Suriye’de ‘Esad protestoları’ yayılıyor, hükümetten ‘intikam’ uyarısı

-ORTADOĞU - 18 Haziran 2026 21:01 A A

Suriye’nin farklı bölgelerinde Beşar Esad yönetimiyle bağlantılı yetkililerin hesap vermesi ve sürülmesi çağrısıyla başlayan protestolar ve Esad dönemi yetkililerine yönelik gözaltılar sürüyor.

BBC’nin medya analiz birimi BBC Monitoring‘e göre 12 Haziran’da başlayan eylemler farklı kentlere yayılıyor. Protestoların şiddet eylemlerine dönüştüğü haberleri de geliyor.

Şam yönetimi ise Esad yanlısı olduğundan şüphelenilen kişilere yönelik ilave gözaltılar yapıldığını duyurdu.

Suriye İçişleri Bakanlığı 17 Haziran’da Esad yönetimiyle bağlantılı 10 kişinin daha operasyonlarda gözaltına alındığını açıkladı.

Resmi haber ajansı SANA, gözaltıların Dera, Halep ve İdlib’de gerçekleştiğini bildirdi.

Gözaltına alınanlar arasında ülkenin güneyindeki eski güvenlik sorumlusu ile Sednaya Hapishanesi’nde görev yapmış eski bir gardiyan da bulunuyor.

Hükümet yanlısı Syria TV de Humus vilayetinde görev yapmış eski bir komutanın da gözaltına alındığını öne sürdü.

Ayrı olarak SANA aynı gün yayımladığı uzun bir haberde “hesap verebilirliğin” temelinin “intikam değil, adalet” olduğunu vurguladı.

Bu gelişme, Suriye genelinde “şebbiha” olarak bilinen Esad yanlısı milislerin hesap vermesi çağrılarıyla başlayan ve günlerdir devam eden protestoların ve şiddet eylemlerinin ardından geliyor.

BBC Monitoring‘e göre protestolar 15-16 Haziran’da Dera, Hama, Humus dahil farklı kentlere yayılmaya devam etti.

Yerel basına göre, 15 Haziran’da Şam yakınlarında önemli bir Şii türbesine ev sahipliği yapan Seyyide Zeyneb’de Esad yanlısı olduğu şüphesiyle bazı kişilere ait mülkleri hedef alan saldırılar gerçekleşti.

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), protestocuların adalet ve hesap verebilirlik talep ettiğini ve mağdurların haklarına saygı gösterilmesini istediğini açıkladı.

Şam yönetimine bağlı SANA haber ajansına göre Suriye’de geçiş dönemi lideri Ahmed Şara, 15 Haziran’da yaptığı bir açıklamada, adaletin “intikam ve hakimiyet” için kullanılamayacağı uyarısında bulundu.

Şara, bazen devrimlerden sonra böyle durumlar yaşanabildiğini ancak kendilerinin hem ulusal hem de uluslararası standartlarla uyumlu adalet kurumları oluşturacaklarını belirtti.

“Böylelikle adaleti ararken ya da hesap sorarken hata yapılmaz” diye ekledi.

Esad yönetimi, Ahmed Şara liderliğindeki muhalif güçlerin kontrolü ele geçirmesi ve Esad’ın ülkeyi terk etmesiyle 8 Aralık 2024 tarihinde sona ermişti.

Protestolarla ilgili neler biliniyor?

BBC Monitoring’in Suriyeli medya kuruluşlarına dayandırdığı haberine göre 12-14 Haziran tarihlerinde ülkenin çeşitli bölgelerinde Esad hükümetiyle bağlantılı isimlerin tutuklanması çağrısıyla protestolar düzenlendi.

Hükümet yanlısı Syria TV, 14 Haziran’da gece protestolarının Halep kentinin çeşitli bölgelerini “sardığını” ve “şebbihalar” olarak bilinen Esad yanlısı milislerin hesap vermesi çağrıları yapıldığını aktardı.

Kanal, Halep’te yüzlerce protestocunun, Esad yanlısı güçlerin iç savaş sırasında ve sonrasında işlediği “ihlalleri” kınadığını ve kentten Esad “kalıntılarının” çıkarılmasını talep ettiğini belirtti.

Protestocular ayrıca mevcut geçiş hükümetini adalet sürecini hızlandırmaya çağırdı.

Syria TV’nin ayrı bir haberine göre şehrin es Sukkari bölgesindeki bazı kişiler protestolar sırasında “rejim kalıntılarının” 24 saat içinde mahalleyi terk etmesini istediklerini söyledi.

Devlete ait Suriye el İhbariye kanalı da bir protestocunun “Devlet için kendimizi feda ettik… halk şebbihaların hesap vermesini istiyor” sözlerini aktardı.

Bulanık ekran görüntüsünde yürüyüş yapan grup arkadan görünüyor, akşam ve sokak lambası yanıyor.
Suriye yönetimi, Esad’la bağlantılı kişilere yönelik neredeyse her hafta gözaltılar açıklıyor.

Syria TV 13 Haziran’da Deyrizor’daki oturma eylemine katılanların “şebbihaların” vilayetten çıkarılması çağrısında bulunduğunu bildirdi.

