Kerbelâ Olayından Aldığım Dersler (15)
Hasan Kanaatlı
Kerbelâ hadisesi insanın algısında bir çok ilginç soru işaretlerinin oluşmasına vesile oluyor. Müslümanlar ayılmasın ve zihinlerinde bu türden soru işaretleri oluşmasın diye Emeviler büyük bir kurnazlıkla bu günde ( aşura günü) gerçekleşen olayları çarpıtmak için ya bir takım rivayetler uydurmuş ya da konuyu konuşmayı yasaklayıcı tedbirler almış ve bütünüyle sümen altı etmişlerdir. Fakat onların bu tuzaklarını yutmayan bir kesim Müslümanlar, göz yaşı, siyah giyme, göğüslere dövme, ağıt söyleme, mersiye okuma, ihsan verme, yas orucu tutma ( Alevilerde) vs. gibi şeylerle o olayı günümüze kadar taşımış ve zalimlerin yapıkları zulmü dünyaya anlatmayı başarmışlardır!
Elbette ki Hz. Hüseyin ( as)’ın tüm sözleri dikkat çekicidir ! Ben burada onlardan birini daha nakledeceyim. Şöyle buyuruyor:
-” Hakka amel edilmediğini ve batıldan nehy edimediğini görmüyor musunuz? Böyle bir durumda inanan biri elbette ki haklı olarak ölümü diler!”
İnsanın ölümü dilediği durumlardan birisi de, sefalet ve yoksulluk içerisinde yaşamasıdır! İmam Ali’ nin dediği gibi ” yoksulluk insanı kâfir eder!” Ya da Ebuzer’ in dediği gibi :” Evine ekmek götürmeyen insanın kılıç çekmemesine ( yani yöneticilerine isyan etmemesine) şaşarım!”
İmam Hüseyin ta o günden diyor ki, hakka amel edilmediğini görmüyor musunuz? Yani hak; eşit paylaşılması gereken her türlü ekonomi, ekmek, makam, imkan, ve insanın dünyevi hayatını yoluna koyacak her şeydir. Bu durum, dünya durdukça devam edecektir. Yoksa hayat sakatlaşır!
Örneğin İslam coğrafyasında her kesin ve her kesimin gayet ferahlık içerisinde yaşayabileceği yer altı ve yer üstü bolca zengin kaynakları mevcuttur. Fakat, “serveti çok, hırsızı bol” bir toplum olduğumuz için, para bir avuç mutlu azınlığın, sıkıntı ve yoksulluk da büyük çoğunluğun üzerine adeta tapu edilmiştir!
Kur’an; İslam’ın açlıktan koruyan ve korkudan kurtarıp güvenliğe kavuşturan bir din olduğundan ( Kureyiş: 3-4) bahseder, fakat Müslümanlardan büyük çoğunluk ne kendini ekonomik güvenlik içerisinde hissediyor ve ne de can ve malına dair güvenliğin bulunduğundan emindir!
Dolayısıyla Müslümanlar İslam dininin ekonomik, emniyet, ahlak, adalet, paylaşım, ırz, namus, itibar, ahde vefa, vs tüm hükümlerine tekme atmış durumdalar. Tek ellerinde kalan ve sıkı sıkıya sarıldıkları şey, namaz, oruç, hac’ dır!
Oysaki hac insana ömründe bir kez, oruç yılda bir ay, namaz günde beş vakit farzdır, saydığım ahlaki değerlere sahip olmak ise her gün 24 saat farzdır!
Müslümanlar bir taraftan İslam’a tekme atarken, diğer taraftan da ihlâslı İslam büyüklerini kılçıksız yemişlerdir! Gavur dedikleri Almanya’nın bayan başbakanı Markel ve Y.Zellenda’ nın başbakanı gibi dürüst insanları da doğuramamışlardır! Daha açıkçası, İslam ülkelerinde haram yemek, kul hakkına tecavüz etmek, hırsızlık yapmak, sol el ile yemek kadar önemsenmemiştir!
KISACASI
İmam Hüseyin (as) ‘ın Kerbelâ’da buyurduğu gibi, kimi Müslümanları yönetenlerin karınları öylesine haram lokmayla dolmuş ki, İslam, Kur’an, vicdan, akıl, mantık, izan onlara ne söylerse söylesin, hiç bir sözü ne duyuyorlar ve ne de aldırış ediyorlar! Kur’an bunlar hakkında, “Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden hiç bir şey anlamazlar!” (!Bakara: 171) diye buyurur.
Kur’an yoksulluğu kaldırın derken, bunlar tam tersini yapıp onu yaşatmak istiyorlar! serveti tekelleştirip insanları aç bırakıyorlar ki itaat etsinler, cahil bırakıyorlar ki biat etsinler!
Şu andaki İslam coğrafyasında yaşayan insanların büyük çoğunluğu, diğer tüm zamanlardan daha çok namaz kılıyor olabilirler! Fakat ağızlarından akan şey hep yalandır! Yaptıkları şey ise gösteriş ve riyadan ibarettir!
-
Peskov: Dünyayı küresel savaştan sadece nükleer silah koruyabilir
-
IAEA Başkanı: İran’ın nükleer tesislerine denetimler kaçınılmaz
-
Alman Dışişleri’nden vize açıklaması: Türkiye de sorumlu
-
Türkiye’deki NATO zirvesi öncesi Berlin’de kritik toplantı
-
Rusya’dan Batı’ya net uyarı: ‘Rusya ile çatışmaya girenleri felaket bekliyor’
-
Küba’dan ABD’nin yeni yaptırımlarına sert tepki: ‘Bu bir suç’
