Han Ayvaz Adıgüzel: İkramlar reddedilmez…

-Genel - 14 Nisan 2026 01:13 A A

Han Ayvaz Adıgüzel

hanayvazadiguzel@gmail.com

YAZI ARŞİVİ

Montesqueiu meşhur, “Kanunların ruhu” adlı kitabında; “Roma’da iradesi zayıf kişilere ceza verilirdi” diyor.

Usanç ve hayattan bezme bir irade zayıflığıdır. Bunun yanında İnanç faktörü hep baskın çıkmıştır. Demiştir ki: “Hayat bir ikramdır, ikram reddedilmez!” Aslında bunu Tanrı diyor: “Zel celali vel ikram! Hayat Allah’ın ikramıdır!

Yaşadığı anı az anlayanlar, geleceği de zayıf sezerler. Eğer kişinin inancı zayıf bir kökene sahipse, onun iç dünyası bezgindir. Bunu tarikatla şeyhle bastırır.

Keşif dönemi bilgilerin yeniden gözden geçirildiği dönemdir. 

Ülke aydınlarının bir keşif dönemi behemehâl olmalı. Yani inanç ve bilinçlerini gözden geçirme meselesi! İnançların kırılganlığı günümüzde artık hayret uyandırmıyor; çünkü sorgulamadan korkmuyoruz. İnançlar nasıl sorgulanır? Bazı ideolojilerin inanç sorgulanası yoktur, onların reddiyesi vardır. Mesela: İnançları reddediyorum, Tanrı yoktur vb. Ne kadar ucuz sözler bunlar! Bu sözler ülke insanını sorgulamasına bir darbe vurdu.

Sağ- sol fikir tartışmalarında bu durumlar hep yaşandı. Solun reddiyesi karşısında, sağ saldırganlaştı. Fikren cevap verecekleri yerde, slogan-vari sözlerle tatmin oldular. “Allahsız komünistler” gibi. Böyle olacağı belliydi. Son din olan İslam’ın öğretisi ilkokul-ortaokul hocalarının elinde kalmıştı. Teoloji ilmini duymamışlardı bile.

İnsanlarımızın doğru dürüst hukuk anlayışları da yoktur. Hukuk bilgisi demiyorum, hukuk anlayışları. Anlayış biraz hissediştir, vakaları fehmetmektir.

Mesela kamu hukuku nedir? Böyle bir sorudan önce, kamu hukuku olmazsa ne olur, onu soralım. En hayati soru budur. Eğer bu olmazsa; senin can güvenliğin, inanç güvenliğin, mal güvenliğin, namus, haysiyet vb. güvenliğin yoktur. Eğer bunlar yoksa, senin yaşadığın yerde devlet yoktur demektir.

Kamu, halk anlamına gelir. Kamu hukuku, yani halkın ortak hukuku!

Meselenin iyi anlaşılması için konuyu en alt biriminden ele almak istiyorum. Mesela: Apartman daireleri, yani bir blok bir kamudur. Orada köpek besleyemezsin. Mahallede davul çaldıramazsın, parkta köpek dolaştıramazsın, Parkta işeyemezsin, ateş yakamazsın, doğal gaz şartsa soba yakamazsın, caddeye bulaşık suyu serpemezsin. Bunları çoğaltabilirsin.

Yine bu hukuk gereği o ülkeye dışarıdan göçmen alamazsın, uluslararası üstü örtülü ikili antlaşmalar yapamazsın, herhangi bir pakta veya birliğe giremezsin. Bunlar için bir kamuoyu yoklaması gerek bir seçim gerek çünkü toplumun hukukudur bu. Eğer burada oynama olursa her şeyde olur. Teolojide de olur inançta da olur, iradede de olur. Hülasa kişinin iç dünyası paramparça olur.

Toplumla oyun olmaz, meğer ki toplum toplum olmaya!

Kutsalın da adaletin de hukuka borcu vardır. Kutsal şeyler her zaman kendi başlarına huzur vermezler. Mesela okutulan Mevlütlerde ihlası bulan kim var veya gözleri nemlenen?

Mevlüt dinin belini kırmıştır. Hayatımızdan huzuru çalmış, tezkiyeyi yok etmiştir. Hissiz ve tırmalayıcı bir makamla beyin loplarını alt-üst etmiştir. Son dört yüz yıldır İslam insanlarımız terbiye edemiyorsa Sebebi Mevlüt’tür. Din yerini Mevlüt’e kaptırmıştır. Toplanan insanlar orada bihuzurdur. Ne zaman bitecek bu diye, orada heykel gibi beklemektedirler. Taziyeye gelenleri beyni zom olmuştur.

Bunlar, arı duru İslam’ı yerle yeksan ettiler. Resul Muhammet, bunları haber vermişti, bu baykuşlardan haber vermişti, Müslümanları uyarmıştı.

Düşünür sosyolog Prof. Şerif Mardin: “Tahrif edilmiş din, halka menfaati kısa yoldan verir” diyor. Mesela: Okula gideceğime Kur’an kursuna gideyim gibi. Elbette aydınların olmadığı yerde halk şeyhe sığınır, doktorların olmadığı yerde üfürükçülere sığındığı gibi.

 

-Genel - 01:13 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.