İdlib’deki Gruplar Suriyeli Değil

-Dünya - 12 Ocak 2018 17:37 A A

Son günlerde gerilime neden olan İdlib’deki silahlı grupların önemli bölümünün Suriyeli olmadığı Türkiye üzerinden Suriye’ye geçen teröristler olduğu belirtildi.

Türkiye’nin Suriye Ordusu’nun teröristlere yönelik saldırılarını gerekçe göstererek Rusya ve İran Büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığına çağırması ve Suriye Ordusu’nun durdurulmasını istemesi yeni tartışmalara yol açtı. Suriye’nin mücadele ettiği terör gruplarının Astana’da varılan anlaşma kapsamındaki gruplar olmadığı, Suriye’nin Şam ile Halep arasındaki yolun güvenliğini sağlamayı amaçladığı vurgulanırken, Türkiye’nin El Nusra, Tahrir el Şam ve BM’nin de terörist kapsamında belirlediği örgütlere karşı hassasiyeti sorgulanmaya başlandı.

İDLİB’DEKİ SİLAHLI GRUPLAR

Yerel kaynaklar, İdlib’deki silahlı grupların Suriyeli olmadığını bildiriyorlar. Uzun yıllar İdlib’de yaşamış daha sonra Türkiye’ye yerleşmiş bir Suriyeli Aydınlık’a yaptığı açıklamada, “Ben yakın zamana kadar İdlib’e gidip geliyordum. İdlib’de kontrolü elinde bulunduran silahlı grupların önemli bir bölümü yabancı. Aralarında, Kafkasya’dan, Rusya’nın diğer bölgelerinden, Balkanlardan, Türk Cumhuriyetlerinden, Pakistan’dan, Çin’in Uygur bölgesinden, hatta Avrupa ülkelerinden gelenler var. Sokakta yüzlerine bile baksanız Suriyeli olmadığını anlarsınız. Hele konuşursanız tam anlarsınız” dedi.

Halep’in Esad yönetiminin kontrolüne geçmesi sonrasında Halep’ten kaçan silahlı grupların İdlib’e yönlendirildiğini, bu nedenle İdlib’in tam anlamıyla bir silahlı terörist deposu haline geldiğini kaydeden İdlip kökenli Suriyeli, “Şu anda oraya gidemiyoruz. Ama yakınlarımla sürekli konuşuyorum. Herkes tedirgin. Esad yönetiminin şehre hakim olmasını ve eski düzene geçilmesini, hayatın normalleşmesini istiyorlar” diye konuştu.

25 BİN SİLAHLI

Türkiye’nin tespitlerine göre de İdlib ve çevresinde yaklaşık 25 bin silahlı grup var. Yetkililer bu grubun içinde ne kadar yabancı, ne kadar Suriyeli olduğu konusunda bilgi vermekten kaçınıyorlar. Sorulara, “Bu konuda elimizde bir veri yok. Ancak yabancı silahlı grupların olduğu doğru ama abartıldığı kadar değil” yanıtını veriyorlar.

Hataylı bir yetkili ise geçmişte Hatay üzerinden Suriye’ye geçişlere dikkat çekerek şunları söyledi:

“Türkiye olarak Suriye konusunda büyük hatalar yaptık. Sınırımızı tamamen Suriye’ye giden terör gruplarına açtık. O günlerde toplantılarda bu işlerin başımızı çok ağrıtacağını söyleyenler oldu. Ama itibar edilmedi. Düşünün o günlerde Suudi Arabistan’dan Hataya günde 2 uçak seferi yapılıyordu. Bu uçaklarla kimlerin geldiğini bütün Hatay bilir. Deniz yoluyla gelenler de ayrı. 2011 yılı sonrasında İstanbul-Hatay, Ankara-Hatay uçak ve otobüs seferlerinde yer bulunmaz olmuştu. Yani her şey Hataylıların gözü önünde seyretti. Reyhanlı, Altınüzü, Yayladağ’da sınır bölgesinde oturanlar İdlib’deki silahlı grupların kim olduklarını iyi bilir. Eğer onlar Suriyeli ise yıllardır Hatay’daki bankalar üzerinden yapılan para transferleri neyin nesidir. Artık devletin hata yapma lüksü yoktur.”

RUSYA: EL NUSRA’YI YOK ETMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ

Rusya ve İran büyükelçilerinin Türk Dışişleri’ne çağrılmasını yorumlayan Rus Dışişleri kaynakları, Moskova’nın Ankara’yla Suriye’deki yapıcı diyaloğu koruma niyetinde olduğunu ancak Fetih el Şam’la (El Nusra) mücadeleden vazgeçmeyeceğini belirtti.

Sputnik’in aktardığı habere göre İzvestiya gazetesine konuşan Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan bir kaynak, Ankara ile yeni bir gerilim istemediklerini ancak Fetih el Şam’ın akıbeti gibi hassas konularda taviz vermeyeceklerini söyledi. Rus kaynak, “Astana formatında başarıyla çalışıyoruz ve bu işbirliği sürmeli. Ancak ilkesel duruşumuz, Fetih el Şam’ın imha edilmesini öngörüyor ve biz bundan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

-Dünya - 17:37 A A
BENZER HABERLER