Cahit Kılıç: Eylülün Hüznü ve Payızın Kederi…

-Edebiyat - 19 Eylül 2026 11:57 A A

Cahit Kılıç

Cahitkilic54@gmail.com

YAZI ARŞİVİ

Ruslar, “Mir tesen” diyorlar. “Dünya küçüktür!”
Teknoloji, dünyayı daha da küçülttü! Bu sabah nette gördüm, Kars’ta “yaylalardan dönüş” başlamış.
Hüzün ayı Eylül, yaylaların da hüzün ayıdır. Sonbaharın başlangıcıdır. Karlı dağların yamacındaki yaylalara karın habercisidir Eylül…
***
İki bin yüz rakımlı bir dağ köyünde doğmuş ve büyümüş biri olarak, yayla dönüşlerinde ve eylül ayında bir hüzün kaplar içimi; ağlamaklı olurum. Genellikle ağlarım da…
***
Karlı dağlar, aşıkların, sevgililerin aşmak için çırpındığı karlı dağlar; Kerem’in, Emrah’ın dağları…
Şâir Göyçeli Çoban Mehemmed, şöyle tarif ediyor:
“Yayda yaylağımdır kışta oylağım;
Yazda seyrangâhım bu dağlar menim.
Lele köçürüf ellerin payız ayları;
Gördü gözüm könlüm budu ağlar menim!”

Payız, Azerbaycan Türkçesinde sonbahar demektir. Payız, şairlerin dilinde hüzün demektir.
Erzurumlu Emrah:
“Yüce yüce karlı dağlar; hoş eser yellerin senin.
Gider yazın gelir kışın; kar tutar bellerin senin!

Emrah eder, budur yurdum; ne kem yerde mesken kurdum,
Yahşi yerden yaman vurdun; kırılsın ellerin senin…”
***
Ahmet Kutsi Tecer, Köşebaşı adlı eserinde; hüznün ve çaresizliğin burgacında Tevfik Fikret’in şu dizelerine sığınıyordu:
“Bugün açız yine evlâtlarım, diyordu peder,
Bugün açız yine; lâkin yarın, ümid ederim,
Sular biraz daha sakinleşir… Ne çare, kader!”
***
Eylül ile başlayan hüzün ve keder, payız ve kış aylarının mukadderatıdır. Çaresizliğin kol gezdiği zamanlar ve hüznün ve gözyaşının dayanılmaz acılarıdır…

Eylül, yalnızca tabiatın değil, insan ruhunun da keder ayıdır. Yahya Kemal, “Sessiz Gemi”de bu hüznü ölümün kaçınılmazlığıyla birleştirir: Artık demir almak günü gelmişse zamandan / Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.”

Paul Verlaine’in “Chanson d’Automne” dizeleri de aynı hüznü taşır: “Les sanglots longs Des violons De l’automne Blessent mon cœur D’une langueur Monotone.” (“Sonbaharın kemanlarının uzun hıçkırıkları, kalbimi monoton bir kederle yaralar.”)

Sonbaharın Mukadderatı

Eylül ile başlayan hüzün, payızın ve kışın mukadderatıdır. Çaresizlik, gözyaşı, insanın kendi yazgısına boyun eğişi… Thomas Hardy’nin “During Wind and Rain” şiirinde dediği gibi: “They sing their songs, they run their races, But the years go by and the faces fade.” (“Şarkılarını söylerler, yarışlarını koşarlar; ama yıllar geçer ve yüzler solar.”)

Eylül ve İnsan Ruhu

Eylül, yalnızca tabiatın döngüsünü değil, insanın iç dünyasını da değiştirir. Tanpınar, Huzur’da İstanbul sonbaharını anlatırken, şehrin hüznünü bireysel yalnızlıkla birleştirir: “İstanbul’un sonbaharı, insanı kendi içine kapatan bir mevsimdir; şehrin hüznü, insanın hüznüyle birleşir.” Bu birleşme, bireyin kendi geçmişiyle hesaplaşmasına, yarım kalmış umutlarını hatırlamasına vesile olur.

Yahya Kemal’in dizelerinde ise Eylül, bir vedanın sessizliği gibidir: “Bir sonbahar rüzgârı eserken Boğaziçi’nde, Hatıralar dökülür gönlümün bahçesine.” Burada Eylül, hatıraların yeniden canlandığı bir mevsimdir; geçmişin gölgeleriyle bugünün yalnızlığı iç içe geçer.

Dünya Edebiyatında Sonbahar

Rainer Maria Rilke, “Herbsttag” (Sonbahar Günü) şiirinde Eylül’ü bir yalnızlık çağrısı olarak görür: “Wer jetzt kein Haus hat, baut sich keines mehr. Wer jetzt allein ist, wird es lange bleiben.” (“Kimin evi yoksa artık yapmayacak. Kimin yalnızlığı varsa uzun süre yalnız kalacak.”) Bu dizeler, Eylül’ün yalnızlıkla özdeşleşen evrensel hüznünü dile getirir.

Albert Camus ise Sonbahar üzerine yazarken, bu mevsimi bir yenilenme ve kabulleniş zamanı olarak görür: Sonbahar, ikinci bir bahardır; her yaprak bir çiçektir.” Camus’nün bu sözleri, hüznün içinde saklı bir güzelliği işaret eder.

Mukadderatın Mevsimi

Eylül, payız ve kış aylarının mukadderatıdır. Çaresizlik ve gözyaşı, insanın kendi yazgısına boyun eğişi… Melankoli, yalnızca bir duygunun değil, bir kültürün de parçasıdır. İstanbul’un sonbaharı, Tanpınar’ın dediği gibi zamanın içinden geçen bir musikidir. Her yaprak düşerken, insan kendi ömrünün dökülen yapraklarını hatırlar…

 

-Edebiyat - 11:57 A A
BENZER HABERLER