Holokost mu dediniz?
Hakan Akpınar
hakanakpinar227@gmail.com
Ortadoğu kan gölü… İsrail ordusu, Filistin topraklarını ve Lübnan’ı vurmaya devam ediyor. Hem de acımasızca… Sivil, kadın, yaşlı, çocuk, aktivist ve hatta gazeteci ayırt etmeden… Hastaneleri, okulları, kampları hedef gözeterek vuruyor. Onbinlerce masum sivil katlediliyor, dünya seyrediyor.
Artık gözler önünde bir gerçek; İsrail’i yöneten Netanyahu Hükümeti, Filistin ve Lübnan’ı yakıp, yıkıyor. Ağır savaş suçları işliyor. Düpedüz katliam yapıyor. Televizyon ekranlarından bazen canlı olarak izlediğimiz görüntüler hakikaten dehşet verici…
İsrail ile Hamas/Hizbullah’ın başını çektiği bu savaş birinci yılını doldurdu. Filistin kaynaklarına göre, İsrail saldırılarında 42 bin insan hayatını kaybetti. Görünen o ki, İsrail’in “savaş” adı altındaki bu zulmü bir süre daha devam edecek. Maalesef can kayıpları daha da artacak.
Uluslararası hukuk âdeta askıya alınmış. Uluslararası hukukun önemli kurumlarından biri olan Birleşmiş Milletler (BM) dahi baskı altında…
Düşünebiliyor musunuz? BM Genel Sekreteri bu vahşiyane saldırılar konusunda toleranslı davranmadığı için İsrail Hükümeti’nin hedef tahtası haline geldi. İsrail, geçtiğimiz haftalarda Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’i ‘istenmeyen adam’ ilan ederek, ülkeye girişini bile yasakladı.
İsrail Hükümeti öyle küstah ve özgüvenli ki, BM’nin Lübnan’daki askerî üssününün önce gözlem kulesine saldırdı; bir süre sonra da tanklarıyla bu üssün kapısını kırarak içeri girdi. BM’yi tanımayan haydut bir devlet var Ortadoğu’da… İşte bu yüzden savaş durdurulamıyor. Daha doğru bir ifadeyle Siyonist İsrail rejimi durdurulamıyor; çünkü arkasında emperyalizmin ağababası ABD var.
Sadece ABD’deki Temsilciler Meclisi’nde değil, Amerikan derin devletinde de bir “Yahudi Lobisi” bulunuyor. işte bu lobi, hem ABD’nin Ortadoğu’daki bölgesel çıkarlarına hem de Büyük İsrail Projesi’ne hizmet ediyor. ABD’yi hangi başkan yönetirse yönetsin; İsrail’in korunup, kollanması o başkanın değişmez ve öncelikli görevi…
Büyük İsrail Projesi için herşey mübah… Büyük İsrail Projesi dediğimiz bu sözcük dizisi esasında dinî bir temele dayanıyor: “Vaat edilmiş topraklar…”
Yahudiler, başkentinin Kudüs olduğu Büyük bir İsrail ülkesine inanıyor. Tevrat’ta Tanrı, Yahudiler için vaat edilmiş toprakları onlara söz vermiş! Musevî inancına göre bu topraklar, bugünkü İsrail topraklarına göre bir hayli geniş… Türkiye’nin Antalya’dan Hakkari’ye uzanan güney ve güneydoğu topraklarının önemli bir bölümü ile bugünkü Filistin, Lübnan, Suriye, Irak’ın tamamı vaat edilmiş toprakları oluşturuyor. Hatta İran’ın batı topraklarının bir bölümü dahi vaat edilmiş toprakların parçası!
Musevî inancına göre, sadece Yahudiler insan… Diğerleri ise Yahudiler’e hizmet için yaratılan mahlûklar… Anlayış, inanç bu olunca söyleyecek, yazacak fazla birşey kalmıyor. Yahudi inancı ile ABD emperyalizmi el ele verince ortaya bugünkü kanlı Ortadoğu görüntüsü çıkıyor. Herşey Büyük İsrail Projesi için… (Önceki yazımda BOP ile İsrail arasındaki ilişkiyi yazmıştım)
Yahudi halkı, II. Dünya Savaşı’nda Nazi Faşizmi tarafından soykırıma tâbi tutuldu. Altı milyon Yahudi, toplama kamplarında veya bulundukları bölgelerde vahşice katledildi. Bu zulmü bütün dünya biliyor ve kabul ediyor.
Yahudiler, II. Dünya Savaşı’ndaki bu soykırımı “Holokost” sözüyle ifade ediyorlar. Ne ilginçtir ki, böyle bir acıyı yaşayan halk, şimdi de bölgesindeki Arap Müslümanlar’a zulüm hatta soykırım düzeyinde katliamlar yapıyor. Dünya ise umursamazca dönmeye devam ediyor.
-
Doç. Dr. Çağlar Erbek: Her Şeye Yetişmek Zorunda Değiliz!
-
ABD’li Büyükelçi Barrack, İsrail’in Suriye saldırısını değerlendirdi: Kışkırtma mı, istihbarat zafiyeti mi?
-
Karadeniz’deki Türk gemileri saldırı kıskacında
-
Eskişehir’de Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçti
-
The Elders’ten İsrail’e yaptırım çağrısı
-
Lavrov: Günümüz Avrupa’sında anlaşma yapılabilecek kimse yok
