Her mektup bir armağan! (Kars 23…)
Nostaljik yazılar 23
Genelde Kars başlıklı yazılarıma, özelde 22.yazıma bir ilgi, bir içtenlik, ülkedeki zam yağmurunu(!) kıskanırcasına bir yorum yağmuru, bir sarıp sarmalayan satırlar, bir alkış, bir övgü geldi ki sormayın gitsin. Ben ne yaptım biliyor musunuz? Bu duygu seli karşısında akıttığım gözyaşlarım boşa gitmesin diye olası susuzluğu da dikkate alarak(!) Kars çayına, Çıldır gölüne, Arpaçay barajına bir gönül hattı açtım…
Baştan paylaşayım! Memleket yazılarım üzerine her satırı yüreğime işleyen, özlemin altını çizen, vefanın ne olduğunu gösteren, Kars sevdasını dile getiren ve ABD’den Arpaçay’a uzanan mektuplar alınca her mektubu bir armağan sayar, övgüyü zirveye taşıyan her yorumunuzu birer yürek sözü kabul ederim. Sözü şuraya getiriyor, asıl teşekkür benden sizlere deyip, baştan ve peşinen sağ olun diyorum…
Kars’ın sınırlı ve kısıtlı olanaklarında sınırsız hayalleri olan bir kuşak olarak, vefayı esas alan ve önemseyen bir nesil olarak; Tüm gerçek dostlar, arkadaşlar gibi kavga da etsek de, konuşup, anlaşıp, barışan birileri olarak yeri gelmişken hepsine- hepinize gönül borcum sonsuz demek istiyorum…
Yazmakla yetinmeyip telefon açan hemşerilerimden bazıları; “İyi diyorsun, özlemimizi depreştiriyorsun ama bu koşullarda gitmek zor!” dediklerinde; “Ama imkânsız değil, istersek olur, boğazımıza yumruklar dizeceğimize, yola diziliriz olur biter!” diye cevap verdiğimi, tutup tutmamak bize kalmış dediğimi sizlerle paylaşmak istiyorum…
Gelelim derin iç çekişlerle sözün özüne!
Duyduklarıma, gördüklerime, yaşadıklarıma ve rastladıklarıma bakınca! Bazıları görmese, bilmese, anlamasa da! Bugüne kadar Kars için kötü tek bir söz söyleyene henüz rastlamadım, daha doğrusu memleketimizi kötüleyen bir sözcük henüz üretilmedi, icat edilmedi sanki!
Yağ, bal ve peynir kastedilerek her derde deva ürettiklerimiz, folklorumuzdan yola çıkılarak herkese hitap eden sözlerimiz, yöresel oyunlarımız, türkülerimiz, herkesin gönül tellerini sızlatan gösterilerimiz söz konusu olduğunda, ağız dolusu övgüleri hep duydum…
Önce bilgiye, sonra duruşa, sonra davranışa dönüştürdüğümüz geleneklerimize ilişkin, toprağımıza gittiğimizde bir memlekete değil de yüreğe girer gibi hissettiklerimizle ilgili batılı- doğulu pek çok kişiden ayağı yerden kesen sözleri hep işittim…
Yetiştiği yıllarda varlıkla- yokluk arası kalın çizgiyle bu kadar acımasız tanışmayan! AVM bolluğu, renkli televizyon, bilgisayar, cep telefonu hayatımıza geç girse de kavramakta zorlanmayan! Bu kadar elektronik ortamda büyümese de aradaki farkı kapatarak üstün başarı ve yeteneğini bu konuda da kanıtlayan kuşağımıza ait güzel sözlere her yerde tanık oldum…
Ankesörlü telefondan akıllı telefona geçiş yaparken arada kalmış nesil olarak yadırgamayan, üstesinden gelen, hemen intibak eden, varlıkta yokluğu, yoklukta varlığı iyi hesap eden kuşağımla hep gurur duydum…
