ABD, Hürmüz Boğazı’nda tankerlerin vurulması sonrası İran’a hava saldırıları başlattı
ABD, Hürmüz Boğazı’nda üç ticari gemiye düzenlenen saldırılara karşılık olarak İran’a yönelik bir dizi “güçlü” hava saldırısı başlattı.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) 7 Temmuz’da yaptığı açıklamada, “uluslararası bir su yolunda masum mürettebatı taşıyan ticari gemileri hedef almanın ve onlara saldırmanın ağır bedelini ödetmek” amacıyla saldırıya başladığını duyurdu.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, ABD’nin saldırılarını geçen ay imzalanan mutabakat zaptının ihlali olarak nitelendirdi ve Tahran’ın “kararlı önlemler alacağı” uyarısı yaptı.
İran devlet medyası; saldırılarda Keşm adası, Bandar Abbas ve Sirik’in hedef alındığını ve şarapnel parçalarıyla yaralananlar olduğunu bildirdi.
Saldırılarda ölenler olduğuna dair herhangi bir açıklama yapılmadı.
ABD ve İran’dan karşılıklı suçlamalar
ABD, tankerlere yönelik saldırıları “kesinlikle kabul edilemez” olarak nitelendirmiş ve saldırıların sonuçları olacağını açıklamıştı.
CENTCOM, 7 Temmuz’da yaptığı açıklamada, ABD’nin hava saldırılarının “İran’ın saldırılarına karşılık olarak” düzenlendiğini belirtti.
Açıklamada, “İran’ın sergilediği saldırganlık yersiz ve tehlikeli bir durumdur, ateşkesin de açık bir ihlalidir” denildi.
ABD Hazine Bakanlığı ise 7 Temmuz’da İran’a uygulanan petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldıran muafiyeti iptal etmişti.
İran’a petrol ve petrol ürünleri satma yetkisi veren lisans, geçen ay Washington ve Tahran arasında imzalanan mutabakat zaptının parçasıydı.
İran Dışişleri Bakanlığı bu adımı mutabakat zaptının ihlali olarak nitelendirdi ve ABD hükümetinin “kötü niyetini, tutarsızlığını ve güvenilmezliğini” kanıtladığını söyledi.
Açıklamada ayrıca Tahran’ın “ulusal çıkarlarını ve ulusal güvenliğini korumak için gerekli gördüğü her türlü önlemi alacağı” belirtildi.
CENTCOM’un yeni saldırı duyurusu öncesi adının açıklanmaması koşuluyla konuşan Amerikalı bir yetkili ısrarla, ABD’li müzakerecilerin İran’la nihai bir anlaşmaya varmak için “iyi niyetle” çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
Katar ve Suudi Arabistan’dan tanker saldırılarına kınama
Katar ve Suudi Arabistan da tanker saldırılarını kınadı. İki hükümet de kendi ülkelerine ait bir tanker gemisinin Hürmüz Boğazı’ndan geçerken veya boğaza yakın bir yerde vurulduğunu belirterek İran’ı suçladı.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majed Al Ansari, İran’ı, Al-Rekayyat adlı geminin Hürmüz Boğazı yakınlarından geçerken hedef alınarak gerçekleştirildiği anlaşılan saldırıdan “tamamen sorumlu” tuttuklarını söyledi.
Katar, İran’dan “bölgesel güvenliği baltalayan tüm uygulamalara derhal son vermesini” ve “dar çıkarlar peşinde küresel enerji arzını ve bölge ülkelerinin kaynaklarını tehlikeye atmaktan kaçınmasını” talep etti.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen Suudi Arabistan bandıralı Wadyan adlı tankeri hedef aldığını açıkladı.
Açıklamada, saldırıların “uluslararası denizciliğin güvenliği ve emniyeti ile küresel enerji arzının güvenliğine yönelik bir saldırı” olduğu belirtildi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Katar’ın suçlamalarını “iyi komşuluk ilkesine aykırı” olarak nitelendirdi.
İsmail Bekayi, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, İran ile koordineli olmayan rotaları kullanan veya geminin takip sistemini manipüle eden ticari gemilerin çarpışma riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Bekayi, bu gemilerin İran’ın boğazda “güvenli geçişi kolaylaştırma” çabalarını sekteye uğrattığını sözlerine ekledi.
İngiltere Denizcilik ve Ulaştırma Bakanlığı (UKMTO), 6 Temmuz’da Hürmüz Boğazı’ndan geçen bir tanker gemisinde, bilinmeyen bir cismin makine dairesine isabet etmesi sonucu yangın çıktığını açıkladı.
UKMTO, 7 Temmuz’da meydana gelen iki ayrı olayda da, bir tankerin boğazdan çıkarken vurulduğunu ancak güzergahındaki limana ulaşmayı başardığını, diğer bir tankerin ise vurulması sonucu hafif yapısal hasar gördüğünü bildirdi.
Geçtiğimiz ay varılan ABD-İran mutabakat zaptı ile iki ülke arasındaki ateşkes uzatılmıştı.
14 maddelik anlaşmada “her cephede” tüm çatışmalara son verilmesini öngörülüyor ve İran’ın asla nükleer silaha sahip olmayacağı belirtiliyor.
Anlaşma ile ayrıca İran’ın “yeniden yapılanması ve ekonomik kalkınması” için 300 milyar dolarlık bir fon ayrılıyor ancak ABD’nin fona katkıda bulunması zorunlu değil.
Anlaşma kapsamında, Hürmüz Boğazı’na kıyısı olan İran ve Umman’ın diğer Körfez ülkeleriyle birlikte, su yolunda “gelecekteki yönetimi ve denizcilik hizmetlerini belirlemek” için görüşmeler yapması gerekiyor.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’taki saldırılarının ardından İran, dünyada petrol ve doğalgaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin güzergahı olan Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmıştı.
İran savaş sırasında, “güvenli geçiş izinleri” vereceğini söylediği “Basra Körfezi Boğazı Otoritesi”ni kurarak Hürmüz Boğazı’ndaki egemenliğini pekiştirmeye çalışmıştı.
Son olarak Fars haber ajansı, ABD ile yapılan yeni anlaşmaya göre boğazın nihai yönetiminin Umman ile koordinasyon içinde İran tarafından üstlenileceğini ve gemilerin su yolundan geçişi için olası “hizmet bedellerinin” de söz konusu olabileceğini bildirdi.
Kaynak: BBC Türkçe
-
Trump: İran’ı bu gece muhtemelen çok ağır vuracağız
-
NATO sonuç bildirgesi yayınlandı: 5. madde vurgusu
-
Erdoğan-von der Leyen görüşmesi: Savunma iş birliği ve siyasi gerilim aynı masada
-
Körfez ülkeleri, tırmanan ABD-İran gerilimine yeniden hazırlandı
-
NATO Zirvesi Ankara’da devam ederken Ukrayna’daki Rus saldırılarında en az 7 kişi öldü
-
Trump’ın İran açıklaması küresel piyasaları sarstı: Petrol yükseldi, borsalar geriledi
