Aklıma gelenler!
(Ya da hiç çıkmayanlar mı demeliydim?)
NOSTALJİK YAZILAR
Birkaç ay önce sitenin yayın yönetmeni Sn. Kılıç; “Yeni bir sayfa açtık, nostaljik yazılar koyacağız, ayda bir kez yazarsanız sevinirim!” şeklinde bir öneri paketiyle gelince hemen evet dedim ve birkaç yazı yolladım. Derken virüs kapımıza dayandı, ortada ne söz kaldı, ne kavil!
Evlere tıkılınca, anılara dalınca, arşivler açılınca birden bire verdiğim söz aklıma geldi! Şimdi gerilere gidip anılara dalma zamanıdır!
Anılar tünelinde yolculuk!
İlkokuldayım! Annem elimden tutup Sevinç öğretmene teslim etmiş, ben 3.sınıfa geçmişim ve 23 Nisan gelmiş. Hepimizin içi kıpır kıpır, nasıl olmasın? Bayrağı kim tutacak, flamayı kim taşıyacak, bando takımına kimler girecek, şiirleri kim okuyacak? Madem bu işler sınıfın uzun boylularına verilecek. O halde kendi çapımda hazırlıklara başlayıp, kendi imkânlarımı devreye sokmalıyım. Ya ablamın arkadaşı olan Sevinç öğretmenimi devreye sokmalıyım, ya karşı komşumuz olan ikiz arkadaşlarım Serap- Sema’nın babası okul müdürü Ali Erdem’i babama aratmalıyım! Ya da dayımın arkadaşı olan tören kolu sorumlusu Zeynel Kısacık öğretmene dayımdan selam söylemeliyim. (nasıl planlarım ama!)
Tüm çaba ve hayallerime rağmen hiç biri tutmuyor, boyuma uygun görülen yerde bando takımının en arkasında yerimi alıyorum. Subay çocukları ve uzun boylulara da her zaman olduğu gibi gün doğuyor…
Ortaokuldayım! Türkçe öğretmenimiz rahmetle ve saygıyla anıyorum Engin Nayır! (daha sonra soyadı Gödekli olarak gelinimiz olacak, ama ben yıllar boyu öğrencisi olarak kalacağım. Hatta düğünümüze geldiğinde, ne yapacağımı bilememenin şaşkınlığıyla gelinliğimin eteklerini tutup, masasına gidip elini öperek, davetlilerin şaşkın bakışları arasında uzun süre yerime dönemeyeceğim!)
Lisedeyim! 19 Mayıs provaları stadyumda tüm hızıyla sürüyor. Beden eğitimi hocamız Tülin Hanım, küçük dayımın arkadaşı Enver Özşahin’le evli. Hemen torpil arayışlarına giriyor, dayıma rica ederek, Enver abiye hatırlatmasını söylüyorum. Bu kez hayallerim arasında bayrağı taşıyıp en önde yürümek var. Dayım teklifime hayır diyor, bayrak yine en uzun boylumuz olan sınıf arkadaşım Handan Askeran’a (Ton) teslim ediliyor!
Altı çizilesi satırlar!
Aklıma geldi paylaşmadan geçemem. İlki dünden bugüne Karslı delikanlıların batılı kızlarla evlenmedeki başarıları! İkincisi çocukluk ve gençlik yıllarının bitip tükenmez hayal dünyası!
Üniversitedeyim! Ağabeyimle birlikte okuyoruz. Hafta sonları Kars’a gelmeyi adet edinmişiz. Trenle gelip gidiyoruz. Sonunda rahmetli babam küçük kızının yorulmasına dayanamıyor ve bize o zamanın en popüler arabası olan (trend mi demeliydim?) Anadol bir araba alıyor. O yılların çok az öğrencisinde olan üniversitedeki arabalılar kervanına biz de katılıyoruz. Zaten okul kentin dışında olduğu için yemek ve alışverişlere arabamızla gidip geliyoruz, arabayı abim kullanıyor onun ehliyeti var benim yok!