Çocukluk ve gençlik yıllarımızda evlerimize gelen her konuğu gülümseyerek, saygıda kusur etmeyerek karşıladığımızı hiç unutmadım. Büyüklerinin sözlerini kulağına küpe yapıp takan, onları toprağa verse de hatıralarını anılar müzesinin en güzel yerinde muhafaza eden, gelip gidip dokunan, saygıyla anan, dua ve rahmet okuyan, duygusal yaralarını kolay saramayan yöresel artılarımızla hep kıvandım…
Bazen dinleyici, bazen anlatıcı olduğumuz, bazen de anlatımın gücü karşısında eriyip, yok olup, anılara dalıp gittiğimiz sınıf, lise, Kars buluşmalarımızı hiç unutamadım…
Entelektüel derinliğiyle, zarafetiyle, mütevazı kişiliğiyle iz bırakan hocalarımızı, onları şaşkın ve hayran gözlerle, ağzı kulaklarına varan yüz ifadesiyle dinlediğimiz günleri, yine çalıştığımız kurumlardaki saygın yöneticileri hep saygıyla hatırladım…
Kendini tanıma, kendini bilme, yaşamı sorgulama, iç hesaplaşma, önemliyi önemsizden ayırt etmek gibi hayatımıza sonradan giren kavramlarla erken tanışmamıza katkı sunanları hep sevgiyle andım…
Yöremizin kadına karşı azalmayan hatta artan nezaketine, yeniliğe karşı olan merakına, Atatürk’e olan bağlılığına, hiç eksilmeyen Cumhuriyetçi damarına, memleket sevgisine, insana olan saygısına, hele de kendine has öz saygısını sergileme biçimine hep hayranlık duydum…
Aile büyüklerimizin hak ettiğimiz halde parmak sallayıp; “Şöyle yapmayın!” demesini beklerken ve o söz o kadar ağrımıza gitmezken onların, suratlarını asarak, yüzlerini ekşiterek, bakışlarını kaçırarak tavır koymasının yüreğimi hep darmadağın etmesini hep mahcubiyetle hatırladım…
Rahmetli annemin; “Ben sana güveniyorum, bunu yapmamalısın!” mesajını kırmadan, incitmeden, parmağıyla, bakışlarıyla değil kalbiyle göstermesini yaşam ilkem saydım…
Anne baba hayatta iken onlar tarafından her konuda, her sorunda nasıl da korunup kollandığımızı hep iç çekerek anımsadım…
Hele de göreve ilk başladığım günü okul müdürünün huzurunda titrek sesimle ve yere bakan gözlerimle başlayan sohbetimizi, son derece otoriter bir yönetici olan KKİÖO müdürü Bakiye Ulusoy’un konuşma sırasında her sözüyle bana aşıladığı özgüveni, ne yapmam hususundaki nasihatlerini hiç unutmadım…
Özetle SN. Cahit Kılıç’ın önerisiyle başladığım yazı dizisi şeklindeki bu Kars yolculuğunda yer yer eskinin fotoğraflarını çektim, yer yer anıların fotoğraflarını çektim, ama en çok da iç çektim. Böylece bana hayatımın en güzel anlarını ve anılarını veren memleketimi unutamadığımı bir kez daha anladım. Aksi halde bunca yıl sonra ben bunları yazabilir miydim? Ya da sizler okur muydunuz?
NEŞE DOSTER
-
Turizm: İran savaşı sonrası Türkiye’ye talep artıyor
-
Peskov: Dünyayı küresel savaştan sadece nükleer silah koruyabilir
-
IAEA Başkanı: İran’ın nükleer tesislerine denetimler kaçınılmaz
-
Alman Dışişleri’nden vize açıklaması: Türkiye de sorumlu
-
Türkiye’deki NATO zirvesi öncesi Berlin’de kritik toplantı
-
Rusya’dan Batı’ya net uyarı: ‘Rusya ile çatışmaya girenleri felaket bekliyor’
YORUM BIRAK
YORUMLAR
-
Sema Aytaç 2 Şubat 2022 20:09“Yüreğim Kars’ta kaldı” 👏👏 💚💙❤️
-
Harbiye 2 Şubat 2022 18:13Yüreğinize sağlık her yazınız Kars özlemini debrestiriuot,çocukluğunu daha çok özlüyorum.
