• Prof. Dr. Barış Doster dosterb@hotmail.com YAZAR ARŞİVİ ABD Başkanı Trump, ısrarla muhataplarına ve dünyaya, “ABD’yle ticaret yapın”, “ABD’de yatırım yapın” dese de, şimdiye dek umduğunu bulamadı. Bulamamasının birkaç sebebi var.  Birincisi, ABD; eskisi kadar büyük bir cazibe merkezi değil. İkincisi, ABD’nin en büyük rakibi olan Çin; dünyanın geri kalanı yanında, bizzat ABD’li büyük şirketler açısından […]
  • Prof. Dr. Barış Doster dosterb@hotmail.com YAZAR ARŞİVİ Ekonomideki kötü tablo, dünya ekonomisindeki gelişmeler ve dünyada iktisat bilimi üzerine yapılan tartışmalar, erken Cumhuriyet dönemi ekonomi politikaları üzerinde daha fazla kafa yormayı gerektiriyor. Çünkü Türkiye için en doğru ekonomik program, Cumhuriyet Devrimi’nin ekonomi programı olarak önümüzde duruyor: Halkçılık ve devletçilik. Planlı sanayileşme, planlı ve bütüncül kalkınma, üretim, […]
  • Prof. Dr. Barış Doster dosterb@hotmail.com YAZAR ARŞİVİ Ekim Devrimi’nin önderlerinden Troçki, faşizmi; tekelci sermayenin toplumu totaliter tarzda örgütlemesi olarak tanımlar. Tekelci, büyük sermaye çevreleri, otoriter bir siyasal iktidar olmadan kârlarını koruyamayacaklarını bilirler. O nedenle faşizm; kapitalist güçler, büyük burjuvazi, tekelci sermaye çevreleri ve büyük toprak sahipleri tarafından desteklenir. Faşizmin, dünyanın başına açtığı belaları, 2. Dünya […]
  • Prof. Dr. Barış Doster dosterb@hotmail.com YAZAR ARŞİVİ Türk Kurtuluş Savaşı, yerelden ulusala uzanan kongrelerle örülmüş ve olgunlaşmıştır. Milletleşirken devletleşen, devletleşirken milletleşen bir halkın, emperyalizme ve uzantılarına karşı verdiği destansı bir mücadeledir. Rahmetle andığım hocam Prof. Dr. Bülent Tanör’ün deyimiyle “haklı ve halklı bir savaştır”. Savaş koşullarında, halkın yurduna sahip çıkması ve yerel meclislerin direnişiyle başlamıştır. Milli […]
  • Prof. Dr. Barış Doster dosterb@hotmail.com Ermenistan’da 7 Haziran’da yapılan genel seçimleri, beklenildiği üzere, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi, oyların yarısını alarak kazandı. Yine beklenildiği üzere, seçimi kazansa da, anayasal çoğunluk (üçte iki) elde edemedi. Bu tablo, sadece Ermenistan iç siyasetinde değil hem bölgede hem de bölgedeki büyük güç rekabetinde önemli sonuçlar doğurmaya aday. […]