Prof. Dr. Barış Doster: ABD ekonomisi ve NATO’nun işlevi

-Siyasî Analiz - 7 Ağustos 2026 00:01 A A

Prof. Dr. Barış Doster

dosterb@hotmail.com

YAZAR ARŞİVİ

ABD Başkanı Trump, ısrarla muhataplarına ve dünyaya, “ABD’yle ticaret yapın”, “ABD’de yatırım yapın” dese de, şimdiye dek umduğunu bulamadı. Bulamamasının birkaç sebebi var. 

Birincisi, ABD; eskisi kadar büyük bir cazibe merkezi değil. İkincisi, ABD’nin en büyük rakibi olan Çin; dünyanın geri kalanı yanında, bizzat ABD’li büyük şirketler açısından da üretimde, yatırımda, ABD’den daha cazip bir ülke olarak öne çıkıyor. Çünkü ABD’nin üretim maliyetleri konusunda, Çin’le rekabet etmesi mümkün değil. Çin çok daha fazla, çok daha ucuza üretiyor. Üstelik kaliteli de üretiyor. Hızla markalaşıyor. O nedenle ABD Başkanı Trump’ın, ABD’li şirketlere, Çin’deki fabrikalarını söküp ABD’ye taşımaları yönündeki çağrısı da beklediği karşılığı bulmadı. 

Trump, Avrupalı müteşebbislere, yatırımcılara, patronlara da ABD’de yatırım yapmaları çağrısı yaptı defalarca. “ABD’de fabrika kurun. Size dünyanın en avantajlı, en düşük vergi olanaklarını sunalım. Aksi halde, yüksek gümrük vergisi ödemeye devam edersiniz. Hatta bu gümrük vergilerini daha da artırırız” dedi. Adeta tehdit etti. Buna rağmen, Avrupalılardan da beklediği ilgiyi göremedi.

Ekonomiye, ticarete, gümrük vergilerine ilişkin bu tablonun, siyasete, dış politikaya yansımaması mümkün değil. O nedenle, ABD; ekonomiye ilişkin davetlerinden, ticarete ilişkin önerilerinden umduğu yanıtı alamayınca, siyasi baskılara, dış politika konusundaki tehditlere daha sık başvuruyor. NATO konusunda, Avrupalı müttefiklerini azarlıyor. NATO bütçesine daha fazla katkı yapmaları için Avrupalılara baskı yapıyor. Bazen hızını alamayıp, ABD’nin NATO’dan çıkabileceğini söyleyerek, Avrupalıları adeta tehdit ediyor Trump. Avrupa’nın birbirinden perişan, birbirinden cahil liderleri de, ABD Başkanının yanında oturup, onun hakaretlerini sineye çekiyorlar. Hatta bazen alkışladıkları bile oluyor.  

ABD, NATO’DAN ÇIKAR MI?

ABD; NATO’dan çıkmaz. NATO’yu çok verimli şekilde kullanan, NATO’ya bunca yatırım yapmış olan, NATO sayesinde müttefiklerin iç ve dış siyasetinde, ekonomisinden savunma ve güvenlik politikalarına kadar her alanda büyük nüfuz elde eden ABD; NATO’dan vazgeçmez. Eğer ABD NATO’dan çıkarsa, NATO’nun mevcut anlamı, etkinliği, caydırıcılığı kalmaz. NATO’daki hiçbir üye de, ABD’nin boşluğunu dolduramaz. ABD’nin siyasi, iktisadi, askeri, endüstriyel, teknolojik ağırlığı yanında, NATO’nun ortak bütçesinin yüzde 14.9’unu ABD’nin karşıladığını, NATO’daki toplam savunma harcamalarının yüzde 57’sinin ABD tarafından yapıldığını unutmamak gerekir. 

Biliyoruz, Avrupalı NATO üyelerinin de, “daha Avrupalı bir NATO” için ABD’ye kafa tutacak gücü, cesareti, iradesi, parası yoktur. Bu yönde aralarında görüş birliği de söz konusu değildir. Arada sırada Almanya ve Fransa’nın öncülük ettiği, NATO’dan biraz olsun ayrışmış, özerkleşmiş bir Avrupa savunma ve güvenlik kimliği konusunu da ciddiye almamak gerekir. Berlin ve Paris; NATO’nun diğer Avrupalı üyelerini bu konuda ikna edememişlerdir. Avrupa Birliği üyesi olmayan, NATO üyesi olan Türkiye, İngiltere gibi ülkeleri de işe koşmak için, Ukrayna – Rusya savaşından sonra gündeme getirilen Avrupa Siyasi Topluluğu gibi grupların da, işlevi, etkisi, ağırlığı bulunmamaktadır. 

ABD Başkanı Trump, birkaç yıl önce, NATO üyelerinden, savunma harcamalarının GSYİH içindeki payını, 2035 yılına kadar yüzde 2’den yüzde 5’e çıkarmalarını istedi. Bu isteğine ciddi bir itiraz gelmedi. Bu istek, NATO’nun ABD açısından sadece siyasi, askeri değil, iktisadi açıdan da önemli olduğunun kanıtlarından sadece biridir. Dünyanın en büyük silah sanayisine sahip olan ABD’nin NATO’daki nüfuzu, ABD silah sanayisinin de yüzünü güldürür. 

Trump, ABD’yi ekonomik olarak yeniden en büyük üretim merkezi yapmak, ihracatı ve ABD’ye yapılan yatırımları artırmak istediğinden, savunma sanayisinin bu kapsamda da önemi büyük. Bunun için enerji maliyetlerini de düşürmek zorunlu olduğundan, Trump; hem ülkedeki çevreci enerji projelerini dışlıyor hem de Venezüella örneğinde olduğu gibi, enerji zengini olan bir devletin liderini kaçırıp, enerji kaynaklarına adeta çöküyor. Aksi halde ABD’nin Çin’le rekabet etmekte zorlanacağını, küresel ölçekte imalat sektöründe ABD’nin açık ara önünde olan Çin’den daha fazla ve daha ucuza üretmesinin, daha çok satmasının, olanaksız olduğunu biliyor Trump. 

O nedenle, Türkiye’de toplanan NATO zirvesinde bir kez daha görüldüğü üzere, NATO açısından stratejik tehditlerin ve caydırıcılığın ele alınması, bölgesel güvenlik ve enerji koridorları üzerinde durulması, ortaklıklar ve küresel ağlar hakkında kafa yorulması, hep ABD’nin öncelikleri ve çıkarları içindir. İster jeopolitik dengelerle, ister ekonomik çıkarlarla, ister bölgesel dinamiklerle, ister güvenlik ihtiyaçlarıyla, ister diplomatik baskılarla, ister bunların hepsiyle izah edilsin, NATO; ABD emperyalizminin saldırı ve işgal aygıtıdır. 

 

-Siyasî Analiz - 00:01 A A
BENZER HABERLER