-
Zeki Tuncay YAZICILAR 1 Şubat 2022 14:02Bir zamanlar Kars’ta ,Gazi İlkokulda , 5-6 yaşlarında esmer cici mi cici iki at kuyruklu sınıf arkadaşlarımdan biriydin . Çocuktuk , annelerimizin çantalarımıza , “acıkırsan yersin ” diye koyduğu yiyecekleri , teneffüslerde hep birlikte çıkarıp yerdik.Paylaşımı o zamandan beridir yapma alışkanlığına sahibiz. Bizler kar çocuklarıydık. Okul öncesi , teneffüsler de kar topu oynar , kardan adam yapar ıslanırdık üşürdük. Ders zili çalınca sınıf sobasının çevresinde halka olurduk. 5 yıllık İlkokul sınıf arkadaşlığı . Adı nımı merak ettiniz ? Bizim NEŞE.
Sonraki yıllar da hiç kopmadık , okul hayatı devam etti .Bende öğretmen oldum. Bizim kuşak ; iyi olmak için deyil , çokiyi olmak için dünya ya gelmiş gibi…
Sevgili Neşe ; Siz ve bizler , eksiği , yanlışı sözle , fiziksel müdahalelerle düzeltmeyip , anne ve babalarımızın göz işaretleri ve mimikleri ile düzeltiyorduk. O yüzden MAVİ GÖZLÜ DÜNYA LİDERİNE aşığız.
Bendeniz , yazıların ve güçlü kalemine bir daha şapka çıkarıyorum. Tebrik etmeği , sizle övünmeyi , benim okuldaşım demekten de haz alıyorum. Yazdıkların , yazacaklarının yanında nokta gibi. Sağlıklı uzun ömürler diliyorum. Noktaların çoğalıp tepe olsun istiyorum.
Kişiliğin , başarın , yazısal paylaşımlarını ifade etmekde zorlandığım oluyor biliyorsun. Şu anda da zor durumdayım 🙁
Sağol , varol , hep ol…
Sevgi ve saygılarımla. -
Hürriyet Kaya 1 Şubat 2022 13:11Hocam bu yazıları, “Yüreğim Kars’ta Kaldı 2” olarak düşünmez misiniz? 😍 Ne kadar güzel olur.
Şu an evde değilim, çok dikkatli okuyamadım, eve gidince sindire sindire tekrar okuyacağım. 💖
-
Erol Göllü 1 Şubat 2022 13:08Nese hanim merhaba,ne guzel yazmışsınız yureginize saglik ,karsi ve karsliyi cok iyi anlatmissiniz bagislayin yeni yetmeler pek farkinda olmasada , ucuncu goz sirf merak icin yazinizdan etkilenerek karsa gider. Kiymetli hemsehrimiz Nese hanim iyiki varsiniz.Selam ve saygilarimla
-
Osman Kamacı 1 Şubat 2022 13:00Yaşamış olduğunuz bölgesel ve kültürel geçmişinize duyduğunuz özlemleri büyük bir aidiyet duygusuyla olgunlaştırarak, manevi bağlarını güçlü ve taze tutmak zor ve özverili bir yaklaşımdır. Doğup büyüdüğünüz memleketiniz ile ilgili bugüne kadar kaleme aldığınız sayısız yazı ve makalelerinizi takip eden biri olarak sizi tebrik ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.👏 .
-
Aysel Akkoç Boy 1 Şubat 2022 12:46Sevgili Neşe Hocam kaleminize, yüreğinize sağlık Kars sevdanız bizleri de iyice sardı sarmaladı.
Sağlıkla ve mutlu bir zamanda memlekette buluşmak ve özlem gidermek tüm Kars sevdalılarına, gönül dostlarına nasip olsun inşallah.
selamlar sevgiler. -
Nimet göllü 1 Şubat 2022 11:35Harika anlatım Neşe hanım,yine yüreklerimize dokunan,Özlem’le hasretle andığımız günlere götürdünüz bizleri ,,ellerinize sağlık ,yüreğinize sağlık
