Pentagon, İran savaşının maliyetinin 29 milyar dolara yükseldiğini açıkladı. Bu rakam, iki hafta önce verilen tahminden yaklaşık 4 milyar dolar daha yüksek.
Güncellenen tahmin, ABD’li milletvekilleri arasında savaşın maliyeti ve ABD silah stoklarının azalması üzerindeki etkisine ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde geldi.
Bu tutarın büyük bir kısmı mühimmatın yenilenmesi ve ekipmanların onarılmasına harcandı. Pentagon Mali İşler Sorumlusu Jay Hurst’e göre tahmin, bölgede hasar gören ABD askeri tesislerinin onarımı veya yeniden inşası için gereken maliyeti kapsamıyor.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, salı günü Kongre’de ABD’nin azalan silah stokları, savaşın artan maliyeti ve Başkan Donald Trump’ın nihai hedefi konusunda milletvekillerinin eleştirileriyle bir kez daha karşı karşıya kaldı.
Hegseth’in tonu, benzer eleştiriler aldığı geçen ayki oturuma kıyasla daha yumuşak olsa da Pentagon şefinin bu kez kendi Cumhuriyetçi Partisi içinden çok daha fazla tepki alması dikkat çekti.
Washington’ın silah stoklarının tükendiği iddialarını reddeden Hegseth, “Kamuya açık bir oturumda mühimmatın tükendiği yönündeki iddiaya itiraz ediyorum. Bu doğru değil,” dedi.
Bununla birlikte Savunma Bakanı, savunma harcamalarını denetleyen Temsilciler Meclisi ve Senato üyelerine Trump yönetiminin silah üretimini artırmak için çalıştığını söyledi.
Hegseth ayrıca yönetimin 2027 askeri bütçe teklifi ve savaşın askeri finansman üzerindeki etkisiyle ilgili sorularla da karşılaştı.
Temsilciler Meclisi alt komisyonunun başkanı olan California Cumhuriyetçi Temsilcisi Ken Calvert, İran’la savaşın Washington’ın uzun vadeli hazırlık kapasitesini zayıflatıp zayıflatmadığını sorguladı.
Calvert, “Üst düzey bir çatışma için gereken derinliği ve dayanıklılığı inşa edip etmediğimize dair sorular devam ediyor,” dedi.
Savaşı sona erdirmeye yönelik olası bir plan sorulduğunda —bu yöndeki girişimler şimdiye kadar Kongre’de karşılık bulmakta zorlandı— Hegseth, Washington’ın “gerekirse tırmandırma planı” olduğunu söyledi.
Hegseth, daha fazla ayrıntı vermeden, “Gerekirse geri çekilme planımız var. Varlıkları kaydırma planımız var,” diye ekledi.
Dört saat süren oturumda Savunma Bakanı, Washington’ın uzun süredir müttefiki olan ülkelerle gerilen ilişkileri konusunda da eleştirilerle karşılaştı.
Kentucky Senatörü Mitch McConnell, Hegseth’e, “Bana öyle geliyor ki birçok Avrupa ülkesi oradaki etkimizi azalttığımızı, bir bakıma kendi başlarına kaldıklarını düşünüyor. Ve bir şekilde Amerikan liderliğinin NATO’nun geleceği için gerekli olmadığı izlenimi oluşuyor,” dedi.
McConnell, NATO’yu “dünya tarihindeki en önemli askeri ittifak” olarak nitelendirerek, “Ben ise bizim lider olmaya devam etmemizin kesinlikle gerekli olduğunu savunurum,” diye ekledi.
Üye ülkeler, Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun şubat ayında İran’a yönelik saldırıları başlatmasının ardından Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvence altına alınması için yardım çağrılarını reddedince Trump ile NATO arasındaki ilişkiler gerildi.
Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa liderleri ile Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, NATO’nun savunma ittifakı olduğunu ve saldırı savaşı niteliğindeki bir savaşa katılmak zorunda olmadıklarını belirterek Trump’a yardım etmeyi açıkça reddetti.
ABD ve İran, normalde dünya petrol ve gazının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda karşı karşıya gelmeyi sürdürüyor. Su yolunun kapanması küresel piyasaları sarstı, enerji fiyatlarını yükseltti ve arz sıkıntısı korkularını körükledi.


