Kars var ya Kars! Şehir deyip geçmeyeceksin…

-Genel - 11 Ağustos 2021 10:00 A A

Nostaljik yazılar 18

 

Zorunlu açıklama 1: Uzun süre klavyeye baktıktan sonra nihayet iş başı yaptım. Bunun nedeni hem ateş gibi yanan ve hararet yapan ülke gündemi! Hem de Tanyeri Haber sitesinin “1hafta kapalıyız!” duyurusu. Ah bizim kuşağın bu fikri takibi yok mu?

Zorunlu açıklama 2: Tanyeri okurları için her ay kaleme aldığım Kars konulu nostaljik yazıyı yazmak için ilk kez bu kadar zorlandım. Ülke yangın yeri iken, bu nerden çıktı “Maa bah ne haldayım, yara bah ne sallanır!” denilir mi diye tereddüt ettim. Sonra da biraz teneffüs iyi gelir deyip bilgisayarın başına çöktüm!  Başlığa dönersek!

Neden derseniz? Hemen söze gireyim! Nostaljik yazıların 18. için sizleri 1930’lu yılların Kars’ına götürecek, o yıllarda olup bitene bakarak başlıktaki vurguyu haklı çıkaran gerçeklerle tekrar da olsa buluşturacağım. (hepimize iyi gelecek biliyorum!)

Nasıl derseniz! Cumhuriyeti bir kadın erkek eşitliği olarak gören ve kadını Cumhuriyet projelerinin temeline oturtan Atatürk’e en büyük desteği veren illerden biridir Kars! O nedenle memleketimizin çağdaş yapısına ve uygar duruşuna ilişkin bu net tavrını yıllar sonra da iyi görmek ve okumak için o yıllara gitmekte yarar var…

Niçin derseniz! Bizler eğitimde fırsat eşitliğinin yaşandığı yıllarda, Anadolu liselerinde değil, Anadolu’nun liselerinde okuyan kuşak olarak, Kemalist cumhuriyetin başarısına inanan öğretmenler tarafından eğitildik, bu özelliğimizi de her yerde kanıtladık.

Örnek isterseniz! 1970’li yıllarda Türkiye genelinde ilkokullaşma oranı yüzde 59’iken, Kars’ta yüzde 65 idi. Eğitimin yazboz tahtasına döndüğü, 19 yılda 8 bakan, 15 kez sistemin değiştiği günümüzde, bu azımsanmayacak bir fark olarak dikkatlerden kaçmamalıdır…

Yine Kars’a yerleşen ve Kars Lisesinde okuyan Halis Kerimoğlu’nun (Mösyö Halis) anlattıkları ilginç ve öğreticidir; “1934 yılında Rize’den Karsa geldiğimizde annem çarşaflı idi ve Kars’ta çarşaf yoktu!” derdi rahmetli Halis abi!

1940 yılında geçen bir olay daha ilginçtir. Kars Lisesi öğrencileri sahneye koydukları bir oyunda kullanılmak üzere kara çarşafa gereksinim duyarlar. Kars’ta bulunamayınca Erzurum’dan getirtilir.

Rahmetli kayınvalidem Fatma Doster’den duyduğum, hep hatırladığım, daha doğrusu hiç unutamadığım bir anım daha var. 1950 yılında Antalya’dan Kars’a tayinleri çıkan bir aile kayınvalidemlerin kiracısı olur. O yıllarda evde bulunan dikiş makinesini gören kiracı hanım, ilk kez gördüğü makine karşısında şaşkınlığını gizleyemez!

Ders verdiğim MSM’de karşılaştığım Nedret Güvenç, Karslı olduğumu duyunca benimle bir anısını paylaşarak şöyle demişti; “Devlet Tiyatrosu olarak 1960 yılında turne nedeniyle Kars’a geldik. Gittiğimiz her yerde biz tiyatro oyuncularına yenge diye hitap ediliyordu. Kars’ta ‘hanımefendi’ diye hitap edilince çok etkilendik.” (Hayatı döner sahne gibi kabul edersek, rolü biten sahneden ayrılmadan önce tiradını atar, selamını verir, alkışını alır ve perde iner. Nedret Güvenç de perde dedi ve gitti!)

