Ekrem İmamoğlu: ‘Birilerinin fon soygununun faillerini koruduğu bir Türkiye’deyiz’

-Gündem - 29 Eylül 2026 16:10 A A

Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “siyasal casusluk” suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında fon iddiaları da gündeme geldi.

İmamoğlu 29 Eylül’deki savunmasında “üst düzey siyasetin parmaklarının bu vurgunun içinde olduğunu” savundu.

Hakkındaki iddiaların ardından görevinden istifa eden AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’ya tepki gösteren İmamoğlu şunları söyledi:

“Babamla 35 yıldır ticaret yapıyoruz. 35 yılda biriktiremediğimi, karı-koca dört ayda almış ya! Rezalete bakar mısınız. Ve biz aile boyu hesapları, hayatı blokaj altında, tecrit altındayız! Ali Şekeroğlu, artık emeklik maaşıyla geçinemediği için Anayasa Mahkemesi önünde canına kıyarken, birilerinin fon soygununun faillerini koruduğu bir Türkiye’deyiz.”

Fatma Betül Sayan Kaya, 26 Eylül’de hakkında çıkan fondan zenginleşme iddiaları nedeniyle AKP’deki görevinden istifa etti.

YENİ Parti istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya için soruşturma çağrısı yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da 28 Eylül’deki kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, İBB soruşturmalarına gönderme yaparak, “Kimse bizi milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan-meydan, şehir-şehir dolaşanlarla mukayese etmesin. Biz onlara benzemeyiz” dedi.

İmamoğlu savunmasında neler söyledi?

Casusluk davasında İmamoğlu ile birlikte seçim kampanyalarının direktörü Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ ile birlikte “etkin pişmanlık” ifadesi veren Hüseyin Gün yargılanıyor.

Bu isimler hakkında15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak isteniyor.

İmamoğlu 29 Eylül savunmasında “Hangi bilgiyi kime aktarmışım? Mahkeme heyeti böyle bir soru sormadı. Ama bununla yargılanıyoruz” dedi.

Temmuz ayında NATO’nun Ankara’daki zirvesini hatırlatan İmamoğlu, “NATO buradaydı, ‘İmamoğlu casus mu?’ diye sorup öğrenip öyle gelseydiniz. Bu ülkede bir emekli polis canına kıyarken fon soygunun failleri korunuyor” diye konuştu.

Duruşmada ilk sözü alan İmamoğlu, hakkında suçlamaları reddettiğini yineledi.

19 Mart’tan bu yana farklı suçlamalarla muhatap olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Hangi bilgiyi temin ettim, kime aktardım, hangi talimatı verdim? Mahkeme heyeti de böyle bir soru sormadı. Buradaki arkadaşlara da sorulmadı” dedi.

Haklarındaki casusluk suçlamalarına ilişkin “Milli İstihbarat Teşkilatı’nun (MİT) dört aydır suskun kaldığını” belirten İmamoğlu, mahkeme heyetine “MİT yıllarca cevap vermezse bizi yıllarca içerde tutmaya devam mı edeceksiniz?” sorusunu yöneltti ve şöyle devam etti:

“İbrahim Kalın’a tekrar soruyorum. Elinizde rapor var mıdır, gizli kalması gereken hangi bilgileri kime vermişiz? Buna cevap vermeyeceksiniz iddianın deli saçması olduğunu kabul edeceksiniz.”

İddianamede neler var?

İddianamede Hüseyin Gün’ün telefonundan elde edilen yazışmalar “casusluk” faaliyetinin ana delili olarak sunuldu.

İddianamede Gün İngiliz, ABD ve İsrail gizli servislerinin üst düzey isimleriyle temasta olmakla suçlandı.

Savcılık, İBB’ye ait ve vatandaşların kişisel verileri gibi hassas bilgilerin bir veri tabanına aktararak dış istihbarat servislerine sunulduğunu iddia etti.

Savcılık, Gün’ün İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan ile iletişimde olduğunu ve bu şekilde elde edilen analizleri Özkan’a ilettiğini savundu.

Ayrıca, 2019 yerel seçimlerinde “algı oluşturmak suretiyle seçimin şüpheli Ekrem İmamoğlu lehine manipüle edildiği” iddia edildi.

İddianamede ayrıca “hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan Hüseyin Gün’ün hesaplarından 85 milyon TL para çekildiğinin” MASAK raporunca tespit edildiği belirtildi.

Türk Ceza Kanunu’nun 328. Maddesi ile düzenlenen siyasi casusluk “devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla temin etmek” olarak tanımlanıyor.

Kaynak: BBC Türkçe

-Gündem - 16:10 A A
BENZER HABERLER