Genelde kaldığım yurtta oda arkadaşlarımla hafta sonu arabayla nerelere ve kimlerle gideceğimizin hesabını yapıyor, hafta içi abimin arkadaşlarının, hafta sonu benim arkadaşlarımın istekleri doğrultusunda Erzurum’u dolaşıp duruyoruz.
Sivaslı Nesrin, Ordulu Fulya, İzmirli Emel- Belkıs kardeşler, Kağızmanlı Nermin, Erzincanlı Mahinur, Ağrılı Aysel- Lütfiye kardeşler araba keyfimizin müdavimleri olarak önceden rezervasyon yapanlar arasında başı çekiyor!
Mezun olmuşum! Atatürk Üniversitesi’ni bitirip koşa koşa Kars’a gelip, KKİÖO’da göreve başlamışım. Yaşları bana yakın olan öğrencilerimle arkadaş gibiyiz. Hele de haftada bir gün tuttuğumuz nöbet gecelerinde, ülkemizin pek çok yerinden gelen yatılı öğrencilerle sabaha kadar edebiyat, şiir, sanat, moda, tiyatro, müzik, sinema, dönemin sanatçıları sohbetlerimiz bitmiyor. Öyle ki durumu okul müdürüne rapor eden gece bekçisi yüzünden Bakiye Ulusoy müdür tarafından odasına çağrılarak azar bile işitmişim! Ancak o gün o sıralarda başlayan arkadaşlık tamamen onlardan kaynaklanan vefayla bugünlere taşınıyor. Sık sık bir araya gelip, telefonla görüştüğümüz dostluklara dönüşüyor. Harbiye Müftüoğlu, Hürriyet Özcan, Nazmiye Tükenmez, Nehir Yılmaz, Sema Aytaç, Nesrin Öğün, Pervin Aksakal, Gülsabah Bozdemir ilk aklıma gelen bir kaçı. (Unuttuklarımdan özür dileyerek)
Kars Cumhuriyet Lisesi’ndeyim! Okulun uzun ve geniş koridorlarında sınav yapılıyor. Biraz geç kalmışım, okul müdürü hemşerimiz ve arkadaşımız Budak Kırzıoğlu! Koşarak içeri girdiğimi görünce herkesin içinde elini saatine götürüp geç kaldığımı ima edince! Herkesin duyacağı bir ses tonuyla ve kendi kol saatimi göstererek; “Kayınbiraderimin hediyesi! Doğu Beyazıt’tan almış!” diye cevap vermem mi?
O anda okul müdürünün aniden yüzüne yayılan şaşırma haline mi güleyim! Yoksa hazırcevaplığımı zirve noktasına taşıyarak, mutluluğumu bu kadar dışarıya taşırdığıma mı sevineyim bilemedim. Bildiğim o ki bu esprim yıllarca ana tanıklık edenlerle aramızda konuşulup durdu…
Kars İl Halk Kütüphanesi Müdürüyüm! Devletin devlet, yöneticilerin yönetici, yasa ve kuralların geçerli olduğu yıllar. Mahrumiyet bölgesinde çalışma arkadaşlarımla harikalar yaratıyoruz. Her kademede okullar arası etkinlikler yapıyor, ödüllü şiir- öykü- yarışmalarının yanı sıra, en çok kitap okuyana kitap seti hediye ediyor, özel gün ve haftalara yönelik sanat günleri, konferanslar, paneller, açık oturumlar düzenliyoruz.
Bu arada küçük bir sorunumuz var. Yıpranan kitaplar için Kars’ta cilt atölyesi yok! Erzurum’da var. Çözümü şöyle buluyoruz. Ben yıpranan kitapları, kaynak eserleri, ansiklopedileri belli aralıklarla kendi arabama yükleyip Erzurum’a götürüyor, ciltlendikten sonra da gidip alıyorum. Bunu yerel basın haber yapınca dönemin Kütüphaneler Genel Müdürü olan Burhanettin Salgar tarafından aranarak, takdirname ile ödüllendiriliyorum.
