İHA’lar, siber saldırılar ve dezenformasyon: Rusya’nın Avrupa’ya karşı ‘hibrit savaşı’

-Avrupa - 10 Eylül 2026 11:39 A A

Almanya’nın, geçen ay Leipzig/Halle Havalimanı’na düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısının sorumluluğunu kesin olarak Moskova’ya yüklemesinin ardından Rusya ile Batı arasındaki gerilim tırmandı.

Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, patlayıcı yüklü bir insansız hava aracı kullanmasının, Rusya’nın Avrupa’daki “yerleşik hibrit operasyonları modelini” izlediğini söyledi. Dobrint ‘hibrit operasyonlarla’ Rusya’nın açık çatışmaya girmeden baskı uygulamak için askeri ve askeri olmayan taktikleri birlikte kullanmasını kast ediyor.

Buna karşılık Bonn’daki Rus konsolosluğu da dahil olmak üzere, Almanya ve Rusya birbirlerinin kültür merkezlerini kapattı.

ABD’nin NATO Büyükelçisi Matthew Whitaker, Kiev’e destek amaçlı lojistik operasyonlarda da kullanıldığı bilinen Leipzig/Halle Havalimanı’ndaki olayı, Avrupa’nın gördüğü “en endişe verici hibrit eylemlerden” biri olarak nitelendirdi. Whitaker, bunun “kabul edilemez olduğunu ve buna müsamaha göstermeyeceklerini güçlü bir şekilde ifade etmenin önemli olduğunu” da sözlerine ekledi.

Uzmanlar, bunun Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı topyekün işgalinden bu yana Avrupa genelinde giderek yaygınlaşan daha geniş bir eylem örüntüsünün parçası olduğunu söylüyor.

Moskova ise, Leipzig’deki olaylarla herhangi bir ilgisinin olmadığını savunarak, Almanya’nın suçlamalarını asılsız olarak nitelendirdi.

Daha önceki olaylarla ilgili suçlamaları da reddetti.

‘Moskova, Batı’da anlaşmazlık ve kaos yaratmayı hedefliyor’

Bu yılın başlarında, Bratislava merkezli düşünce kuruluşu Globsec, Şubat 2022 ile Şubat 2026 arasında Rusya’nın Avrupa’ya karşı 151 eylemde bulunduğunu tespit ettiklerini açıklamıştı, ancak gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Bunlar arasında suikast girişimleri, kundaklama, sabotaj, vandalizm ve kamu düzenini bozma eylemleri de yer alıyordu.

Raporda saldırıların Polonya, Fransa, Almanya, Litvanya, Estonya ve İngiltere gibi ülkelere yoğunlaşmasının, “Ukrayna’ya verilen desteğin hedef seçimini şekillendiren en önemli faktör olduğunu güçlü bir şekilde gösterdiği” öne sürüldü.

Ağustos ayında, ABD Kongre Araştırma Servisi tarafından yayınlanan bir raporda da Rusya’nın Avrupa ülkelerine yönelik saldırıları arasında demiryolları, denizaltı kablolarına yönelik saldırılar, suikastler, siyasi müdahale ve etki, siber saldırılar ve hava sahası ihlalleri gibi suçlamalar sıralanmıştı.

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu RUSI’den Emily Ferris, saldırıların sıklığı ve boyutunun 2022’den beri arttığını söylüyor.

Farris, Moskova’nın “savaş eşiğinin altında kalacak şekilde, Batı’da anlaşmazlık ve kaos yaratmayı” ve “Ukrayna’yı desteklemenin NATO için maliyetini artırmayı” amaçladığını savunuyor.

Globsec’te yardımcı araştırmacı olan Maksym Beznosiuk da, Kremlin’in “NATO’nun hazırlığını test ettiğini, müttefikler arasındaki siyasi ve hukuki bölünmeleri istismar ettiğini ve kasıtlı olarak belirsizlik yarattığını” söylüyor.

Beznosiuk’a göre, Rusya’nın hibrit savaşı giderek daha fazla kullanmasının sebepleri arasında Ukrayna’da verdiği ağır kayıplar, Sovyet döneminden kalma ekipmanların tükenmesi, artan ekonomik baskılar ve savaşta belirleyici bir konvansiyonel ilerleme sağlamanın zorlukları bulunuyor.

Avrupa’yı hedef alan hibrit operasyonlar, bir taraftan orantısız kargaşa ve siyasi endişe yaratırken diğer taraftan Ukrayna’ya verilen askeri desteği ve Avrupa savunma üretimini Rusya’nın daha az bedel ödeyeceği şekilde zayıflatma stratejisi” diyor.

Avrupa haritası üzerinde Rusya bağlantılı olduğundan şüphelenilen hibrit savaş saldırılarını gösteren kırmızı noktalar. Saldırıların Almanya'da daha fazla olduğu görülüyor.

Rusya’ya atfedilen eylemlerin çoğu şu ana kadar sınırlı hasara yol açmış olsa da, yetkililer bunların güvenlik kaynaklarında önemli yüke neden olduğunu hatırlatıyor.

