova: Batı’nın Ukrayna’da barış söylemleri sadece bir kamuflaj
-
Birleşik Kamu-İş: Açlık sınırı 36 bin TL’yi, yoksulluk sınırı 108 bin TL’yi aştı
-
Trump: İsrail ve Lübnan arasındaki ateşkes üç hafta uzatıldı