Not: Altın değerindeki anılar arasında dolaşırken ilk aklıma gelenler bunlar oldu. Yayın yönetmeni yaz dedi. Yazdım. Oldu mu? Tanık sizin…
NEŞE DOSTER
-
Turizm: İran savaşı sonrası Türkiye’ye talep artıyor
-
Peskov: Dünyayı küresel savaştan sadece nükleer silah koruyabilir
-
IAEA Başkanı: İran’ın nükleer tesislerine denetimler kaçınılmaz
-
Alman Dışişleri’nden vize açıklaması: Türkiye de sorumlu
-
Türkiye’deki NATO zirvesi öncesi Berlin’de kritik toplantı
-
Rusya’dan Batı’ya net uyarı: ‘Rusya ile çatışmaya girenleri felaket bekliyor’
YORUM BIRAK
YORUMLAR
-
Nazan 5 Mayıs 2020 13:47Sevglli Neşecan ,Neşe hocam
Kars anılarınla dolu bu güzel yazın beni yıllar öncesine , seninle tanıştığımız o güzel yıllara götürdü.. Kars’ın olağan üstü güzel doğasını , mert , cömert ve aydın insanlarını seninle tanıdım ..Her gidişimizde ayrı bir güzelliğini görerek ve lezzetini tadarak Kars’ı dolu dolu yaşadım . Sağol, iyi ki yollarımız bir türlü kesişmiş, iyi ki seni tanımışım veee iyi ki varsın… -
Nazan 5 Mayıs 2020 12:49Sevgili Neşecan , Neşe hocam
Kars’ın harika olağan dışı doğasını ,tarih kokan sokaklarını , mert, cömert ve aydın insanlarını seninle birlikte tanıdım . Sağol , Kars sevgisini seninle birlikte dolu dolu yaşadım . İyi ki yollarımız bir türlü kesişmiş ve iyi ki seni tanımışım veee iyi ki varsın … -
Z.Tuncay YAZICILAR 4 Mayıs 2020 20:46Tebrik ederim okuldaşım. Beni ilkokul bire götürdün.Öğretmemimiz Sevinç hanımı gözlerim buğulandı. Belirttiyin isimlerin tamamını bende tanır oldum. İlkokul I. sınıf dan V. sınıfdan mezun oluncaya kadar , ne kadar şendik. Şendik çünkü bizler çocuktuk. Yalan , dolanımız yoktu . Sınıfımızında çalışkanlarından biriydin. Dönem dönem her başarında , alkışlar olup gurur duydum . Yaşanmış zaman tünelideki yürüyüşünü ne güzel kalemleştirmişsin. Benim zeki arkadaşım. Çok kutsal bir işle uğraşır oldu. Nasıl mı ? Öğretmen yetiştiren öğretmen oldun… Başarılar , başarılar dolu yaşam öyküsü. İyiki varsın , iyiki okuldaşımsın. Sevecen ve cana yakınlığın da apayrı bir özelliğin. İki kızımın manevi halasısın ya. Andığın ortak arkadaşlarıma sevgi ve saygımı sunuyorum . Başarılarının devamından hiç mi hiç şüphem yok. Sağlıklı , mutlu, huzurlu yaşam dilerim can arkadaşım. Saygılarımla.
-
Harbiye 4 Mayıs 2020 15:14Beni gecmise goturdunuz.Ogrrtmenden cok abla oldunuz olmaya da devam ediyorsunuz.yureginize kaleminize ssglik.
-
Fatma Tombul 4 Mayıs 2020 09:32Ne güzel bir anı.Ozellikle anlatım okadar güzelki her yazını olduğu gibi bunuda bir solukda okudum ve kendimi senin yerine koydum .Okurkende hep gülümsedim.Ilk okul bölümün de güldüm bile.Birdaha ki harika yazılarını oluşuncaya dek emeğine sağlık diyorum
-
Nesrin 2 Mayıs 2020 19:30Sevgili Neşe Hocam,
öncelıkle yüreğinize ve kalemınıze sağlık.
Okulumuza ilk geldiğiniz günden itibaren bır dost bır arkadaş gıbı yaklaşımınız bızlerı çok mutlu etmıstır.
Canım hocam, ozellıkle gece nobetlerınde sızınlegecen sohbetlerı, zaman zaman ızın gunlerınde annecıgının yaptığı yemeklerı bırlıkte yedık. bu ve bunun gıbı bır çok anıları ınutabılırmıyım.