1928 yılında Kastamonu halkı Atatürk’ü şapkalı görüp, şapkayla ilk kez karşılaştığında Kars halkı şapkayı yıllar öncesinden Kafkaslardan göç edenlerle tanımış ve kullanmıştır.

Tüm bu örneklere bakınca Kars’ın farklılığı ortaya çıkar. O nedene Kars; En doğudaki en batılı kent benzetmesini de, şehrin girişinde yazılı olan ‘Doğunun Uygar Kenti Kars’a Hoş Geldiniz” sözünü de yerden göğe hak eder.   

O nedenledir ki biz gurbetteki Karslılar bölgemiz için, memleketimiz için yararlı bulduğumuz, aydınlık ve anlamlı bulduğumuz her etkinlikte yer almak ve elimizden gelen katkıyı sunmak için yollara düşer, kişisel özlemimizin, duygusal bağlılığımızın, memleketimize olan vefalı tavrımızın bize yüklediği görevleri yerine getirmek için toprağımıza koşarız…

Düşünüyorum da! Hep özlediğimiz, zaman zaman gittiğimiz, uzaktan bakıp iç geçirdiğimiz memleketimizin hepimizin özelinde köklü bir karşılığı var. Hepimizin hamurunda doğup büyüdüğümüz toprağa karşı azımsanmayacak bir bağlılık var. Dönemin koşulları zorlu da olsa okuduğumuz okulların hepimizin özelinde ve anılarında ayrı bir yeri var…

Gerilere, anılara dalıp gittiğimizde çocukluğumuzun unutulmaz figürlerine, zorlu da olsa eğitim öğretim yolculuğumuza baktığımızda, günümüzle empati yaptığımızda işin tansiyon çıkartan, nabız hızlandıran, kalbi yoran sağlık boyutu var…

Sorunlarımızla ilgilenen oda, dernek, vakıf başkanlarımız var. Azımsanmayacak ölçüde batılı ve yabancı gelinlerimiz, batılı ve yabancı damatlarımız, Kars’ı çok seven batılı dostlarımız var. Tüm bunların başımızın üstünde yeri var…

Ayrıca insanın memleketine dair yazı yazmasının ayrı bir tadı, rengi, yeri ve yarattığı duygu yoğunluğu var. Hele de o memleket; çağdaş yapısıyla, insani duyarlılığıyla farklı kültürleri kucaklamasıyla, cumhuriyete kol kanat germesiyle, kadına verdiği değer ve önemle biliniyorsa… 

Doğunun uygar kenti Kars!

Memleketimize girişte yazan bu söz; Kuşkusuz ki sindirilmiş bir birikimin, görkemli ve aydınlık bir geçmişin ve hak edilmiş bir gerçeğin anlatımıdır.

Yazarlar, senaristler, tarihçiler, araştırmacılar, gelip görenler, içinde yaşayanlar Kars’a hep kendi pencerelerinden bakarlar. Severler, överler, eleştirirler, sahip çıkarlar, yok sayarlar, dudak bükerler. Oysa Kars’ı tanımak ve tanıtmak için sadece tarih – coğrafya bilgisi yetmez. Bin yıllık geçmişi, mimari dokuyu, çok dinli, çok dilli, değişik kültürlü yapıyı ve onun izlerini iyi okumak gerekir.