Bunun en iyi örneklerinden biri, Ukrayna’ya lojistik destek sağlama konusunda NATO’nun omurgasını oluşturan Polonya.

Kasım 2025’te Polonya hükümeti, sevkiyatlar için kullanılan bir demiryolu hattında meydana gelen patlamayı “benzeri görülmemiş bir sabotaj eylemi” olarak nitelendirmişi ve her şeyin Rusya’nın sorumlu olduğuna işaret ettiğini açıklamıştı. Rusya ise suçlamaları reddetti.

Bu saldırı, Polonya’nın bu kritik demiryolunu korumak için yaklaşık 10.000 askerle bir operasyon başlatmasına neden oldu.

Ocak ayında da ülkenin doğu sınırını İHA saldırılarından korumak için değeri 4 milyar doları bulan savunma sistemi sözleşmeleri imzaladı.

Almanya, Belçika, Danimarka, Hollanda, Fransa, Norveç, İsveç ve İngiltere de dahil olmak üzere bir dizi Avrupa ülkesindeki askeri tesisler, havaalanları ve kritik altyapı yakınlarında da Rusya bağlantılı olduğundan şüphelenilen İHA faaliyetleri kaydedildi.

Ancak hibrit eylemler sadece fiziksel sabotajlarla sınırlı değil.

Avrupa hükümetleri, Rusya bağlantılı ağları sahte sosyal medya hesapları, uydurma raporlar ve yapay zeka içerikleri kullanarak dezenformasyon yaymakla da suçluyor.

Fransız yetkililer 2027’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi, ülkenin önde gelen siyasi figürlerini hedef alan Rusya bağlantılı olduğundan şüphelenilen etki operasyonlarına yönelik soruşturma yürütüyor.

Alman yetkililer de, bölgesel seçimler öncesi yalan bilgi yayma ve ülkenin demokratik kurumlarına duyulan güveni zayıflatma çabalarına karşı uyarıda bulunuyor.

Beznosiuk, “Temel amaç değişmedi” diyor.

“Moskova’nın çok sayıda seçmeni doğrudan ikna etmesine gerek yok. Mevcut bölünmelerden faydalanabilir, Rusya’yı eleştiren politikacıları itibarsızlaştırabilir, siyasi kutuplaşmayı körükleyebilir ve zamanla demokratik kurumlara olan güveni kademeli aşındırabilir.”

Polis memuru, puslu bir gökyüzünün altında arka planda bir ağaç sırasının göründüğü, hasat edilmiş bir tarlada yerde yatan bir moloz parçasının yanında duruyor.
Eylül 2025’te Rus İHA’larının Polonya hava sahasını ihlal etmesinin ardından, bir polis memuru insansız hava aracı enkazının yakınında duruyor.

Uzmanlar, son yıllarda Rusya’nın kendini düşmanca eylemlerinden uzaklaştırmanın yeni yollarını bulduğunu söylüyor.

Ukrayna’nın topyekün işgalinin ardından, Avrupa hükümetleri Rus diplomatik misyonlarının yoğun şekilde casusluk amacıyla kullanıldığı sonucuna vardı ve diplomatik kılıf altında istihbarat görevlisi olarak faaliyet gösterdiğinden şüphelenilen kişileri sınır dışı etti.

Uzmanlar, o zamandan bu yana, Rusya’nın Avrupa’nın karşı istihbarat önlemlerini aşabilmek için, internet üzerinden üçüncü ülke vatandaşlarını çok etkili bir şekilde istihdam ettiğini söylüyor.

Ferris, “Artık büyükelçilikler üzerinden yürümüyor, bu gibi vekiller aracılığıyla yapılıyor” diyor, ve motivasyonları ideolojiden ziyade para olan bu yabancı uyruklu kişilerin kullanılmasının, düşmanca eylemleri Kremlin ile ilişkilendirilmeyi zorlaştırdığını ekliyor.

Litvanyalı yetkililer Ocak ayında, Rusya’nın GRU askeri istihbarat servisini, 2024 yılında Ukrayna ordusuna radyo dalga tarayıcıları tedarik eden bir tesise yönelik kundaklama girişimlerini organize etmekle suçladı. Olayla ilgili olarak İspanya, Kolombiya, Küba, Rusya ve Belarus’tan toplam altı kişi tutuklandı ve suçlu bulunmaları halinde 15 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilirler.

Globsec raporuna göre, Avrupa’da Rusya bağlantılı saldırılara karışan 172 kişinin %95’i “Rus istihbarat teşkilatlarıyla herhangi bir resmi bağı olmayan sıradan vatandaşlardı”.

Ferris, “Bu durum Rusya ile olaylar arasında bir mesafe yaratıyor,” diyor ve bu durumun saldırıları Rusya’yla ilişkilendirme sürecini yavaşlatıp, hukuki açıdan karmaşık hale getirdiğini söylüyor.

“Tüm bu detayların ortaya çıkması gerçekten çok uzun zaman alıyor, bu da işi oldukça zorlaştırıyor.”

