Recep Genel: Bayramlara sahip çıkmalıyız…

-Konuk Yazar - 27 Mayıs 2026 22:21

Recep Genel

recep.genel@nefes.com.tr

Çeyrek asırdır iktidar, tarihimizle, değerlerimizle kavga ediyor. Mücadeleyi her geçen gün büyüttü, gerilimi tırmandırdı. Ortak değerlerimiz parçalanırken, bayramlar da payına düşeni aldı. 23 Nisan’ın içini boşalttılar. 19 Mayıs’ı unutturmak istiyorlar. 29 Ekim’den hiç hoşlanmıyorlar. Çanakkale Zaferi’ni sevmezler. İzmir’in kurtuluşundan hoşlanmazlar. İşçi Bayramı’nı istemezler, biber gazıyla geçiştirirler. Emekçi Kadınlar Günü tüylerini diken diken eder. Açılım başlamasaydı Newroz sonsuza kadar yasaklıydı. Hıdırellez’i istemezler. Kakava şenliklerinden haz etmezler. Paskalya’yı gavurun bayramı diye dışlarlar. Yılbaşı’nı tedavülden kaldırmaya ant içtiler. Geriye elimizde kala kala Ramazan ve Kurban bayramları kaldı…

Bizi birleştiren ortak değerlerimizi, kültürümüzü sabote etmenin, bu toplumu bir arada tutan çimentoyu kırmanın daha iyi bir yolunu bulamazlardı.

O FOTOĞRAFI HATIRLADINIZ MI?

Nitekim, kutuplaştık, ayrıştık… En ufak zerremize kadar parçalandık… Ve işte buraya ulaştık. Ortak değerlerimiz kavganın dışında kalmalıydı. Hayır, tam tersi oldu; bayramları kuşatma altına alarak Cumhuriyet ile ağır bir hesaplaşmaya giriştiler. Her ulusal bayram, siyasal çatışmanın merkezine yerleştirildi. Yıpratıldı, hırpalandı, protokolün dışına atıldı. Sonra arkamızı dönüp baktığımızda gördük ki kimliğimizin en önemli parçası bayramları da kaybetmişiz. Tabii bir anda olmadı, adım adım kuşattılar. Kapı kapı ele geçirdiler.

Meclis’in açılışındaki o fotoğrafı hatırlıyorsunuz değil mi? Her renkten, her türden vekil sarayın etrafında toplanmıştı. Çay içip sohbet ediyorlardı. Hepsinin keyfi de yerindeydi. O fotoğrafta sadece CHP yoktu. Onun varlığını kuşatma altına almış, siyaset sahnesinden süpürüp atmak istiyorlardı. CHP’ye geleceğin sahnesinde yer vermiyorlardı. Sokakta milyonların desteğine rağmen, operasyonlar bir yıldan uzun süre devam etti.

Adım adım ilerlediler. Belediyeleri birer birer ele geçirdiler. Kimine transfer dediler. Kimi operasyona kurban gitti. Kimi kayyuma kurban verildi. Sonra 107 yıllık partinin genel merkezine dayandılar. Ana muhalefet partisine biber gazı atıp kapıyı pencereyi indirdiler, içeridekileri de söküp attılar. Geriye tabelası kaldı…

Bu kuşatma nerede bitecek? Kimse bilmiyor. Ancak ne yapmak istediklerini, iş birlikçilerini herkes çok iyi tanıyor.

Çökmeyi, rehin almayı bir varoluş felsefesi haline getirenler, sadece şirketlere, belediyelere, partilere çökmüyor. Bayramlara da çöküyor. Bayramlara ihtiyacımız var. Onlar bize omuz omuza nasıl mücadele ettiğimizi, Cumhuriyeti nasıl kurduğumuzu, farklı kültürlerle iç içe kardeşçe yaşamayı nasıl öğrendiğimizi gösteriyor.

19 Mayıs kurtuluşa giden ilk adımdır. 23 Nisan Meclis’tir, milletin iradesidir. 29 Ekim Cumhuriyet’tir. 9 Eylül süvarilerin dörtnala İzmir’e girmesidir, kurtuluştur.

18 Mart Çanakkale’dir; uğruna dövüştüğümüz, koyun koyuna yattığımız vatandır. Onları unutursak, inkâr edersek, yok sayarsak biz biz olmayız… Bir arada olduğumuzda güçlü olduğumuzu bize bayramlar hatırlatır.

Bayram; kardeşliktir, barıştır, umuttur, sevgidir… Bayramlarımıza sahip çıkmalıyız.

İyi bayramlar…

 

Kaynak: nefes.com.tr

 

BENZER HABERLER