Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Sezgi bir ilimdir, mistik ilim! Sonraları bu ilim felsefeye konu oldu. Batının David Hume’u bu konuyu işledi durdu. Oysa bunu ilk defa İbn-i Sina işlemişti. Ondan sonra Şehit Maktül Sühreverdi yetkin bir şekilde işledi. Ruhun arındırılmasıyla saf akla ulaşılır dedi.
Sühreverdi’yi Selahattin Eyyubu katletti. Bu büyük ilim adamı katledildi, bunu katleden kişi de sultan oldu. Oysa kendisi bir katildi.
Selahattin bir gecede dayısını ve onun sülalesini yediden yetmişe kılıçtan geçirdi, halbuki dayısı onu yetiştirmişti. Katil Selahattin batının bir oyuncağı idi. Batı kaynakları Selahattin’e toz kondurmazlar.
İngiltere kralı Rişar, kızını Selahattin’in kardeşine verdi. Çeyiz olarak da Kudüs’ü kızına verdi. Çeyiz, bütün toplumlarda gelenektir.
Hepsi bir yana ülkemin masal tarihçileri Selahattin’i Kudüs fatihi yaptılar. Bu ne biçim ilim anlayışı? Yüzeysellik ve sahtekârlık diz boyu.
Kitap okuyucularına tecrübelerimi söylüyorum. Ülkemizin tarihçilerinin ve ilahiyatçılarının kitaplarını kitaplığınıza koymayın, yüzeysellik başını almış gitmiş.
Gerçeği bilme hakkı kişinin yeteneğine göredir. Yetenek biraz da sezgi işidir. Yetenek önemlidir ama keşif sezgi ile olur. Sezgi yaratıcı yeniliğin teşvikidir. Keşif için ışığın insana işlemesi gerek. Sosyolojide buna, “derinlik yeteneği” denir.
Bireysel düşünceyi verimli kullananlarda seziş ruhu vardır. Ülkemizde bu ruhu yok etmek için maniler ürettiler. Parti liderleri, cemaatler ve medya!
Yön ve alan sahibi olmak zor bir iştir, manileri aşmak gerek. Bu da canın istidadı ile olur. Canın istidadı nedir? Bu da sezginin konularındandır, niyetle ilgilidir. Niyeti hayırlı olanın akıbeti hayırlıdır.
Temiz bakışlarla güne başla, onu lekesiz götür akşama ulaştır. Görüş ve konuşmanı basit yapma. Allah, Resulünü altınla değil sözle gönderdi. Her sözü de bir yerde tamamlamak lazım.
II
Dili yazıda kullanmak veya sözde kullanmak ikisi de zor şeylerdir. Dil bir düşünce taşımalı, onu kullanırken yetersiz davranılmamalı.
İsa’nın havarileri; “Senin mesajını anlamıyoruz” diye ona şikâyette bulunmuşlar. Geniş bir cephe ve kuşatıcı bilgi yeni bir sunumdur. Yeni söz söyleme bir tazelenmedir.
Yazmak silahtır, söz fiil. Yaratıcı konuşma kişinin olgunluğunun mahsulüdür.
Konuştuğumuz dilin içinde inançlarımızın ruhu saklıdır. Tecrübelerinde kesinti yaşamayanlar, yazıda yetkindir.
Kişinin yazısı lisana, lisanı düşünceye uygun olmalı. Eğer dili güzel kullanırsanız, bilgileriniz sistemleşir. Eğer bir sözde doğruluk yoksa o seni gayrete getirmez.
Söz Tanrı’nın sıfatıdır. Yani kelam!
Tanrı kelam sıfatıyla görünür. Tanrı’ya erişmek söz iledir. Bu sahada dolaşanlar bilir: Cömert fikirler güçlü dillerle sunulur. Derinlik yeteneğimizi keşfedelim.
Eğer sözün nutka dönüşecekse bunu ilimle kuvvetlendir.