Prof. Dr. Barış Doster: Avrupa’nın cahil liderleri neyi göremiyorlar?
Prof. Dr. Barış Doster
Avrupa Birliği (AB), ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında varılan ve Rusya’nın dizeline yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldıran anlaşmaya tepki göstermiş. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, savaşın bitmesi için Rusya üzerindeki baskının artırılmasını isterken, AB ülkelerinin dışişleri bakanları da, ABD’nin kararına rağmen Moskova’ya yönelik yaptırımların sürdürüleceğini söylemişler.
Bu haber, AB’yi yönetenlerin cehaletini koyması açısından dikkat çekerken, Avrupalıların aksine, ABD’nin, AB’yi müttefik olarak görmediğini, hassasiyetlerini umursamadığını da gösteriyor. Belli ki Atlantik’in iki yakası arasındaki öncelikler, hedefler, endişeler, tehdit tanımları, tehdit algıları çok farklı.
Avrupa’yı yönetenlerin anlamadığı şu; ne ABD eski ABD, ne Avrupa eski Avrupa, ne de dünya eski dünya. AB’yi yönetenler bu yalın gerçeğin farkında değiller ne yazık ki. Belli ki ülkemizde akademide, siyasette, bürokraside hayli örgütlü ve kurumsal olan cehalet, Avrupa’da da yaygın.
Avrupa’yı yönetenlere, rahmetle andığım ustam Attila İlhan’ın sözlerini hatırlatmak gerekiyor: “Keşke biraz iktisadı siyasi bilseydiniz”.
Avrupalı liderler, uluslararası zirvelerde, ikili görüşmelerde, ABD Başkanı Trump, kendilerine hakaret ederken, hiç utanmadan alkışlıyorlar.
Ama tarihte ilk kez Avrupa’yı azarlamıyor ABD. Daha önce de yaptı. Avrupa’yı, Amerika kıtasından kovan, “Amerika Amerikalılarındır” diyen (Monroe Doktrini), Latin Amerika’yı arka bahçesi olarak tanımlayan da yine ABD idi. Zaten “arka bahçe” terimini, siyaset biliminde ilk kullananlar onlardı. Arka bahçelerinde, başka bir devlete yer olmadığını söylüyorlardı. Monroe Doktrini uyarınca, Latin Amerika’nın hiçbir yerinde, İspanya dahil hiçbir Avrupalı güce yer yoktu. Kıtada bir tek ABD’nin borusu ötmeliydi. Uzun yıllar boyunca öyle de oldu, Küba hariç.
Diktatörleri de, cumhurbaşkanlarını da, başbakanları da, genelkurmay başkanlarını da, üst düzey bürokratları da ABD tayin etti. Darbeleri, siyasi cinayetleri, komploları ABD yaptı, yaptırdı. Bu amaçla, bunların eğitimi için bir okul bile kuruldu ABD’de, 1946’da; The School of the Americas, yani Amerikalar Okulu.
ABD’nin bölgedeki siyasi nüfuzu; petrol, kahve, altın, şeker ne varsa, bölge ülkelerinin zenginliklerini, ABD’li şirketlerin yağmasına açtı. Sonuçta Latin Amerika halkları, zengin kaynakların, fakir bekçileri oldular. Kendileri tarafından seçilen fakat ABD için, ABD adına çalışan siyasetçiler tarafından acımasızca sömürüldüler. O nedenle ABD; Latin Amerika’da siyasi iklimin değişmesini, Venezüella’da, Bolivya’da, Ekvator’da, Nikaragua’da, Paraguay’da, El Salvador’da, Guatemala’da, Honduras’ta kaybetmeyi içine sindirmedi. Hugo Chavez’in çizgisinin bölge ülkelerindeki etkisinden korktu. Çin’in bölgede artan ağırlığını, ticaret hacmini, yatırımlarını tehdit olarak gördü.
Günümüzde Avrupa’yı yöneten liderler, ABD’yi sarsılmaz müttefik olarak gördüklerinden, Latin Amerika’da yaptıkları dahil, ABD’nin yaptıklarını, ABD’nin bölgesine, dünyaya, Avrupa’ya nasıl baktığını göremiyorlar. Dahası, korkuyorlar. Korktukları için de, Trump’ın ve yakın çalışma arkadaşlarının Avrupa hakkındaki aşağılayıcı sözlerine, Avrupa’nın tarihini, değerlerini, kültürünü, siyaset anlayışını küçümsemelerine, tepki veremiyorlar. Ukrayna lideri Zelenski’nin Beyaz Saray’da birkaç yıl önce düştüğü duruma düşmekten çekiniyorlar.
Şunu bilmiyor Avrupa’yı yönetenler: Kendisine saygısı olmayana, başkaları da saygı duymaz, hele de Trump gibi küstah, kibirli, egosu yüksek, sözüne güvenilmez bir lider, hiç mi hiç saygı duymaz.
-
Prof. Dr. Barış Doster: Avrupa’nın cahil liderleri neyi göremiyorlar?
-
Hasan Kanaatlı: İslâm’ın Müthiş Daveti: Düşünme/Tefekkür (1)
-
Çatışma halindeki Orta Doğu ve Asya liderleri Azerbaycan’daki zirvede buluştu
-
Uluslararası kuruluşlardan Halk TV tepkisi: Ankara’ya 5 talep
-
Trump geri adım attı: Fort Hood saldırganının idamı canlı yayınlanmayacak
-
Fon krizi: TBMM’de Ekonomi bürokratları soru yağmuruna tutuldu