Kars kendi içinden çıkanlar için, havasıyla, suyuyla, kışıyla, yazıyla, geçmişiyle haliyle, kadın-erkek ilişkilerinde kaçgöç nedir bilmeyen, dışlayan değil kucaklayan, saran sahip çıkan yapısıyla iç çekerek, içe çekilerek solunan bir kenttir. Bizim ilimize ağlayarak gelmek, bizim ilimizden ağlayarak gitmek bu özelliğimizin en somut göstergesidir…

1924 yılında genç cumhuriyetimiz henüz bir yılını doldurmadan Gazi Mustafa Kemal’in eşi Latife Hanımla ilimizi onurlandırması! Karslıların büyük kurtarıcıyı “Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa” adlı oyunu kadın- erkek birlikte oynayarak selamlaması! Mahkemelerinde Atatürk, Cumhuriyet ve laiklik karşıtı davaların görülmemesi! Bizlere iyi ki bu topraklarda doğmuşuz, iyi ki bu toprakların çocuğuyuz dedirtir…

Bu şanlı mazisi ve aydınlık geçmişinden ötürüdür ki bizler memleketimizi bir insanı sever gibi sever, bir sevgiliyi özler gibi özler, birbirimize de toprağımıza da sahip çıkarız. Doğduğumuz, doyduğumuz ve haksız bir vedayla bir gün çekip çıktığımız ilimizi çok özler, oyun havalarımızı, yöresel tınılarımızı dinlerken buruklaşır, geçmişe döner, etkileniriz…

Görsel değerleri de, kültürel değerleri de görmezden gelinen bir yörenin çocukları olarak toprağımızın hüznü de, sevinci de bizi çok ilgilendirdiğinden, memleketimizin geçmişinde, tarihinde, geleneğinde var olan çok kültürlülük ve hoşgörüyle gurur duyarız…

Yine kaç- göç nedir bilmeyen çağdaş yapımızla, hiçbir kültürde görmediğimiz düğün- ölüm geleneklerimizle, hiçbir dilde rastlamadığımız deyimlerimizle, anlatmaya da, dinlemeye de doyamadığımız fıkralarımızla övünüp dururuz…

Çünkü bir gün bavulumuzu alıp çıktığımızda yüreğimizi toprağımızda bırakıp, anılarımızı ve değerlerimizi yanımıza aldık. Araya yıllar, yollar, dağlar, denizler, yeni iller, işler, eşler girdi ama memleketimizle aramıza kara kedi hiç girmedi. Bu yazıları biraz da bu duygular yazdırıyor desek mi?

Neşe Doster


Yazı Arşivi

-Genel - 10:00 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

  • Yusuf Elgezdi 16 Ağustos 2021 09:58

    Çok saygı ve hayranlık duyduğum sayın öğretmenim.Ne mutlu size ki KARS’lısınız. KARS’lı olmak bir ayrıcalıktır sözü sizle vücut buluyor. Yine ne mutlu ki size çok değerli bir evlat yetiştirdiniz. Kıstlı yorum için özür diler sağlıklı yarınlar temenni ederim. Saygılarımla

  • Naci 15 Ağustos 2021 18:58

    Ellerinize sağlık Neşe hocam 👍🙏

  • NİHAL AYDIN 11 Ağustos 2021 22:37

    Karsımızın gözel gızı, nağmekar kızı;
    Üreğime saldın Sevda Yıldızı,
    Ele bil ki;
    Fırtınalı bir denizem Men,
    Yollarına çiçek ki mi Söz dizerem Men…
    Kars Gızı dendiğinde aklıma hep bu dizeler gelir…
    KARS ımın en güzel edebiyatcısı
    Arkadaşıma gönülden Sevgilerimi gönderiyorum
    Okudukça,
    beni çok eskilere ,anılarıma götürdün Sevgili Neşe ….
    Karsa gelip ,
    tanıştığımda , henüz 14-15 yaşlarında idim. İlk tanıştığımda Karsa aşık olmuştum.
    O aşkım hiç bitmedi.
    Kültürüyle , müziğiyle , insanlarıyla,
    sosyal yaşam tarzıyla hep gurur duyduğum KARS ımıza hasretim ,özlemim duygularım,
    çok yoğun.
    Yazdıklarınla anılarınla, anılarıma birkaçını daha eklemiş oldun.
    Kars özlemini güzelliklerini çok güzel anlatmışsın.
    Sen yazdıkça , benim de özlemim bir kat daha artıyor..

    A dağlar,
    Söyle aa dağlar,
    Olurmu böyle aşinalık aa dağlar,
    Yaman günüm, yahşı eyle eyy dağlar…
    BU GÖNÜLLER SANA GURBAN AAA DAĞLAR…
    Kalemin güçlü,yüreğin var olsun Teşekkürler ….
    Nihal Aydın

  • NİHAL AYDIN 11 Ağustos 2021 22:31

    Karsımızın gözel gızı, nağmekar kızı;
    Üreğime saldın Sevda Yıldızı,
    Ele bil ki;
    Fırtınalı bir denizem Men,
    Yollarına çiçek ki mi Söz dizerem Men…
    Kars Gızı dendiğinde aklıma hep bu dizeler gelir…
    KARS ımın en güzel edebiyatcısı
    Arkadaşıma gönülden Sevgilerimi gönderiyorum
    Okudukça,
    beni çok eskilere ,anılarıma götürdün Sevgili Neşe ….
    Karsa gelip ,
    ilk tanıştığımda , henüz 14-15 yaşlarında idim. Şlk tanıştığımda Karsa aşık olmuştum.
    O aşkım hiç bitmedi.
    Kültürüyle , müziğiyle , insanlarıyla,
    sosyal yaşam tarzıyla hep gurur duyduğum KARS ımıza hasretim ,özlemim duygularım,
    çok yoğun.
    Yazdıklarınla anılarınla, anılarıma birkaçını daha eklemiş oldun.
    Kars özlemini güzelliklerini çok güzel anlatmışsın.
    Sen yazdıkça , benim de özlemim bir kat daha artıyor..

    A dağlar,
    Söyle aa dağlar,
    Olurmu böyle aşinalık aa dağlar,
    Yaman günüm, yahşı eyle eyy dağlar…
    BU GÖNÜLLER SANA GURBAN AAA DAĞLAR…
    Kalemin güçlü,yüreğin var olsun Teşekkürler ….
    Nihal Aydın

  • Harbiye 11 Ağustos 2021 22:00

    Sadece üç yıl okumama rağmen gönülden vefa duygularıyla Kars’a bağlanmanın en önemli etkeni oldunuz,sizin yazılarınızla Kars’i ve yarim asır önceki anılara gitmek hüzünlenirdi.Sizin öğrenciniz olmakla ve abla sevginizle hep gurur duydum.Yureginize,kaleminize sağlık.

  • Nuri Gökçek 11 Ağustos 2021 21:53

    Teşekkürler, Neşe Hanım Öğretmenim, uzunca bir aradan sonra sizin Kars’ı özleten, bizleri silkeleyip kendimize getiren güzel bir yazınızla buluşmanın heyecanını yaşıyorum. Dışarıda Karslı olmanın zor bir görevi de var; ben onu çokça yaşadım. Ağzına gücü yetmeyen ve Kars’ı sıradan bir şehir olarak gören, Karslı’nın bu şehre sevdasını bilmeyen, ne olduğu belli olmayan yersiz yurtsuzların dil uzatmalarına gerekli yanıtı benden daima verilmiştir. Hiçbir Karslının da bu hassasiyeti unutmamasını dilerim. Selam ve saygılarım ile.

  • Şenay Kayan 11 Ağustos 2021 18:50

    Ülkemin,doğduğum yerin senin gibi yürekli dik duran korkusuz kalemlere ihtiyacı var.sagol canim

  • Nesrin Askeran Ünal 11 Ağustos 2021 18:48

    Kalemine sağlık Neşe hocam yine burnumun direği sızlayarak okudum👍👏🏻💕

  • Nazan Bergişadi 11 Ağustos 2021 17:48

    Sevgili Neşe
    Birlikte yaptığımız seyahatlerimizde , bizim bir uçtan bir uca Kars’ı tanımamıza ve de doğasıyla , insanıyla , yöresel tadlarıyla çok sevmemize neden olduğun için teşekkürler

