Büyük İkiyüzlülük!
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Filozof Bacon(Francis Bacon): “Büyük ikiyüzlüler devlet adamları türüne dahildir” diyor. Ne yani, ikiyüzlülük bir yetenek mi? Diyorlar ki bir miktar ikiyüzlülük için kişi kendine izin verebilir. Bu bir sözlü ifadedir kitabi değil.
İkiyüzlülük kişinin elinden bağlılık ve inancı alır. Acaba yalan ikiyüzlülükten farklı mıdır; çünkü İslam, yalan konusunda bazı başlıklara onay vermiştir lakin bir sınır koymuştur da. “Karı-koca arasını yapmak, iki kişiyi barıştırmak vb.!” Bu yüzden yalan ikiyüzlülükten ayrı mı dedim.
Ateist olmak, yanlış bir inançtan özgür insana daha bir layıktır. Yanlış inanç küfürdür, ateizm bir düşüncedir. Yanlış inanç aslında Tanrı’nın aşağılanmasıdır. Bir Fransız şairi; “Yanlış inançla, Kişinin çocuklarını yemesi aynıdır” diyor.
Ateistler, hiç değil bir düşünceyle cebelleşip duruyorlar oysa batıl inanç hepsini susturur. İman ruhunu sınırsızca egemenliği altına alır. Belgelerde şöyle bir kayıt var: “Tanrı’yı inkâr etmeye eğilimli dönemler, oldukça ahlaklı zamanlar olarak bilinir” ne dersiniz?
Sosyologlar, yalancılığa veri tabanı oluşturmuşlardır. Diyorlar ki: “İnsan zavallılaşınca yalancılık başlar!” Böyle bir düşüş! Bu düşüşün sınırını belirlemek zordur. Düşüş sona erince ancak sınır bu imiş diyebiliyorsun.
Düşüş geniş cephelidir. Döviz de, borsa da, ahlak da, ilim de, onurda, medeniyet de vb.! Resul, düşüşü büyük günahlardan saymıştır. Aslında bu korkunç bir şeydir. Nisa/4. Ayetin meali şöyledir. “Siz büyük günahlardan kaçının ki, Allah da sizin küçük günahlarınızı bağışlasın!”
Bu ayet o zaman Müslümanları çok sevindirmiş, hemen Resul’e gelmişler ve büyük günahlar nedir diye sormuşlardır. İşte Resul’de bu cevabı vermiştir; düşüş! Sonraları büyük günahlar hakkında onlarca kitap yazıldı. Doğrusunu araştırmak gerek. Büyük günahlar yedi tanedir on tanedir hatta yüz tanedir diye sayılar kayıtlara geçmiştir.
Ben kendi yazdığım şıkkın kaynağını araştırmışım, sabit kademdir. Düşüş ve daralış, kişinin kendi yolunu vurmasıdır. Burada evrim son bulur. Düşüş yaşayan insanların ibadetleri bir çalkantıdan ibarettir. Bir kaos!
Modern dinler tarihini yazanlar şöyle diyorlar: “Yahudiler; hakikate, Hristiyanlar; merhamete, Hindular; mesuliyete, Müslümanlar; adalete önem verirler!” Neye göre yapmışlar bu ölçümü bilmiyorum.
Diğer dinleri bilmem ama “İslam ve adalet! Böyle bir betimlemeyi onaylıyorum. Adalet insanlığın temel namusudur. Müslümanlar Tanrı’ya iki şeyden dolayı inanırlar. “Azametinden ve adaletinden!” Öyle ama şu soruya da cevap verilmesi lazım. İmanın şartları arasında neden “adalet” yok. Gerçi Şia’nın İman şartları arasında “adalet” var. O da bir başka olay.
İslam’da bazı meseleler bölünmüş disiplin halindedir, Müslümanların tarihi hastalığıdır bu. Bunlardan birini demek istiyorum: Soru sorulduğu halde görüş belirtmeme! “Neuzibillah, cehenneme giderim” korkusu buna mani olmuş. Korku, insanımızın iliklerine kadar işlemiştir ama yaşadığı yoksulluğa ezilmişliğe, hakarete cehennem diyemiyor, bunlara takdir diyor, garabete bak!
-
Türkiye dahil 11 ülke, İsrail’in Suriye’deki saldırısını kınadı
-
Pezeşkiyan: Güç ve itibar sahibi olduğumuz bu dönemde savaşı bitirmeliyiz
-
Türkiye, İsrail Başbakanı Netanyahu için kırmızı bülten talep etti
-
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Huckabee: ‘Türkiye’nin Suriye’de daha güneye ilerlemesi tehdit olarak algılandı’
-
İran Genelkurmay Başkanı: Düşmanın yeni tehditlerine yıkıcı karşılık vereceğiz
-
ABD basını: Ukrayna’da siyasi kriz derinleşiyor, Zelenskiy köşeye sıkıştı
