Dr. Alper Akçam: Yetsin Bu Yozlaşma!

-Gündem - 28 Ağustos 2026 21:21 A A

Dr. Alper Akçam

alperakcam@gmail.com

YAZI ARŞİVİ

Aylardır maden işçileri Ankara sokaklarında güneş altında yanıyorlar. Aylardır baretlerini yerlere vurarak, çoluk çocuklarından uzaklarda, kaldırımlarda, topraklarda yatarak dünyanın en zor işi karşılığı hak ettikleri üç kuruşu patronlarından alabilmek için dünyanın eziyetini çekiyorlar… Gözaltına alınıyorlar, tutuklanıyorlar, itelenip kakalanıyorlar.

Yazıklar olsun bu insanların alın terlerinin karşılığını vermeyenlere; yazıklar olsun emekçiye, emekliye hayatı haram edenlere…

Diğer yandan adlarını hakça vergi vermeyen, ihalelerle, teşviklerle beslenen büyük şirketler arasında bildiğimiz büyük firmalardan gelen milyonluk saatler, politikada ikbal aramaya çıkmış, ahlaken çöküntü içindeki siyaset erbabının kolunda, sosyal medyada bir marifetmiş gibi sergileniyor. Kanıta ne gerek var ki? Büyük şehirlerin bulvarlarında, rezidanslarında dünyanın en lüks otomobilleri, en hovardaca yaşam tarzı birbiriyle yarış ederek hava atıyor. Toplum çoğunluğu sıkıntılar içinde yaşarken küçük bir azınlık zevki sefa içinde gününü gün ediyor.

Adalet mi var şimdi bu ülkede, hakça, insanca bir yaşam mı var?

İktidar koltuklarında oturanlar da bırakmışlar bunca haksızlık karşısında topluma bir adalet sağlamayı, doğa, çevre, ahlak için örnek olmayı, tam tersine, iyice körüklüyorlar yozlaşmayı. Siyaseten rakip bilinen, halk iradesiyle iş başına gelmiş birçok yerel yönetim hallaç pamuğu gibi atılıyor. Parti değiştirmeyi kabul etmeyenler zindanlarda yatıyor, hiç hak etmedikleri halde, birileri de daha önce seçim kaybettiklerine bakmaksızın, kendilerine önerilen koltuklara hiç utanmadan ve sıkılmadan oturuyorlar…

Şimdi tutturmuşlar bir “Yeni Anayasa!” teranesi… Kaç kere değiştirdiniz o Anayasayı; kaç kere olmayacak vaadlerle halkı sandıklara sürüklediniz… Yaptığınız hiçbir Anayasa bu memlekete, sosyal devlet anlayışını, bağımsız yargı denetimini, çalışanlara örgütlenme hakkını, sağlıkta sosyalizasyonu, köylere, çevre semtlere kadar koruyucu sağlık hizmetlerini götürmüş 1961 Anayasası’nın tırnağı bile olamaz.

Anayasa mı diyor, çalışanlara, hakkını vermeyin diye, Anayasa mı diyor, memleketin varını yoğunu servetine katanlardan vergi almayın, emekçinin ve emeklinin anasını ağlatın diye…

Bütün bu yozlaşmaya karşı yiğitçe direnen, adalet için mücadeleyi sürdüren insanlarımıza da bin selam… Boyun eğmeyenlere; kardeşliği, paylaşmayı, adaleti, hak mücadelesini, doğa, ülke ve insan sevgisini bayrak etmiş olanlara…

28 Ağustos 2026

-Gündem - 21:21 A A
BENZER HABERLER