Eylemciler Deyrizor’un, 2011 ayaklanması sırasında “özgürlük talebiyle ayağa kalkan” ilk vilayetlerden biri olduğunu vurguladı.

Syria TV’ye göre buradaki eylemlerde protestocular, bazı kişilerin devlet kurumlarından koruma gördüğünü öne sürdü.

Kanal İdlib’in güneyinde protestocuların ise eski yönetimle bağlantılı olduğundan şüphelenilen kişilerin bölgeye girişini engellemek için toplandığını kaydetti.

15-16 Haziran’da ise eylemler yeni kentlere yayıldı.

Syria TV, protestonun şiddet olaylarına dönüşmesinin ardından Humus iline bağlı Palmira’da güvenlik güçlerinin konuşlandırıldığını, olaylarda sekiz kişinin yaralandığını bildirdi. İki dükkan ile bir ev ateşe verildi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Rid Dimaşk bölgesinde büyük bir türbeye ev sahipliği yapan ve Şii Müslüman hacılar için önemli bir ziyaret noktası olan Seyyide Zeyneb’de “kışkırtma girişimleri” olarak nitelendirdiği olayları aktardı.

Fransız haber ajansı AFP de farklı kaynaklara dayanarak, 16 Haziran’da başkentin önemli bir Alevi nüfusa sahip Mazzeh 86 mahallesinde onlarca kişinin protesto yaptığını, bazılarının dükkânlara ve araçlara saldırdığını ve mezhepçi sloganlar attığını bildirdi.

Yakınlardaki bir cami önünde bir protesto patlak verdi, ardından güvenlik güçleri düzeni sağladı.

Tehdit mesajları uyarısı

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) ayrıca 14 Haziran’da Lazkiye kentinin sokaklarında “gizemli bildiriler” dağıtıldığını aktardı.

Bu bildirilerin “doğrudan tehditler” içerdiğini ve bölgede mezhepsel şiddetin yeniden alevlenmesine dair korkuları tetiklediğini söyledi.

Sahil kenti Lazkiye’de, Alevi azınlık yoğunlukta.

Gözlemevine göre bildirilerden birinde, “Lazkiye şebbihalarına son uyarı… ya kenti terk edin ya da evlerinizde kalın, 2011 devrimcileri bunun hesabını soracak” yazıyordu.

AFP sosyal medyada dolaşan videolarda ayrıca Esad yönetimiyle bağlantılı olmakla suçlanan kişilerin dövüldüğüne dair iddialara yer verdi.

Suriye’deki Alevi azınlık sosyal medyada sık sık Esad yönetimiyle ilişkilendiriliyor, bu da gruba yönelik saldırı çağrılarını körüklüyor.

Rejim sonrası yaşanan çatışmalar sırasında çoğunluğu Alevi siviller olmak üzere 1.500’den fazla kişi öldürüldü.

Şam yönetimi nasıl tepki verdi?

İçişleri Bakanlığı 14 Haziran’da İdlib’in bazı bölgelerindeki gelişmeleri yakından izlediğini açıkladı.

Bakanlık suçlar veya ihlallerle ilgili kanıta sahip olan herkesi bunları resmi kanallar aracılığıyla ilgili makamlara sunmaya çağırdı.

Suriye Ulusal Geçiş Dönemi Adaleti Komisyonu da bundan bir gün sonra yaptığı açıklamada, toplu cezalandırmanın adalet ve insan hakları ilkeleriyle bağdaşmadığını ve mevcut sorunları çözmek yerine yeni mağduriyetler yaratma riski taşıdığını vurguladı.

Komisyon, yaptığı açıklamada Suriye’de onlarca yıl süren ağır ihlallerin ardından mağdurların ve yakınlarının hakikat, hesap verebilirlik ve adalet taleplerinin meşru olmaya devam ettiği belirtildi.

Ancak bu taleplerin hukukun üstünlüğünü gözeten yasal mekanizmalar aracılığıyla sürdürülmesi gerektiği belirtildi.

Önceki gözaltılar

Dikey çizgili bir üst giyinmiş bir adamın hapishanedeki bir diyagramın önünde çekilmiş portresi.
Esad’ın kuzeninin ofisinin başındaki Wassem Osman’ın da gözaltına alındığı bildirildi.

Devlete bağlı Suriye Haber Kanalı (El İhbariye), 16 Haziran sabah bültenlerinde, İçişleri bakanlığını kaynak göstererek Esad hükümetiyle bağlantılı olduğu iddia edilen bir hücrenin üyelerinin İdlib’de gözaltına alındığını bildirdi.

Habere göre grup, bir casusluk ağı işletmek ve kuzeybatı ilindeki “hayati” noktaları hedef alan bombalı saldırılar düzenlemekle suçlanıyor.

İlgili haberlerde, Esad’ın kuzeni Yesar Esad’ın ofisinin eski başkanı olarak tanımlanan Wassam Osman’ın, Lazkiye ilinde gözaltına alındığı bildirildi.

Haberde, Osman’ın gözaltına alınmasının, kıyı bölgesinde işlendiği iddia edilen suçlar ve ihlallerle bağlantılı olduğu belirtildi.

Kaynak: BBC Türkçe

-ORTADOĞU - 21:01 A A
BENZER HABERLER