Voleybola gönül verenlerin Eda Erdem’lerin izinden gitmeleri…

-Genel - 27 Şubat 2025 00:01 A A

Neşe Doster

nesedoster@yahoo.com

Karamsarlığın dört bir yanımızı sardığı, iftira ve itiraf arasında gidip geldiğimiz  bugünlerde! Cinsiyet eşitsizliğinin, ataerkil düzenin tavan yaptığı günümüzde! Zeki, cesur, üretken kadınlara, hayalleri olan genç kızlara, ailesinin ve öğretmenlerinin desteği ve yüreklendirmesiyle umutları gerçekleşen çocukların başarı öykülerine sayfa açmak sanırım hepimize iyi gelecek. Birkaç gün önce sitemizi devamlı takip eden, köşemizin sıkı okurlarından olan  12 yaşında ortaokul öğrencisi Defne’yle tanıştım. Yazılarımdan söz edince şaşırdım, ayrıntılara girdiğinde ilgi ve bilgisine hayret edip, hayranlık duydum ve kendisini köşemde ağırlama sözü verince de bugün yazımın konusu ve konuğu olsun istedim.

Defne Nacar 6 Ocak 2023 yılında yazdığım “Kadın elinin ve kadın beyninin zaferi! ATATÜRK’ÜN Kızları” başlıklı yazımı hiç unutmamış. Özellikle de; “Herkesin bir hikâyesi vardır, ama kimilerinin hikâyesi sıra dışıdır. Kadın varsa umut da vardır. Çünkü güçsüz kadın yoktur, toplum ve erkekler tarafından güçsüzleştirilen kadın vardır. Önemli olan bu konuda sahici ve samimi olmaktır.” Şeklindeki tümcelerimi ezber etmiş.

Yine 21 Ağustos 2023 yılında Yelkenci Neşe Hasipek’le ilgili yazımı ve onun bana yazdığı mektubu da hiç unutmamış. 12 yaşındaki okurumuzu şaşırarak, duygulanarak, zekasına ve dikkatine şapka çıkararak dinlediğimde; Vefanın, değerbilirliğin, kadın dayanışmasının, insanlara dokunmanın önemine vurgu yapmak adına şimdi ben ortadan çekiliyor, sözü genç okurumuza bırakıyorum.

“Adım Defne Nacar 12 yaşındayım, ortaokul ikinci sınıf öğrencisiyim, derslerim iyi Fen ve Türkçe derslerim daha iyi. Voleybolcu olmak istiyorum. Rol modelim başta Eda Erdem ve Hande Baladın olmak üzere diğer voleybolcu ablalarımdır.

Sitenizin ve köşenizin sık takipçisi olarak sizinle çok yeni yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum. Ben Maltepe Amatör Spor Kulübü Mavi Yıldızlar Voleybol Takımında 12- 13 yaş gurubundaki arkadaşlarımla oynuyorum. 9 şubat Pazar günü FB-Vakıfbank arasında oynanacak kadın voleybol maçına gitmek istedik, profesyonel bir maç izlemek için FB spor kulübünden bilet talep ettik. Onlar da amatör sporculara jest yapmak adına talebimizi kabul ettiler. Maça gittik, ben ve arkadaşlarım çok heyecanlandık, bazen hayallere dalıp kendimizi onların yerine koyduk, maç çok çekişmeli geçti normalde 3 sette biten maç 5 set oynandı ve FB kazandı.

Gerçek sporcunun ne demek olduğunu öğrendik…

Hayranlık duyduğumuz sporcularla, çok yakından görüp izlediğimiz takım oyuncularıyla fotoğraf çektirmek ve onlardan imza almak istedik. Ancak çok yorgun olan oyuncular hemen soyunma odalarına çekildiler, pistte sadece kaptan Eda Erdem kaldı ve bize eliyle “gelin!” dedi. Hemen yanına koştuk, tüm yorgunluğuna rağmen bizimle tek tek ilgilendi, fotoğraf ve imza isteklerimizi geri çevirmedi, sabırla, ilgiyle yerine getirdi. Bunun adı gerçek sporculuk, özveri değilse nedir diye düşünerek yanından ayrılırken; benim ve takım arkadaşlarımın gönlünde taht kuran Milli takım Kaptanı Eda Erdem ablamı kendime örnek olarak almaya, izinden gitmeye, içimdeki tutkuya yön verdiği için onu hiç unutmayacağıma karar vermiştim. Maçtan sonra arkadaşlarımla sık sık o günü, Eda ablamın bize gösterdiği ilgiyi ve duyarlılığı sık sık dile getiriyoruz. İnşallah günün birinde biz de onun gibi başarılı ve alçakgönüllü oluruz.”

12 yaşındaki Defne’yi dinlerken, kurduğu tümcelerden, akıcı anlatımından, spor tutkusundan, voleybol merakından, derin bilgisinden çok etkilendim. Yeni Eda Erdem’ler yetişiyor diye heyecanlandım. Çocuklara rol model olan sporcularımızı alkışladım. Çocuklarına maddi ve manevi anlamda destek olan ailelerine kolaylıklar diledim. Ve Büyük Atatürk’ün; “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim. Türk gençliği sağlıklı yetişip, spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altında olur!” şeklindeki sözünün  diğer tüm sözleri gibi ne kadar anlamlı ve isabetli olduğunu düşündüm.

Tanışma faslı ve söyleşi biterken Defne kulağıma eğilerek, adeta sır verircesine şunları söyledi; “Benim 9 yaşında bir erkek kardeşim var, adı Alper, o futbola meraklı. Ama ben bugünlerde çok heyecanlıyım, Ağustos ayında ailemize yeni bir bebek geliyor, merakla kızkardeşimi bekliyorum, çünkü onu da voleybola yönlendirmeye kararlıyım.”

Özetle! Bu özgüveni yüksek, yolunu şimdiden çizmiş çocuğun duruşu yarınlar adına umudumu artırdı desem! Defne Nacar’ın, genelde spora, özelde voleybola ilgi duyanların ve takım arkadaşlarının yolları ve şansları açık olsun diye ilave ederek yazımı noktalasam olur mu?

 

-Genel - 00:01 A A
BENZER HABERLER