Geçmişin Peşine Takıldım…

22.08.2017 23:23

883 Kişi Okumuş

0 Yorum

Geçmişin Peşine Takıldım…

Neşe Doster
nesedoster@yahoo.com

Balkan gezisinde bir zamanlar ÇYDD ile birlikte adım adım dolaştığımız Güneydoğu’da, birlikte olduğumuz ÇYDD Küçükçekmece Şube Başkanı Eczacı Ender Lüleburgaz’la uzun yolları aşarken eski yılları ve yolları yad ettik. Aydınlıktan karanlığa bir ufuk turu yaptık. Başta Türkan Saylan olmak üzere bu derneğe gönül veren, emek veren, katkı sunan yaptıklarıyla ve yazdıklarıyla hep aramızda olanları andık. Bu hay huy arasında hala özveriyle koşturanların varlığını bilmek insana iyi geliyor doğrusu deyip geçmişin peşine takıldık,

O yıllarda gittiğimiz yerlerde ve görüştüğümüz kişilerde sanata, tiyatroya özel bir ilgi ve merakın olduğunu hissetmiştik. Bugün daha iyi anlıyoruz kültür sanat yoksunu insanların ardı ardına yapılan yaptıkları çimento yığınlarının geri yerleri uygar kılmaya yetmeyeceğini…

Bu küçük anımsatmadan sonra şimdi İzmir Atatürk Lisesi’nin başına gelenleri masaya yatırma zamanıdır. Basında İzmir Atatürk Lisesi’nin MEB aracılığıyla “Medeniyet ve Değerler Protokolü” çerçevesinde mahdum beyin başında bulunduğu vakfa verileceğini okuyunca değerleri ne kadar kolay ve hunharca harcadığımızı bir kez daha gördük. Demek ki sıra İzmir Atatürk Lisesi’ne, bu köklü kaleye gelmişti ha! “Beğenin beğenmeyin yeni bir devlet kuruyoruzdan, beğenin beğenmeyin okulları zapt ediyoruza” geldik ha! Şaşırtıcı değil ama üzücü…

Yılmaz Özdil yazdı. Özetleyelim. Bu okul; öğrencilerinin tamamı şehit veya gazi olduğu için o yıllarda mezun veremeyen lisedir. Bu özelliğinden ötürü; “Devlet Şeref Madalyası, İstiklal Madalyası” verilmesi için resmi talepte bulunan ilk ve tek lisedir. 1931 yılında Türkiye genelinde yapılan sınavda bu lisenin öğrencileri başarılı olunca adını taşıyan liseye gelerek matematik dersine giren Atatürk’ün ders verdiği sınıfı, tarihinde unutulmaz bir anı olarak gururla taşıyan lisedir.

Atatürk’ün yakın çalışma, dava ve yol arkadaşları olan, adalet ve eğitim tarihimizin efsane ve yeri doldurulamaz isimleri, Mustafa Necati’, Vasıf Çınar’, Reşit Galip’,  Mahmut Esat Bozkurt’un mezunu ve mensubu olduğu lisedir. 2 başbakan, 4 milli eğitim bakanı, 12 bakan, 2 genelkurmay başkanı çıkaran bir köklü lisedir.

Ve yine Şükrü Saracoğlu’ndan Şemsettin Günaltay’a, Ahmet Haşim’den Halit Ziya’ya, Neyzen Tevfik’ten Samim Kocagöz’e, Adnan Saygun’dan Selim Sırrı Tarcan’a pek çok ünlü ismin mezun olduğu lisedir.

Ayrıca Yakup Kadri’den Atilla İlhan’a ve kendileriyle tanışıklığım olan evimizde ağırlayıp evinde ağırlandığımız Salah Birsel’den, üniversiteyi bitirirken mezuniyet tezim olan Necati Cumalı’ya kadar edebiyat, sanat, siyaset ve spor dünyamızdan pek çok ünlüyü bizlere kazandıran lisedir.

Bir zamanlar mezuniyet balolarında kızlı-erkekli öğrencilerin vals yaptığı İzmir Atatürk Lisesi gibi köklü, medeni ve değerli bir lise  “medeniyet ve değerler protokolü” çerçevesinde birilerine peşkeş çekilirken ne kadar medeni, ne kadar değerli, ya da ne kadar yapıcı ne kadar yıkıcı olacak bekleyip göreceğiz!

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz