Irak’ın güneyindeki olayların kökleri ve gizli eller

19.07.2018 21:23

601 Kişi Okumuş

0 Yorum

Irak’ın güneyindeki olayların kökleri ve gizli eller

Irak’ın güneyi ve bazı merkezi bölgelerinde son günlerde bir dizi protesto eylemleri ve şiddet olayları yaşanıyor. Bu olaylarda bir kaç kişi hayatını kaybetti veya yaralandı.

Irak’ta son günlerde başlayan protesto eylemleri Basra eyaletinden Necef, Misan, Zikar, Kadisiye, Kerbela ve Babil eyaletlerine de sıçradı. Ancak düzenlenen protesto eylemleri hakkında önemli soru işaretleri bulunduğu anlaşılıyor. Bu eylemlerle ilgili akla gelen ilk soru, protesto eylemlerinin özellikle Irak’ın güneyinde şekillenmesinin sebepleri ile ilgili sorudur.

Gerçi bazı yorumlar Irak’ta yeni hükümetin kurulamamış olması, güneydeki protesto eylemlerinin başlamasında önemli rol ifa ettiği yönündedir. Ancak Irak halkının düzenlediği protesto eylemlerine ve bu eylemlerin sırasında gündeme getirdikleri taleplere bakıldığında, protesto eylemleri siyasi kökleri olmaktan ziyade iktisadi kökleri bulunduğu ve daha çok halkın geçim meseleleri ile bağlantılı olduğu anlaşılıyor.

Irak’ın petrol kaynaklarının yüzde 80 kadarı bu ülkenin Güney bölgelerinde ve özellikle Basra eyaletinde yer alıyor. Ancak Irak’ın petrol sahalarında faaliyet yürüten yabancı petrol firmaları yerli insan gücünden yararlanmak yerine yabancı iş gücünden yararlanmayı tercih ediyor. bu yüzden yöre halkı petrol zengini olan bu bölgelerde işsizlik oranı had safhaya ulaşmış olmasından şikayetçi oluyor.

Bundan başka Irak’ın en önemli iktisadi kaynağını barındıran Güney bölgelerine kamu hizmetleri asla iyi düzeyde olmadığı anlaşılıyor, özellikle bölgede hava sıcaklığı 50 derecenin üzerine çıkmasına karşın bölgeye uzun süre elektrik verilemiyor.

Irak Cumhurbaşkanı yüksek danışmanı Dr. Abdullah Olliyavi, Irak’ta son protesto eylemlerinin kökleri hakkındaki açıklamasında ülkenin Güney ve merkezi eyaletlerinde vatandaşlara yeterli kamu hizmetleri ve özellikle su ve elektrik verilmemesi, toplumun başta gençleri olmak üzere eğitimli kesimleri arasında işsizlik oranının yüksek olması ve ayrıca hükümetin tekfirci IŞİD terör örgütü ile yürüttüğü 4 yıllık askeri savaşta gücünün azalması söz konusu protesto eylemlerine sebebiyet veren en önemli sebepler olduğunu belirtiyor. Bu şartların yanında Irak’ta parlamento seçimlerinde yaşanan siyasi rekabetler ve seçimlerden sonra yeni hükümetin kurulamaması gibi etkenleri de eklemek gerekir.

Irak’ın güneyinde başlayan protesto eylemleri ile ilgili bir başka önemli soru ise bu eylemlerde yabancı aktörlerin protestoların başlaması ve devam etmesinde ne gibi rol ifa ettikleri sorusudur.

Görünen o ki bundan önce Ortadoğu bölgesinde yaşanan isyanlar ve ülkelerin iç huzursuzluklarda ecnebi odakların eli bulunduğu gibi Irak’ın güneyinde son günlerde yaşanan gelişmeler de bu durumdan müstesna olmadığı söylenebilir. Nitekim Irak’ta gerçekleştirilen seçimlerden sonra oluşan yeni ittifakları kendi çıkarları doğrultusunda görmeyen Amerika, Arabistan, birleşik Arap emirlikleri BAE ve siyonist rejim İsrail Irak’ın güneyindeki protesto eylemlerini destekledikleri açıkça ortadadır. Zira bir yandan bu protesto eylemleri Şii Müslümanların yoğunlukta yaşadıkları Güney bölgelerinde başlamış ve şiddetlenmiş ve bu protestolara zemin oluşturmak ve desteklemek Irak’ın yeni hükümetin kurulması için Şii grupların arasında devam eden müzakerelerin askıya alınmasına ve aralarında ihtilafların baş göstermesine yol açabilir, öte yandan bu olaylar hatta seçim sonuçlarının iptaline zemin hazırlayabilir. Bu konu, Amerika yönetiminin şiddetle peşinde olduğu bir durumdur.

Amerika’da yayımlanan Washington Post gazetesi ise Irak’ın güneyinde yaşanan olaylarla ilgili raporunda “Irak’ın güneyinde itirazları fışkırması” gibi kışkırtıcı ve körükleyici tabirler kullandı.

Irak Başbakanı Haydar İbadi geçen Cuma günü günü Basra kentinde elektrik kesintileri gibi sosyal sorunlarını ele almak üzere bu kente geldi, fakat Batı medyası bu tür çabaları faydasız göstermek için büyük çaba harcadı.

Arap 21 gazetesinin yazarı Casım Şemri ise bu konuda şu ifadelere yer verdi: şimdi Irak’ta bir dizi vaat ve sözler ve bazen de tehditle protestocularla teamülde bulunmaya çalışılıyor. Ancak bu ülkede Irak tarihinin zorlu şartlarına son vermek için geniş kapsamlı ve barışçıl bir kıyam zaruri görünüyor.

Londra’da yayımlanan El Arab gazetesi de Bahire Şeyhi’nin kaleminden yayımladığı raporda şöyle yazdı: Irak’ın durumu tehlikeli boyutlara ulaşıyor ve bu durum ülkenin Batı ve Kuzey bölgelerindeki kentleri da etkileyebilir, zira Irak’a hakim olan siyasi sınıf zulümlerini eşit olarak tüm Iraklıların arasında paylaştırmış görünüyor. Irak halkı Bağdat yönetimi onların taleplerini karşılama gücünden yoksun olduğunu bildikleri için protesto eylemlerini başlattı ve siyasi taleplerini Irak’a hakim olan siyasi düzenin değişmesine kadar uzanacak şekilde arttıracakları anlaşılıyoyr.

Bu tür yorumlar, ecnebi aktörlerin bu itirazların devam etmesi ve Irak halkı arasında hükümetin gücünün yetersizliği ve fesat gibi konuları ön plana çıkarılması yönünde yoğun emek harcadıklarını gösteriyor.

Arap uzman Abdulkerim Hasan Cabiri ise Sotul Irak gazetesinde yayımladığı raporunda güneydeki olayların perde arkasında ecnebi gizli ellerin bulunduğu ve Irak için bazı planları bulundukları yönünde uyarıda bulunarak şöyle yazdı: Acaba Irak’ta protesto eylemlerinin zamanlaması yerinde midir? Acaba süresinin sonuna yaklaşan Irak’ın şimdiki hükümeti halkın şimdiki taleplerini karşılayabilir mi? Mevcut şartlarda bu sorunlar Irak’ta ülkenin kötülüğünü isteyen çevrelerin güneyde ve merkezi bölgelerde durumu karıştırmak üzere gizli ellerini harekete geçirmeye ve eski baas partisi ve tekfirci teröristler gibi sapkın akımların kalıntılarını kişisel ve siyasi çıkarlarının gerçekleştirilmesi doğrultusunda isyan ve kargaşa çıkarmaya yöneltecektir.

Genel bir değerlendirmede, Irak’ın başta nüfusunun büyük çoğunluğunu Şii Müslümanların oluşturduğu Güney bölgeleri olmak üzere ülkenin çeşitli bölgelerinde halka sunulan sosyal ve kamu hizmetlerinin uygun düzeyde olmadığı bilinen bir gerçek olduğu söylenebilir. Ancak hali hazırda bu bölgelerde devam eden olaylardan ecnebi kumpası kokusu geldiği de açıkça ortadadır. 2015 yılının yaz aylarında da Irak’ın Güney bölgelerinde protesto eylemleri de sosyal hizmetlere yönelik itirazların yüzünden başlamış, ancak sonunda bu olayların perde arkasında eski baas partisinin eli bulunduğu ortaya çıkmıştı.

Gerçi Irak’ta IŞİD tehdidi bu ülkenin Güney bölgelerinde söz konusu olmadı, ancak son yıllarda örgütün Irak’ın sünni nüfusun yoğunlukta bulunduğu bölgeleri işgal ettiği sıralarda da sürekli Güney bölgelerinde hükümetin fesadı ve sosyal hizmetlerinde yetersizliği gibi durumlara yönelik itiraz amacıyla protesto eylemleri düzenlenerek bu bölgelerin de huzursuz ve güvensiz hale gelmesi için çalışıldı ve sonuçta Irak milletinin yeni siyasi nizamın ve demokrasinin getirilerinden faydalanmaları ve geleceğe umutla bakmaları engellenmek istendi. Ancak ne var ki Irak halkının mevcut durumdan hoşnutsuzluğu iktidarın başına yeniden eski rejime ve ecnebi güç odaklarına bağımlı olan kişilerin geçmesine yol açabileceğini de unutmamak gerekir.

Parstoday

İlgili Terimler :

YORUMLAR