Tuğçe Tatari: Susma, ayağa kalk, el ele tutuşalım
Tuğçe Tatari
tugcetatari@gmail.com
Susma, ayağa kalk, el ele tutuşalım ve tüm faillerin uykusunu kaçıralım!
Tacize yeltenen aile dostlarına da ‘üst düzey gazetecilerin’ çok çirkin tekliflerine de maruz kalmış biriyim. Evine konuk olduğum arkadaşlarımın aile bireylerinden de ahlaksız yaklaşımlar gördüm. Kendini sosyalist konumlayanından da gördüm, “Ben feministim” diyen erkeklerden de gördüm… Yani bu işin sınıfsal bir istisnası, nüfuzsal bir kalkanı, ideolojik bir ayrımı yok…

Bu yazıyı hiç zorlanmadan yazıyorum.
Üzerine okuma, araştırma, sorma, soruşturma evresine ihtiyaç duymadan yazabileceğim ender konulardan biri çünkü.
Kendim yaşadığım, tanık olduğum, içinden geçtiğim bir konu çünkü.
Ezbere bildiğim bir konu çünkü…
Evet ben de 45 yıllık Türkiyeli bir kadınım en nihayetinde.
Önce ülkemde olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde kadın olmanın ne demek olduğunu gayet iyi bilen biriyim.
Yaşarken farkına vardığım veya sonradan yaşım ilerledikçe bunun bir taciz olduğunu, bunun bir şiddet, bunun bir hak gaspı olduğunu kavradığım tonla yaşanmışlığım var.
Kimine gülüp geçebildiğim, kimine daha yeltendiği anda ağzının payını verebildiğim fakat çoğuyla da hâlâ hesaplaşmaya cesaret edemediğim yaşanmışlıklar bunlar.
Ben güçlü bir kadınım, her şeyden önce bir yazarım, elimde kalemim var, çevrem de geniş. İfşalamam hâlinde faillerimin canını sıkacağım, başlarına bela olacağım, hatta hayatlarını sıkıntıya sokacağım kesin. Doğuştan şanslıyım evet. Beyazların arasında doğdum, iyi koşullarda, özel okullarda okudum, nüfuzlu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. Buna rağmen ailemden dolayı hayatıma giren ve tacize yeltenen ‘aile dostları’na da denk gelmiş bir kadınım.
Gençliğimde de iş hayatımda da ‘üst düzey gazetecilerin’ çok çirkin tekliflerine de maruz kalmış biriyim.
Evine konuk olduğum arkadaşlarımın aile bireylerinden de ahlaksız yaklaşımlar gördüm.
Kendini sosyalist konumlayanından da gördüm, “Ben feministim” diyen erkeklerden de gördüm…
Yani bu işin sınıfsal bir istisnası, nüfuzsal bir kalkanı, ideolojik bir ayrımı yok, öncelikle bunu söylemek isterim.
Benim gibi şanslı olanların, onlarca koruma katmanı olmasına rağmen bu işten muaf oldukları sanılıyorsa, bu kanıyı da düzeltmiş olalım isterim!
Kadın her yerde, her sınıfta, her ortamda kadın ve yaşadıkları benzer.
Son günlerde yaşanan 2. Me Too dalgasına da destek veren biriyim.
Açıkçası kadının ayağa kalktığı her yerde olurum.
Asla bakmam ifşadan önce savcılığa gidilmiş mi diye…
Asla korkmam paylaşımlarıma failler suç duyurusunda bulunursa diye…
Asla bakmam aradan onlarca yıl mı geçmiş diye…
Asla bakmam failimin artık çocukları mı olmuş diye…
Asla empati kurmam evlendiği karısıyla ve ayağa kalkmaya hazır hissettiğimde kalkar ifşamı yaparım…
Bununla ilgili hesap vereceğim tek bir insan da olamaz.
Bu durumda karşı tarafa yardımcı olan herkesi de, o kişinin yanında ve destekçisi olarak kalmaya devam edeni de düşmanım sayarım.
Asla “adil mi bu ifşa şekli” diye bakmam.
Çünkü bilirim yaşadıklarını anlatmak için ayağa kalkmak zordur, yaşadıklarını kamu önünde dillendirebilmek mangal gibi yürek ister. Bunun karşısında duran ve ‘ama’lı cümleler kuran herkes, babam dahi olsa karşımdadır artık.
Ve evet -babam kusura bakmasın ama- fail babamsa onu bile tanımam!
Her ayağa kalkan, her o anı doğru an sayan mağdurla da dayanışırım.
Bakınız, bu benim açık beyanımdır ve dayanıştığım, herhangi bir erkek şiddeti, tacizi vb. mağdurunun savcılıkla muhatap edilmesi hâlinde de yanında olurum, paylaşımlarımın hepsinin arkasında dururum yeter ki haberdar edin beni.
Kadının, Kürdün, Ermeninin, Alevinin, lgbti+’ların, -faşizmle taciz, faşizmle şiddet, faşizmle düşmanlık kol koladır iyi bilirim- ve her türlü ezilen zümrenin Türkiye’de ve hatta dünyanın birçok geri kalmış ülkesinde neler yaşadığını, hukukun hükmünü yitirdiğini bilen biri olarak ben buradayım kardeşim. Elim elinde, yeter ki haberim olsun, karşındaki devlet olduğunda da yanından çekilmeyeceğime söz veririm.
Sana asla akıl vermem, kendini kötü veya hatalı hissettirmem, çünkü sistem nasıl işliyor çok iyi bilirim ve sadece elini tutarak yanında yürürüm.
Seni hikâyenin detaylarıyla sorgulamam, haklılığını ispat etmeni beklemem, çünkü ben de seninle aynı yerdeyim, inan yok hiç farkımız.
Sana ifşanı sorgulatmam, aksi pozisyonda yer alan ve ifşanın zamanlamasını sorgulayan kadın ve erkekleri de düşman kabul ederim.
En çok da kadın düşmanı kadınlarla mücadele ederim, çünkü nasıl yaraladıklarını da iyi bilirim!
Özetle, teklifim açık…
Susma, ayağa kalk, el ele tutuşalım ve tüm faillerin uykusunu kaçıralım!
-
Zeynep Altıok Akatlı: Ege’den dünyaya bir barış çağrısı
-
Trump: Anlaşma yapmaya henüz hazır değilim
-
Cahit Kılıç: İlber Hoca’nın ardından…
-
Fransa; Lübnan ve İsrail arasında ateşkes görüşmelerine ev sahipliği yapmaya “hazır”
-
Kuzey Kore, Japon Denizi’ne 10 balistik füze fırlattı
-
Ortadoğu’daki en büyük petrol depolama tesislerinden BAE’nin Füceyre limanı vuruldu
