Filozof Halk…
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
“Yar koynunda bir çift suna beslenir!” Bu bir türküdür, söylenip durur. Türk halkı nerede neyin beslendiğini bilir, bizim halkımız filozoftur. Kimin eli kimin cebinde, kim ne alıyor, kim ne satıyor, kim neyi değiştiriyor bilir. Çağla Şikel’in saçındaki kepeği bile!
Azerbaycan halkı, Anadolu halkının bir kopyasıdır. Bakınız onlar ne diyor.
Aylar yıllar haber aldık,
O nedir peri koynunda?
Büyüdüpsen, besleyipsen
Birce çift narı koynunda.
Görüyor musunuz, meğer yar koynunda bir çift nar besliyormuş. Anadolu da suna, Azerbaycan’da nar. Neylersin yarın koynudur bu, suna da besler nar da. Peki, bu millet koynunda neyi beslemiş?
İhanetler o kadar fazla ki, her tarafı çürütmüş. Bebek katillerinden tut, vatan satanlara kadar.
Tıp ve hukuk Feto’nun elinde. Tıpa menzil tarikatı da ortak. Millet olarak hem soyuluyor hem de boğuluyoruz. Tek kelimeyle sarılmışız.
Eşitsizlik var ya, bizim solcuların kullandığı bu eşitsizlik. Bunun kökeni ta.. taş devrine kadar uzanır. Bakınız, tarihi mezarları açın, kimisinde boncuklar, fil dişleri var kimisinde yılanlar böcekler.
Ekseri zenginlik babadan atadan miras kalır. İstisna kişiler çalışarak zengin olmuşlardır. Burada benim üzüldüğüm ve kızdığım din adamlarıdır. Bunlar var ya, bu ölü yıkayanlar, eşitsizliğin kaynağını Tanrı’ya bağlamaları yok mu? Öldürüyor beni!..
Diyorlar ki; eşitlik olamaz, insanın vücudu da eşit değildir. Ayaklar beyine itaat etmeli. Toplum da öyle, herkes haddini bilmeli. Bu sözler din adına söyleniyor. Peki, bu din adamları niye haddini bilmiyor? Din ve inancın aynı şeyler olmadığını yazıp duruyorum.
İnancı olanlar kurtuldu, dini olanlar yandı; çünkü din hep yanlış anlaşılmıştır.
Genç düşünürler şöyle diyor: “Ben inançlı insanım ama din oyununa gelmem!” Evet, derli toplu olarak böyle diyorlar.
Yazdığımız gibi, din ayrı inanç ayrı şeylerdir. İnanç insana kuvvet verir. Din kuvvetini alır. İnanç bir milleti ayakta tutar, din böler. İnanç başa hürmet eder, din baş keser. İnanç kişiyi mukavim yapar din köleleştirir. Yazıyı böyle bitirmek istemiyorum, bu kolaycılık olur.
Kutsal metinlerde din kelimesi geçer. Mesela: “Le kum, dini kum, veliye din!” Yani senin dinin sana benim dinim bana! Buradaki din işareti nedir?
Eğer inancın yönü yoksa, yeryüzünün despot Tanrıları o inanca yön verirler. İşte bu yön vermenin adı literatürde dindir. Yani din, inancın yönüdür. Tanrı bunu bildiğinden, kişinin doğallığındaki inancı korumak istedi. İstedi ki başkaları din din değip ona yön vermesin. İşte peygamberlerin geliş sebebi, budur. İnancı koruma ve ona yön verme olayı!
Sıratel müstakim. Yani istikamet! Bu yüzden dini peygamberlerden öğrenmek gerek. Halifeden sahabeden, cemaatten tarikattan değil.
Geliştirme ve koruma bir eylem biçimidir. Biz Kur’an’ı koruduk. Onu derinlemesine okuyup anlamadık. Sadece koruyarak onu antikaya çevirdik. Antikaya dokunamazsın. O ya bozulur ya da elinden düşer kırılır.
İslam tarihinden bir olayı anlatmak istiyorum: Hz. Peygamberin ölümünden sonra bu koruma faaliyeti hemen başladı. Halife Ebubekir’e “Abese/31. Ayetindeki “Ebbe” kelimesi soruldu. Dedi ki: Allah’ın kitabı hakkında konuşmaktan Allah’a sığınırım. İşte sana koruyucu kafa! Bu kafa, 1400 yıl sonra Deizmi doğurdu veya Ateizmi!
-
İran Dışişleri: Güney sahillerine saldırı mutabakatın ihlali
-
Evrensel muhabiri Doğa Baskan tahliye edildi
-
ABD, bir yük gemisine saldırının ardından İran’ı vurdu
-
Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır hayatını kaybetti
-
Rutte’nin İran saldırılarına üs desteği sözleri Tahran’ı kızdırdı, Roma iddiaları yalanladı
-
Reuters: Trump KAAN için 700 milyon dolarlık motor satışını Kongre’ye bildirdi
