Han Ayvaz Adıgüzel: Yorucu Dersler Seçmek…
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Acaba elimizdeki din, fikri bir hareket yaratır mı? Bir Müslüman ömrünün bir dönemini araştırmalarla geçirmeli. Araştırma bir kültür devriminin öncüsüdür. Eğer araştırman yoksa yukarıdaki sorunun cevabını veremezsin.
Araştırma yaparken yorucu dersler seçilmeli.
İnandığın din eğer fikri bir hareket yaratmıyorsa sen donmuşsun. Seninle ancak futbol maçı sohbeti veya mangal keyfi sohbetleri yapılır. Fikir sohbetleri mantıklı ve makul insanlarla yapılır.
Günümüzün konusu insanın yenilgisidir. Bu yenilgiden kurtulman için mezhebin bir fikri hareket başlatabilir mi dedim. Mezhep değişim, onun mensup olduğun dinin yorumu olduğundandır.
İnsanın yenilgi dönemi tarihte bu kadar olmamıştı.
Kur’an’da yasak meyveden bahsedilir. Günümüzün yasak meyvesi insanın şuurudur. Buna yasak koymuşlar ama sen bunu anlayamıyorsun.
Uyanış istiyoruz, nesiller ötesi bir şuur istiyoruz. İnancı tanıma şuurla başlar. Eğer orada şuur yoksa, din derde deva olmaz. Belki de bir derde bir dert daha katar.
Yenilgide bazen parlak zekalar ortaya çıkar. Biz bunu istiyoruz.
Bir yerde sorumluluk varsa orada ahlak vardır. Derslere devem etmek bir sorumluluktur. Yazmak ve okumak ikisi de derstir. Okumadan yazmak imkân dahilinde değildir ama mümkünü vardır. Yani beklenti!
Arifler yazmayı şöyle değerlendiriyorlar: Kozmik alemden izin yoksa yazamazsın. Eflatun’un tabiri ile; “İdeler aleminden yazma işine memur ediliyorsun!”
Din konusu üzerine yazımlar daha bir fazladır; çünkü tarihin ilk işidir bu. Tarihte ilk devlet kurucuları Peygamberlerdir. Dinin emriyle olmuştur bu. İlk dini tanımadan son dinde kalamazsın. Avamı demiyorum, dikey düşünen aydınlar dinlere dönmüyorlar dine dönüyorlar. O da son din olan Muhammed’i İslam’dır.
Aydın, alt yapısı olmayan dinin ipini boynuna geçirir, mezhebini de öyle. Bir kişide ilim tekâmül etti mi, ilim ötesi bir duyguya yönelir.
Tarihin son büyük dinine bağlıyız ve ilim ötesi bir imanla şereflenmek istiyoruz. Salat ve selam olsun bu son dinin reisine ve onun pak Ehl-i Beyt’ine ve selam olsun bunları tanıyıp gönül bağlayanlara!
Cesur aydınlar dindar olur. Kur’an, dini anlayan insanlara “muhlisler” diyor. Allah’ın şeytana hitabı şudur: “Herkesi kandırabilirsiniz ama muhlisler asla!”
Peki, dinde cesur olmak nedir? Dinle savaştır! İslam esasında bir din değil, dinlerle karşı bir alternatiftir. Bütün dinlere karşı ve mevcut İslam’a karşı. Özellikle İslam’a! Mevcut İslam’a karşı alternatifi kim sunuyorsa “muhlis” odur, şeytan ona yanaşamaz.
“Sizin dininiz size, benim dinim bana!” Allah bunu muhlislere öğütlüyor. Bundan maksat nedir? Yani ben senin dinine alternatifim, sen git oyalan! Bu alternatif yapı nasıl bir şeydir? Bu, Muhammed merkezli ve Kur’an boyutludur.
Peki, Kur’an’ın buyruğunu nasıl uygulayacağız, bunun örneği kimdir? Muhammed’in Ehl-i Beyt’i. Bunu Kur’an diyor.
-Ahzap-33: “Ey Ehl-i Beyt, sizi masum kıldım, Şura-23: Ey Muhammed onlara de ki: Sizlerden bir şey istemiyorum, Ehl-i Beyt’imi sevip, onlara uymaktan başka!”
Eğer muhlissen cesursun. Eğer cesursan korkma. İslam’ı kaynaklarından öğren. Kırkıncı dereceden İslam’ı öğrenirsin, onun adı din olur ama İslam olmaz. Muhlis olmak kolay değil, bundandır cesur aydınlar dindar olur dedim.
-
Zeynep Altıok Akatlı: Parça parça değil, yan yana, Birleşik Mücadele
-
Orban: Özgürlüğü sevenler doğudan değil Brüksel’den korkmalı
-
80 barodan Bakan Gürlek’e “savunma hakkı” tepkisi
-
Çin’den mesaj: BM’yi yok etme hakkımız yok
-
Putin’den İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a mesaj: ‘Rusya, İran’ın egemenliğini koruma çabalarını destekliyor’
-
Ryabkov: BRICS, ABD’nin bir tuşa basarak kapatabileceği her şeye alternatif yaratıyor
