Ya Felak Suresi Ya Falaka!
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Ortaçağ Hristiyan dünyasında şöyle bir kaide vardı: Latince öğrenmedikçe asla rahip olamazsın!” Latinceyi öğrenmeyen çocukları babaları çatı katına kilitlerlerdi. Sadece ekmek ve su verirlerdi. Eh, kerata çeksin cezasını!
Ülkemiz tarihinde böyle bir adet yoktu. İşin esası, ev yoktu ki çatısı olsun. Şöyle diyelim: Derme çatma bir ev ve ahır vardı. Acaba çocuğu ahıra kapatmak olmaz mıydı? İyi ama çocuk zaten ahırdan çıkmıyordu ki. Kendisini ineğin yavrusu sanan çocukların olduğunu duymuştum.
Peki, ne olacak şimdi? Çocuk Arapçayı öğrenemiyor. İş kaldı mollaya. Molla çözümü çoktan bulmuş bile: Ya Felak suresi ya falaka! Olsun, biz Felak’ı da biliriz falakayı da; çünkü biz helak olmuş bir nesiliz.
Acaba İslam’ı ne belirliyor?
Müslümanların ona yüklediği anlam! Hristiyanlıkta da öyle, Yahudilikte de öyle. O halde ortada bir Tanrı dini yok. İnsanların ona yüklediği anlam var. İşte insanları deist ve ateist yapan da dine yüklenen bu anlamdır.
Mesela: Müslüman olmak için kimi referans almak istiyorsun? İşte senin dinin aldığın bu referanstır.
Acaba İslam’ın belirli bir DNA’sı var mı ve bu sabit mi? Bunlar bilmek gerek.
Cemaatler Arap kültürünün ve karakterinin özgün ve saf halidir. Buralarda kimler yer alır? Bu meselelerle toplum mühendisliği ilgilenir. Toplum mühendisliği zor bir iştir.
Halkın her zaman yüz bin kolu olur ve yüz bin ayağı. Dağları devirdiği gibi, böcekler gibi yürüdüğü de vakidir. Bunu nasıl tahlil edeceksin? Hele bu halk ülkemizin halkı olursa?..
Tarihten güç alarak şöyle bir görüş sunmak istiyorum: Oy ile değil de kura ile seçim yapılsın. Bakınız, bu ikisi de demokrasinin özellikleri arasında vardır. Oy ile seçimi hep yaşadık, görüldüğü gibi Ali-Cengiz oyunundan başka nedir ki, çektiğimiz sancı onun sancısıdır.
Kura hiç kimseye zarar vermeyen bir seçim tarzıdır, umut verir bir yanı vardır.
Kurada hile olmaz. Olsa bile oy kullanmaktan çok daha azdır. Masrafsız, gürültüsüz, sonuçlara razı olmak, kin yok, oy çalma yok, sandık kaçırma yok, fazla oy pusulası yok. Vb… Bu bir görüştür, elbette detaylarına bakılır. Tarihte ip uçları vardır.
Filozof Montesquieu: “Roma’yı sayımların tespit edilmeyişi yıkmıştır” diyor. Devamla; kim Roma’nın vatandaşıdır kim değildir bilinmez oldu diyor.
Roma’da milletin seçmediği kişi Roma’nın vatandaşı olamazdı. Roma hukuku bundan dolayı önemli ve değerlidir.
Halkın çoğunun bilmediği bir konuyu burada açmak istiyorum: Ülkemizde ilahiyat fakültelerinde İslam hukuku dört saatse, Roma hukuku on iki saattir; çünkü İslam hukuku Resul’ün ölümünden sonra Arap beylerinin lehine kamufle edildi.
Şu anda mevcut İslam fıkhının yüzde ellisi Kur’an’a dayalıdır, yüzde ellisi de yerel hukuktur. Arap örfü!
İmam Hanif’i, Küfe ağırlıklıdır. Hanbeli ve Maliki Arabistan! Şafii’nin ki Avrupa’ya daha bir yakındır. Onda biraz metodoloji vardır. Bunu Filozof Reca Garaday diyor.
Metot, sonuna kadar gitme kararlığı yaratır. İyi bir yöntem varsa engel yoktur.
Roma’yı Romalı’ya sorulmadan onaylayan Roma senatosu yıkmıştır. Filozofun tespiti işte budur. Bizde Roma’dan daha ileri olan şudur. Vatandaşlık verdiğimiz gibi, düşük puanlarla üniversitelere alıyoruz. Roma hukuku bize küçük geliyor, bizim Allah’ımız var.
Devlet idaresinde küçük yanılmalar büyük yıkımlara yol açar. Bundandır temkin gerek.
Ensar ve muhacir kavramları dini kavramlardır. Ulus Devlet idaresinde bu kavramların yeri yoktur.
Kur’an insanları uyarıyor: “Din ile kandırılanlara şedit azap!”
-
Rusya-Ukrayna hattında gece boyunca karşılıklı saldırılar: En az üç kişi yaşamını yitirdi
-
Deniz Göktaş: Bir kuşağın ruh halini anlatan komedyen
-
Avrupa yanıyor: Rekor sıcaklar doğuya yayılıyor
-
İran Dışişleri: Güney sahillerine saldırı mutabakatın ihlali
-
Evrensel muhabiri Doğa Baskan tahliye edildi
-
ABD, bir yük gemisine saldırının ardından İran’ı vurdu
