Hayvanî Sohbetler…
Prof. Dr. Fazıl Agiş
fazilagis@gmail.com
Kediler özgürlüğü sever ve kendi kurallarını kendileri koyar. Köpekler ise köle ruhludur. Kedi istemediğinde karşı durmasını da bilir.
Kedilere seçme hakkı tanınsa Reise hiç oy vermezler. Bir kere hayvanlarda gördüğüm onları aldattın mı artık sana güvenmezler.
Biz insanlar akıllıyız, zekiyiz diye aptalca övünürüz. Masal mı uyduracağız insandan örnek bulmakta zorlanınca Hintli Beydeba gibi Panta Tatra gibi hikâye uydurmak için hayvanlardan figürler bulur hemen teşhîs ve intak sanatıyla insanlaştırır, kendimize benzeterek hikâyeler uydurup üretiriz. Hintlinin yazdığı eser Fars Abdullah bin Mukaffa tarafından Arapça ve Farsça’ya çevrilip Kelile ve Dimne adlı klasik bir eser olur. Bundaki hikâyeleri Attar da kullanır, Mevlana Celaleddin de. Fransız La Fontaine (Lafonten) çeşmeyi bulmuşçasına bu masalları ıslatarak Batılılaştırır.
Rahmetli babam çocukken uykudan önce bana masallar anlatırdı. Kurt, ayı, keçiler hikâyenin rivayet olunduğu kahramanlar. Hele bugün düşündüm; biz Türkler kendimizi kurtla sembolize ederiz. Yavru Kurt olmak izciliğin başlangıcı. İlkokulda ben de Yavru kurt Obabaşısı olunca içimdeki Türk Milliyetçiliği duygularının Ankara Bahçelievler’deki Ulubatlı Hasan İlkokulu’nda İstanbul’un Fethi’yle alaşımlaşmış Faşizan düşümce tarzının küçük beyine işlenmesine kadar gitti. Ergenekon, Bozkurt masalları , Osmanlısı, Altınordusu, Selçuklusu , cumhuriyeti ile pastırmalı, sucuklusu hâline dönüşmüş sandviçe döndük. Amerikalı kumarbaz Sandwich’in bulduğu bu çeşit yemek tarzı karşısında henüz yerli ve milli dürüm tarzı keşfedilmemişti. Neden mi? Lavaş yiyen halkımız henüz büyük şehirlere yerleşmemişti de ondan.
Bir yandan da dinimi ve yanında başka dinleri de öğrenirken Kur’ân ve Ehlibeyt’ten gelen mesajlar, yeni ufuklar açarak, geçmişimi düzeltiyor, geleceğe yön veriyordu. Tabii ki bu aşamadaki maceralar da ayrı bir konu. Beni din ile laik olma kollarımdan kendi tarafına çekip duruyordu. Selamet Yaratandan uzaklaşmakta değil, aksine ona en yakın olmaktadır diye O’na teslim oldum.
Bir gün İzmir Fuarı’ndaki Hayvanat Bahçesi’nde gezerken iki kurt bir kemik parçasını kapmak için kavga ediyordu. Demek ki çok bencil ve bunu yırtıcılığıyla kullanan, kurnazlıklar da sergileyen vahşiliğini evcilliğin medeniyetine teslim etmeyen barbar bir hayvan. Koyun sürüsüne dadandı mı yemese de sürüyü telef eden canavar.
Canavar Farsça’da, Hayvan da Arapça’da Anima da Latince’de, Zoon da Yunanca’da CANLI demek. Yabancı dilden aldığımız kelimeleri kullanırken anlamlarında değişiklik de yaparız.
Söz nerde idi . Latince LUPUS denen BÖRÜlerden bahsediyorduk. Yani Farsça’da KURK denilen Kurt.
Bir de aynı yerde biz Türklerin birine hakaret etmek için adını kullandığımız AYI hazretleri kocaman gövdesiyle kayaya yaslanıp ayaklarını uzatıp haşmetiyle kızıl fişeke benzeyen alet-i şerifini havalandırırcasına bir tarikat postnişini gibi sakince oturuyordu. Gayet de sempatik buldum. Ayıları tanıyanlar onların cömertliklerinden dostluklarından çok bahsederler. Evcil bile olan var. Sana balın en halisinden bulup balla besler, armudun en iyisini de ayı ile dost olursan yiyebilirsin. Ama daha çok dişi ayılar herifleri kaçırıp kocası olmmasını isteyecek kadar da nazlanmaz. Erkek de hanımefendierimizi kaçırabilir. Ne de olsa ayı dostluğu; sen uyurken burnuna konan sinek seni rahatsız etmesin diye sineği öldürmek için kafana kaya parçasını fırlatabilecek ölümüne kadar vefalı dostluk göstergesini tadabilirsin.
Neyzen Tevfik’in çingenenin oynatamadığı ayısı Tunalı Marko gibi dans gösterileri yapan artistleri bile var.
Neyse bir zamanlar Faik Sabri Duran Hayvanlar Âlemi diye kitap yazmıştı. bu lkitap da favorilerimdendi. Bir de öyle hayvanseverdim ki sinekleri bile sevecek, onları kafesliyerek besleyecek hayvanat bahçesi kurma çocukça hevesim vardı. Neyse canlılıkta benzerliğimiz olan mahlukdaşlar konusunda, böylece biz de hayvansal sohbet etmiş olduk.
BENZER HABERLER
-
Han Ayvaz Adıgüzel: Bu kırılmış kolumla hamle mi edeyim…
-
Trump: Yarın İran’a saldırmamız planlanıyordu, ertelendi
-
Pezeşkiyan: Hiçbir güce boyun eğmeyeceğiz
-
Kim Jong Un’dan orduya talimat: Güney Kore sınırını ‘geçilmez bir kale’ yapın
-
Türk liderler ‘etkili jeopolitik güç merkezi’ için birleşiyor
-
Beşiktaş’ta ikinci Sergen Yalçın dönemi sona erdi
