Hakan Akpınar: İsrail, İran ile barışa izin verir mi?
Hakan Akpınar
hakanakpinar227@gmail.com
Nihayet Ortadoğu’da 15 günlük ateşkes ilan edildi. Daha da önemlisi, bu ateşkesin taraflar arasında barış anlaşmasıyla sonuçlandırılması hedefleniyor.
Bu süre zarfında, ABD-İsrail ittifakı ile İran arasında kalıcı bir barış anlaşmasının imzalanması için (10 Nisan’dan itibaren) müzakereler gerçekleştirilecek. 40 günlük yoğun savaşın ardından dünya biraz nefes alacak. En çok da bölge halkları…
Evet, ateşkes ilanı güzel haber; fakat söz konusu ateşkes kararının arkasında o kadar çok soru işareti var ki… Burada yanıtı biraz dumanlı olan soru şu: İsrail durur mu? İşte bu konu şüpheli.
Nitekim biz bu satırları yazarken katil İsrail ordusu yaptı yine yapacağını… Ateşkesin ilk gününde Beyrut’un sivil yerleşim bölgelerini savaş uçakları ile bombaladı. Evlerinde, kafelerde oturan, sokakta yürüyen yüzlerce Lübnanlı katledildi. Yüzlercesi de yaralandı ve enkaz altında kaldı. Hem de 10 dakika içinde… İsrail’e güvenilir mi?
ABD emperyalizminin Doğu Akdenizdeki jandarma karakolu gibi iş gören İsrail, 1990 yılındaki Körfez Savaşı’ndan sonra bölgede bir hayli güçlendi. ABD ve bazı Avrupalı emperyalist devletlerin Irak’ı işgal etmesinin ardından Ortadoğu’ya çöreklenmesi, en çok İsrail’in işine yaradı.
ABD’nin 2000’li yılların başından itibaren hayata geçirmeye başladığı Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) uyarınca, Ortadoğu’da 22 ülke sınırlarıyla yeniden tanzim edilecekti. Son 15-20 yılda ABD’nin konuda önemli bir mesafe aldığı ise artık bilinen bir gerçek.
Ancak zaman herkese gösterdi ki BOP’un gizli/örtük hedeflerinden biri, esasında Büyük İsrail Devleti idi. Nitekim bu yeni dönemde İsrail, II. Dünya Savaşı’ndan sonra kendisine bahşedilen Filistin topraklarını her fırsatta kan dökerek genişletmeyi başardı.
BOP, ABD emperyalizminin çıkarları bakımından bölgenin yeniden dizayn edilmesi ise İsrail için de teolojik bir saçmalığın (Vaadedilmiş Topraklar) hayata geçirilmesi için politik bir manivela oldu. Görüleceği üzere BOP, ABD ve İsrail menşeili bir projedir.
Sadede gelecek olursak… Kendi “Kutsal Kitabı”na göre Türkiye’nin güneyinin önemli bölümünü bile “Vaadedilmiş Topraklar”ın içinde gören İsrail, “Büyük İsrail Devleti” hayalinden vazgeçebilir mi? Mümkün değil! Çünkü böyle vazgeçiş, Yahudi inancının felsefî/dinî temellerine aykırı olur. Bir Yahudi devleti olarak İsrail, kendini inkâr etmez, edemez.
Dün gece ilan edilen ateşkes bütün bölgeyi kapsamasına rağmen İsrail, Lübnan’ı bu ateşkesin dışında tutacağını açıkça dile getirmişti zaten. Lübnan örneğinde ispatlandığı üzere ateşkes kararını ilk sakatlayan İsrail oldu.
ABD Başkanı Trump askerî ve ekonomik açıdan büyük yara aldığı bu savaştan çekilmek için ateşkes ilanını bir anlaşma ile kalıcı hale getirmek istiyor.
Ne var ki İsrail, deyim yerindeyse bırakın anlaşmayı, ateşkese taş koyuyor. İşgal ettiği Lübnan topraklarından çekilmek niyetinde olmadığını gösteriyor.
Peki bundan sonra ne olacak? Trump, ABD’nin itibarının sarsıldığını ve Amerikan ordusunun hırpalandığını net bir biçimde görüyor. İç kamuoyunda ve kongrede kıyasıya eleştiriliyor. O yüzden “Hürmüz’ü açtırdım” diyerek, kendi yarattığı sorunu yine kendi çözerek, bunu “Zafer!” olarak adlandırıyor. Hiçbir ABD Başkanı, Ortadoğu’da bu kadar çaresiz kalmamıştı.
İhtimaldir ki Trump, İsrail’in isteksizliğine karşın aldığı ateşkes kararı konusunda Yahudi Lobisi ile ters düşecek; belki de büyük baskı altına alınacak. Kendisini İran ile savaşa girmeye ikna eden Netanyahu ile önümüzdeki süreçte nasıl bir ilişki sürdürecek bilinmez. Ancak Netanyahu’ya diş bilediği kesin…
Yahudi Lobisi Evangelist cephenin ve yönlendirmesi altında Ortadoğu’yu yangın yerine çeviren Trump’ın ateşkes ilanına, sözlerine ne kadar güvenilir, tabi ki o da ayrı bir tartışma konusu…
Ateşkes barışla mı sonuçlanacak yoksa müzakereler sürerken İran’a üçüncü bir diplomasi kazığı atılarak tekrar mı saldırılacak?
Herşey olabilir. Ne de olsa müzakere masasında İran’ın karşısında diplomasiye iki kez ihanet eden iki olağan şüpheli var.
Ne var ki İran, önceki iki müzakereye göre bugün daha güçlü. Rejim ayakta. İran ordusu rüştünü savaş meydanında hakkıyla ispat etti. O yüzden İran üçüncü bir aldatmayı sindirmez, sindiremez.
Neler olacağını hep birlikte İzleyip göreceğiz.
-
Bursa belediyesi AKP’ye geçti, polis CHP yürüyüşüne gazla müdahale etti
-
İran ordusu: ABD ile görüşmelerin başarısız olması durumunda uzun bir savaşa hazırız
-
MSB’den düşen uçakla ilgili açıklama: İçeriden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmadı
-
İran Hürmüz Boğazı’ndan geçecek gemilere mayınlara karşı alternatif rota açıkladı
-
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
-
Brent petrol 97 doları aştı: Piyasalar ateşkese karşı temkinli
