İşe yaramayan kültür…

-Genel - 4 Şubat 2025 11:50 A A

Han Ayvaz Adıgüzel

hanayvazadiguzel@gmail.com

Alman gençlerinin dediği şudur: “Alman kültürü hiçten işe yaramıyor!” Ne demeli buna? Hayret! Acaba Türk kültürü nerelerde?

 Rahmetli Prof. Kafesoğlu kitabında şöyle diyor: “Acaba bir Türk kültürü var mı?” Çekinmeden şunu söyleyebilirim: Türk dilinden başka orijin bir Türk kültürü yoktur. Bunu ben birkaç kez de yazdım.

Etrafımızı kültür sarmış ama özgün değil lakin maddi kültürümüz olarak çadır ve çobanların kullandığı keçeden yapılmış “Kepenek” denilen koruyucu paltomuz var. Azerbaycan’da buna “xıllik” denir.

Çadır için Mevlâna; bir şiirinde şöyle diyor: “Oğuzun bahtı, çadırı gibi karadır!” Meşhur kara çadır!

 Sanatta da öyle: Özgün bir yapımız yoktur. Sanat tarihi kitaplarımızda bunu genişçe yazıyor. Mesela: “Topkapı Sarayı’na” bakar mısınız? Sadece kalın duvarlar, büyük, ağır, soğuk. Hiçbir özelliği yok.

Bunun için tarihçimiz şu izahı yapmış: Türkler ahireti düşündüklerinden, bu dünyaya önem vermezlerdi, bu yüzden sanattan, yapıdan vb. uzak durdular. Ne dersiniz, doğru mu bu?

Kültür üzerine Avrupa’dan değişik sesler duyuyoruz. Şimdi moda şudur: “Ben ateistim ama kültürüm Hristiyanlıktır!” Şöyle mi demek isteniyor? Yani ateizmin kültürü yoktur!

Acaba bizde durum nasıldır? “Ben Ateistim ama kültürüm İslam’dır mı diyorlar? Sanmıyorum? Peki, ben bu kanıya nereden vardım; çünkü ben Müslüman’ım diyenlerin ilk okul öğretisinin dışında bir İslam kültürü yok ki! Garabet!

Yeniden kültür ve medeniyet konularına mı dönsek? Biz lise çağlarımızda bu konuları bitirmiştik. Meriç hocanın; 200’ün üzerinde kültür tarifi olduğunu yine onun kitaplarından okumuştuk.

Dinler tarihinde İslam kültürü diğer dinlerden iki ana başlıkla ayrılmaktadır, bunun dışında diğer dinlerle aynıdır. O iki başlık; “velayet ve müminler kardeştir” hükmüdür. Velayet sistemle ilgilidir, yani İslam’ın idare sistemi! İslam’ın dışında hiçbir dinde yönetimle ilgili hüküm yoktur. 

Peygamberden sonra bu mesele hiç dile getirilmez oldu, İslam’ın idari sistemi yoktur denildi ama şeriat diye ortalığı savaş alanına çevirdiler.

İkinci başlık; “Müminler kardeştir” hükmü idi. Yine ilahi kitapların hiçbirinde böyle bir ayet veya bab yoktur. İslam’da ümmetçiliğin alt yapısı işte bu kardeşlik ayetleridir. Bu kaide bile doğru dürüst hiç işletilmedi ama istismarı yapıldı.

Bu hükümler ileri sürülerek birbirlerinin ülkelerini istimlak ettiler. Araplar Türklerin, Türkler de Arapların! Arapların ne işi vardı Türkistan’da, Türklerin ne işi vardı Yemen’de. Sonra da konuşup duruyoruz; Araplar bizi arkadan vurdu diye.

Bunlar birer tarihi hakikatlerdir.

“Onlara gelin hakikate dediğimizde, onlar, hayır biz babalarımızın dini üzereyiz derler. Ya babalarının aklı bir şey kesmiyorsa?” (2/170)

Peygamberden sonra bütün kanunlar uygulanıyordu. Mahkeme, yargı, ceza, kırbaç, el kesme vb. lakin bu uygulamalar kendilerine değil halka idi. Aslında bu bir başkaldırı sebebidir. Kur’an’ın dediği de budur zaten.

Başkaldırı meşru olmayan otoriteye karşıdır. İslam fıkhında kaide şudur: Eğer otorite meşru değilse, yapılan hiçbir amel kabul değildir. Toplum idareyi sorgulayabilmeli.

Başkaldırının hedefi meşru olmayan otoritenin uyguladığı zulüm ekonomisidir. Onu yerle bir eder. Kimin kendi kişiliğine değil de ekonomisine dayalı bir makamı varsa o bir puttur.

Müslüman böyle bir bilince sahip olmalı. Böyle bir bilince sahip olanların ameli istisnadır o boşa gitmemiştir. Bilinç canlı ameldir, o kişi peygamberle aynı saftadır.

Başkaldırı insan onurunun hiçe sayıldığı zamanlarda ilahi bir boyut kazanır. Bu zamanlara dikkat etmek gerekir.

İnsanlar bireysel varoluşlarını kavradıkları zaman artık onlar bir başkaldırı ruhuyla baş başadırlar. Buradan anlaşılan; kişinin kendini kavrama serüvenidir!

Akıl meseleleri kavradığı ölçüde itiraz makamındadır. Buna devrimci birikim denir.

-Genel - 11:50 A A
BENZER HABERLER