  • Z.Tuncay YAZICILAR 11 Ağustos 2021 17:04

    Bir yorum yazdım yayınlanmadı. İkinci defa yorum yazdım.Sistemde yorumumu okudum oda kayboldu

  • Z.Tuncay YAZICILAR 11 Ağustos 2021 16:55

    (NOT,İNTERNET ORTAMI I. YORUMUMUN AĞIRLIĞINI KALDIRAMAYIP YAYINLIYAMADI )

    29 Harfın ; ünlüsü , ünsüzü , kalını , incesi ile ipeğimsi dokunuşlarla muhteşem bir yazı oluştur-
    muşsun.
    Eğri , büğrü , köşeli , noktalı kuyruklu , tarağımsı,
    yılanımsı harfları harmanlayarak abide oluşturmuş-
    sun.
    MİMARI : NEŞE AKÜZÜM DOSTER elbette.
    Değerli okuldaşım , yazın karşısında kilitlendim.
    Bravo sana…
    Tebrikler sana , övünç bana
    KARS ; anlatılamaz , yaşanılır derlerdi .
    Ustası , yaşamış , anlatıyor da işte…
    Muhteşemsin..
    Sevgi ve saygılarımla.

  • Talip AĞİRGÖL 11 Ağustos 2021 16:26

    Tebrikler ellerinize beyninize emeğinize sağlık karsı çok güzel anlatmışsınız duygu dolu size yakışan bir yazı. Sağlıklı günler Saygılar.
    Beşir abiye Allah uzun ömür versin ortaokulda benim tabiat bilgisi hocamdı

  • Talip 11 Ağustos 2021 16:21

    Tebrikler ellerinize beyninize emeğinize sağlık karsı çok güzel anlatmışsınız duygu dolu size yakışan bir yazı. Sağlıklı günler Saygılar.
    Beşir abiye Allah uzun ömür versin ortaokulda benim tabiat bilgisi hocamdı

  • Z.Tuncay YAZICILAR 11 Ağustos 2021 16:21

    29 Harfın; ünlüsü ,ünsüzü , kalını , incesi ila ipeğimsi dokunuşlarla muhteşem bir yazı oluştur-
    muşsun.
    Eğri , büğrü , köşeli , noktalı , kuyruklu , yılanım-
    sı , tarağımsı harfları harmanlayarak abide oluştur-
    muşsun.
    MİMARI : NEŞE AKÜZÜM DOSTER elbette.
    Değerli okuldaşım , yazın karşısında kilitlen-
    dim !
    Bravo sana…
    Tebrikler sana , övünç bana .
    KARS anlatılamaz , yaşınılır derlerdi … Demek ki usta kalem anlatabiliyormuş.
    Muhteşemsin.
    Sevgi ve saygılarımla.

  • nimet gollu 11 Ağustos 2021 11:58

    Canım Neşe hanım,güzel memleketimizi ne güzel anlatmışsınız.Duygulanmamak elde değil doğduğumuz güzel kent Kars hep bizim yüreğimiz de bir numara olucak.Sizin gibi kıymetli değerleri bizlere kazandıran bu kadim kenti sevmemek olmaz,yüreğinize sağlık çok etkilendim okurken …sevgiler

  • Aysel Akkoç Boy 11 Ağustos 2021 10:36

    Değerli öğretmenim, yine yüreğimize dokunan ,anılarımızı tazeleyen güzel bir Kars tanıtımı yapmışsınız emeğinize, yüreğinize sağlık.
    Kars anlatılmaz yaşanır. Karslı olmak ayrıcalıktır. Kars ı sevmek ise farktır. Siz gerçek bir Kars sevdalısısınız. Sağlıklı ve mutlu bir yaşamınız olsun ve siz hep yazın Kars ı güzel anlatımınızla hep anlatın. Selamlar sevgiler.

  • Yakup YATIĞı 11 Ağustos 2021 10:35

    Ellerine,yüreğine sağlık çok değerli hocam.