Benım ıcın çok ozelsınız. Sızı çok sevıyorum. -
Sema Aytaç 2 Mayıs 2020 16:50Can öğretmenim, karekter sınırlaması vardır diye yorumumu sınırlı tutmuştum . Ancak hürriyetin mektubunu görünce “ men de yarım” dedim😂
Okulumuza geldiğiniz andan itibaren, samimi iletişiminizle yüreklerimizi ısıttınız, giyim tarzınızla örnek oldunuz. Seçimle gelen öğrenci derneğimizde Kültür edebiyat kolu Başkanlığını yürütürken edebiyat öğretmenim olarak rehberimiz oldunuz.
Tıp bayramı dolayısıyla Vali konağında yapılacak liseler arası bir açık oturuma hazırlanırken hazırlanırken yararlanacağım kaynak ları vermek için beni ağırladığınız güzel tarihi taş evinizde ikram ettiğiniz çayın tadı hala damağımda. Mezun olduktan sonrada kopmadık mektuplarımızı karşılıksız bırakmadınız , benden sonraki yeni kültür edebiyat koluyla hazırladığınız dergiyi Ankara da çalıştığım köye göndermenizde ayrı bir mutluluk vermişti.
Gitar konçertosu eşliğinde kompozisyon yazdırmalarınızdan, 16 Mart kutlamalarına hazırlanışımıza kattığınız heyecanlar dün gibi hafızalarımızda.
46 yıllık İlkokul öğretmenliğim süresince öğrencilerime kitap seçme ve önermede sizin rehberliğinizde aldığımız çocuk edebiyatı dersimiz rehber olmuştur.
Yine sizin rehberliğinizde gerçekleşen 37 yıl sonra “gözlüklerimiz ve ilaçlarımızla” mezunlar buluşmamız .
Yani demem o ki hayatımızdaki yerinizin ve bizlerde bıraktığınız izlerin
Neçe birini yadedeyim a goca muallim. Hala rehberimizsiniz. Kendimizi çok şanslı hissetmemizi sağladığınız için sonsuz teşekkürler🙏 -
Hürriyet Kaya 2 Mayıs 2020 15:15Sevgili Neşe Hocam,
Bizim çocukluktan henüz
gençliğe geçtiğimiz, sizin çok genç yıllarınızda kesişen yollarımızın verdiği duygularla hala aynı yollarda yürüyor olmamız ne büyük şans benim için.Siz bizim için A. KutsiTecer’in şiirindeki
“Gitmesek de gelmesek de” dizesinin
“o köyü, o dağı, o yolu” oldunuz. Duruşunuz, hayata bakışınız, giyim kuşamınızla hepimize rol model oldunuz.Unutmadıklarınızın içinde olmak benim için onur, gurur, sevgi,saygı, heyecan, mutluluk karışımı homojen bir duygu…
Adınızın geçtiği her yerde “Edebiyat hocam” açıklaması yaparak kendime bunu ayrıcalık yapmazsam olmaz.
Bugün bu camiada hala var isem, bunda beni yüreklendirmenizin payı çok büyük.
Ne desem yetmez, ne yazsam kelimeler az gelir.
Sağ olun var olun “Canım Hocam”
-
Sema Aytaç 2 Mayıs 2020 14:05Anılarınızda yer almadan öte hep yaşamınızda olmamıza izin vererek koca yüreğinize sığdırdınız bizi. Özelliklede corona günlerinde yalnızlığımızı paylaştık . Yazılarınız ve düşüncelerinizle hep ufkumuzu açtınız. Sizi seviyor kaleminize yüreğinize sağlık diyorum
-
Nazmiye 2 Mayıs 2020 13:19Çok duygulandım ve çok uzaklara gittim. Bize sağladığınız dosluk için sonsuz teşekkürler.
-
Osman Bedel 2 Mayıs 2020 13:06Değerli Cahit hocam iyi ki yazın demişsiniz, sevgili Neşe hocam iyi ki dinlemişsiniz, iyi ki yazmışsınız, lütfen hep yazınız, sağlıkla kalınız…
Saygılarımla!
