Alman basını: Trump kaybetti, İran’da rejim güçlendi
ABD ile İran arasındaki ateşkes Alman basınında geniş yer aldı. Yorumlarda ABD Başkanı Donald Trump sert bir şekilde eleştirilirken savaşın İran rejiminin işine yaradığına işaret ediliyor.
ABD ile İran arasında dün ilan edilen iki haftalık ateşkes, savaşın kime ne getirdiği sorularının yoğunlaşmasına yol açtı. Alman basınındaki yorumlarda ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın kaybedeni olduğu, İran rejiminin ise güçlendiği yönünde görüşler öne çıkıyor.
Heidelberg kentinde yayımlanan Rhein-Neckar gazetesinin yorumu şöyle:
“Mantıkla düşünüldüğünde Trump bu savaşın kaybedeni oldu. Tahminen, daha fazla Amerikan seçmeni kaybetmemek için bir daha savaşı kızıştırmayacaktır. Trump’ın ‘zaferi’, Hürmüz Boğazı’nın birkaç hafta içinde, savaş öncesindeki duruma geri dönecek olması. İran tarafından kontrol edilen, dünya ekonomisi için önemli bir su yolu. Hem de şimdikinden çok daha pahalı hale gelecek. İran’daki muktedirler savaşı kazanmış görünüyor. Trump ve Netanyahu, İran rejimini iç politik açıdan da güçlendirmiş oldu. Trump’ın İran halkına aylar önce söz verdiği dışarıdan yardım, kıyamete dönüştü. İranlılar artık Trump’a niye güvensin ki?”
“İran halkı savaşın enkazı altında kaderine terkedildi”
Kassel kentinde yayımlanan Hessische/Niedersächsische Allgemeine de savaşın İran’daki rejimi güçlendirdiği ve İran halkını eskisinden de büyük tehditlerle karşı karşıya bıraktığı yorumunda bulunuyor.
“İran savaşı kime ne getirdi? ABD Başkanı Trump, İsrail’in yanında girdiği savaşın aslında ne getireceğini başından beri bilmiyordu. Başlangıçta rejim değişikliğinden ve İran’ın nükleer programını engellemekten bahsediliyordu. Şimdi ise ABD Pakistan’ın arabuluculuğunda, tam da molla rejiminin hep talep ettiği uranyum zenginleştirme konusunda müzakerelere oturacak. Bir rejimin dışarıdan bombalarla değiştirilemeyeceği gerçeğini görmek için bir savaşa daha gerek yoktu. Gerçi molla zorbalığının bir kısmı yok edildi. Ama öldürülenlerin yerine yenileri geldi. Devrim Muhafızları’nın komutanları şimdi iktidarlarını daha da sağlamlaştırdı. Artık bir askerî rejimden bahsediliyor. İran halkının asıl korkması gereken bu. İranlılar, net bir hedefi olmayan, stratejik hazırlık yapılmadan, siyasî ve ekonomik sonuçları hesap edilmeden girişilen bu savaşın enkazı altında kaderine terk edildi.”
Freiburg’da yayımlanan Badische Zeitung da savaş sonucunda Trump’ın eline hiçbir şey geçmediği görüşünde.
“Trump’ın aklına ölçüsüz bir öfke ve yok etme tehditleri dışında bir şey gelmemesi, içinde bulunduğu stratejik ikilemi gösteriyor. Sonuçta savaş molla rejimini ne devirebildi ne de uysallaştırdı. Tahran, Trump’ın talep ettiği gibi teslim de olmadı. İran şimdi savaşın sona ermesi için on maddelik planıyla kendi şartlarını masaya sürüyor. Gerçekte Ortadoğu’da kalıcı barışın mümkün olabilmesi için İran rejiminin ABD ve İsrail’in artık saldırmayacağını bilmesi ve aynı zamanda komşuları için bir tehdit oluşturmaya son vermesi gerekiyor.”
“Putin bile Trump’ın yanında makul kalıyor”
Nürnberger Zeitung ise ABD Başkanı Trump’ın ateşkes öncesinde savurduğu “İran medeniyetini yok etme” tehdidine işaret ederek taktik bile olsa savaş suçuyla tehdidin ahlakî ve hukukî açıdan kabul edilemeyeceğini vurguluyor:
“Trump’ın İran’a yönelik kabul edilemez tehditleri sonucu ABD maalesef ahlakî otoritesini de inandırıcılığını da tamamen kaybetti. ABD Başkanı’nın delice hareketlerinin yanında Vladimir Putin gibi bir savaş suçlusu bile neredeyse makul kalıyor. Rusya Devlet Başkanı, Trump’ın Avrupalı müttefikleriyle ilişkilerine verdiği kalıcı hasar nedeniyle de ellerini ovuşturuyordur. Tüm bunlar toplandığında ABD için stratejik bir felâket çıkıyor ortaya.”
Neue Osnabrücker gazetesi ise Almanya’nın İran savaşından çıkarması gereken dersleri ele aldığı yorumunda enerji politikalarına işaret ediyor:
“Almanya kararlı bir şekilde petrol ve doğal gaz bağımlılığından kurtulmalıdır. Ortadoğu’daki her yeni belirsizlik, fosil enerji ithalatına dayalı tedarikin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Yenilenebilir enerjilerin geliştirilmesi günümüzde artık sinir bozucu bir ekolojik projeden ziyade, hayatî önem taşıyan güvenlik ve ekonomi politikalarının temel bir parçasıdır. Rüzgâr, güneş ve hidroelektrik sadece iklim değişimine karşı dayanıklılığımızı artırmakla kalmaz, aynı zamanda Ortadoğu’dan gelecek bir sonraki şok habere karşı bağımsızlık da sağlar.”
Kaynak: DW Türkçe
-
Bursa belediyesi AKP’ye geçti, polis CHP yürüyüşüne gazla müdahale etti
-
İran ordusu: ABD ile görüşmelerin başarısız olması durumunda uzun bir savaşa hazırız
-
MSB’den düşen uçakla ilgili açıklama: İçeriden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmadı
-
İran Hürmüz Boğazı’ndan geçecek gemilere mayınlara karşı alternatif rota açıkladı
-
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
-
Brent petrol 97 doları aştı: Piyasalar ateşkese karşı temkinli