Beznosiuk ayrıca, Rusya’nın “gölge filosu” olarak adlandırılan ve Moskova’ya karşı Batı yaptırımlarından kaçınmak için yabancı bayraklar ve yabancı tescilli paravan şirketler altında faaliyet gösteren petrol tankerleri ve diğer ticari gemilerden oluşan ağın değişen rolüne de dikkat çekiyor.

Hayalet filodaki gemilerin denizaltı kablolarına ve boru hatlarına hasar verilmesiyle ilgili şüpheli olayların yanısıra, Baltık ve Kuzey Denizi bölgelerindeki kritik altyapı tesisleri yakınlarındaki gözetleme ve İHA faaliyetleriyle de bağlantılı oldukları yönündeki şüpheler 2024’ten bu yana giderek artıyor.

Diğer suçlamalar gibi Rusya bunları da reddediyor.

Ne yapılabilir?
Kayalık kıyı şeridinin açıklarında, denizde bulunan bir petrol tankeri ve destek gemisi; arka planda ise iki yelkenli tekne görülüyor.
İngiliz yetkililerinin Rusya’nın “gölge filosu”nun bir parçası olarak faaliyet gösterdiğini söylediği Smyrtos tankeri, Haziran ayında İngiliz kuvvetleri tarafından Manş Denizi’nde ele geçirildi.

Beznosiuk, NATO ve Avrupa Birliği’nin (AB) tehdidi yalnızca “söylemsel olarak kabul etmenin” ötesine geçmesi, ve Rusya’nın sabotaj faaliyetlerinin tanımlanıp karşılık verilmesi konusunda daha net olması gerektiğine inanıyor.

Sabotaj eylemlerinin “düşman devlet faaliyeti” kabul edilmesi gerektiğini düşünen Beznosiuk, diplomatik hareketlere daha sıkı kısıtlamalar getirilmesi, Rusya’nın hayalet filosuna yönelik adım atılması ve seçimler öncesi medya okuryazarlığına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirtiyor.

NATO ve AB ülkeleri, istihbarat işbirliğini güçlendirdiklerini, kritik altyapıların korunmasını artırdıklarını ve Rusya bağlantılı kişi, örgüt ve gemilere karşı yaptırımları genişlettiklerini açıkladılar.

Ancak yetkililer, hibrit tehditlerin şekil değiştirmesiyle birlikte, daha fazla koordinasyona ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor.

Ferris, 2018’de İngiltere’nin Salisbury kentinde eski Rus casusu Sergei Skripal ve kızına yönelik suikast girişiminin ardından yaşanan koordineli tepkiye işaret ediyor; bu tepkide Avrupa ülkeleri “bir araya gelmiş” ve “dayanışma içinde çok sayıda Rus diplomatını sınır dışı etmişti”.

Ona göre bu hamle, “Avrupa’daki Rus istihbarat ağlarını oldukça başarılı bir şekilde sekteye uğrattı”.

‘Yanlış anlama olasılığı oldukça yüksek’

Peki ileride ne olabilir?

Her iki uzman da Rusya’nın NATO ile doğrudan bir savaş başlatmaya istekli olmadığını söylüyor.

Ferris, Ukrayna ile savaş, bir gün sona ererse, Rusya’nın ordusunu yeniden kurmasının birkaç yıl alacağını belirtiyor.

Beznosiuk, Rusya’nın “NATO’nun doğu kanadında sınırlı ve kasıtlı olarak belirsiz bir siyasi-askeri provokasyon” gerçekleştirmesinin “daha olası bir senaryo” olduğunu düşünüyor.

Ancak her iki uzmanın da öngörüsü Rusya’nın hibrit savaş taktiklerini yoğunlaştıracağını yönünde.

Beznosiuk, Rusya’nın 2027’ye kadar hibrit faaliyetlerini artırmasının muhtemel olduğunu ve açık bir çatışmayı tetiklemeksizin NATO’ya baskı uygulamak için sabotaj, siber operasyonlar ve dezenformasyon gibi taktikler kullanmaya devam edeceğini söylüyor.

“Bu operasyonlar ucuza mal olmaya ve faillerinin tespit edilmesi zor olmaya, orantısız derecede aksamalara ve siyasi endişelere yol açabildiği sürece, Moskova’nın Avrupa’nın zaaflarını ve kırmızı çizgilerini test etmeye devam etmesi için güçlü sebepleri var.”

Ancak hem Ferris hem de Beznosiuk, istem dışı bir tırmanma tehlikesinin varlığına da dikkat çekiyor.

Beznosiuk, “Kazalar, sivillerin zarar görmesi ve siyasi olarak hassas olaylar, iki taraf da bunu istemiyor olsa da, çok ciddi tırmanmaya yol açabilir” diyor.

İşte bu nedenle Ferris, “popüler bir görüş olmasa da” Rusya ile iletişimin geliştirilmesinin şart olduğunu düşünüyor. Buna örnek olarak en son toplantısını Ocak 2022’de yapan NATO-Rusya Konseyi’ni gösteriyor.

“Bu, uzlaşma değil, çatışmayı önleme meselesi,” diyor.

“Yanlış anlama ve ölüm olasılığı oldukça yüksek.”

Kaynak: BBC Türkçe

-Avrupa - 11:39 A A
BENZER HABERLER