Arif Kimdir (2)
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
“Nefsini bilen Tanrı’yı bilir!” Dostlar, bu konunun kuvvet bulmasını istiyorum.
Akıllı kimdir? Ayırt edendir. Bu konuyu Mevlâna mesnevisinde çok güzel işlemiştir. O şöyle diyor: Eğer ayırt etmen yoksa ahırdaki eşeğe “kadifeli güzel” dersin. Hatta daha ileri gidersin; a kadifeli güzel, hanımı boşayıp seni alacağım” dersin. A oğul, bu da ayıpların sonudur hani!
Ayırt etme bir vasıftır, mü ‘minin vasfıdır bu. Şimdi konunun açıklamasına geçelim.
Dostlar bu kelimeyi aklınızda tutun: “Evla!”
Bir şeyin diğer şeyden evla olması. Yani ortada evla olan var, ondan başkası yok mesabesindedir. Şimdi konumuzu ayete havale edelim.
“En Nebuyyu, evlâ bil mümine, min enfusihim!” Yani: Muhammet (Canım feda) sizin nefsinizden/canınızdan evladır!”
Peki konumuz ne idi? “Nefsini bilen Rabbini bilir!” O halde meseleyi ayırt etmek gerek. Ortada “evla” olan bir fenomeni görmek gerek, Tanrı insanları bu fenomenle uyarmıştı. Yani siz yoksunuz o var, “Muhammed!” Eğer onu bilirseniz Rabbinizi bilirsiniz.
Görüldüğü gibi müminlerin canı, yani nefsi Muhammed’in nefsinde yok oldu. Eğer Muhammed’i gereğince tanırsan, Rabbini hakikatiyle tanımış olursun.
Peygambere, yaşadığı dönem olsun ve ondan sonraki dönemler olsun, şöyle derlerdi: “Ey resul, atam anama sana feda olsun!” Bu söz Enfusum ayetinin getirdiği bir gerçekti. Atan, anan, evlatların, kendin feda olmadığın müddetçe sen Resulü sevememişsin. Nasıl sevesin, anlamamışsın ki sevmiş olasın.
İrfan ustalarının en uçtaki sözü şudur: “Allah, Muhammet sevgisindeki istiğraktır!” Yani Allah, Muhammet sevgisine garg olmaktan başka bir şey değildir. Bakınız, bu sözü değip üstesinden gelmek zor bir haldir. Her babayiğidin harcı değildir bu.
“Vema ersel nake ille rahmeten lil alemin!” (Enbiya/107). Ey Muhammet, biz seni ancak alemlere rahmet olarak yarattık. Nedir rahmet? Can vermedir.
Yağmura neden rahmet diyorlar; çünkü o can veriyor, o yoksa tabiat cansızdır. Kurt-kuş ve bilumum ne varsa cana gelmez.
İşte Muhammet budur. Ona canlar feda.
Enbiya/107 ayetinin hadis olarak karşılığı şudur: “Ey Muhammet, sen olmasaydın alemleri yaratmazdım!” “Levleka levlak, lema helaktül eflak!”
Küllü varlık, yani her şey. Yer-gök, arş-kürs, bütün peygamberler, Kur’an-İncil, Tevrat-Zebur, Kâbe, insan varlılar, melekler hülasa her ne varsa Muhammet hürmetine var kılındı ona canlar feda!
Dostlar ülkemizde, bütün okullarımızda Muhammet sevgisi neredeyse sevgi reddiyesine dönüştü. Kuru ve sevimsiz bir anlatımla şöyle deniliyor.
“Peygamberimiz Muhammet, Abdullah’ın oğludur. Annesinin adı Amine’dir. Mekke’de 571 yılında doğdu. Gençliğinde hiçbir şeye karışmazdı, Hatice ile evlendi kırk yaşında peygamber oldu. Kervancılık yaptı. Uhud, Hendek, Bedir savaşlarını yaptı. 632 yılında Medine’de öldü.
Dostlar bu anlatımlar insanımıza ne gibi bir sevgi verir?
Şunu unutmamak lazım: Allah Resulünü suret yönünden değil, siret yönünden tanımak lazım. O, dışta insanlarla beraberdi ama içte Allah iledir, bunun keyfiyetini de hiç kimse bilmiyor. Ona ve onun Ehl-i Beyt’ine, ezelden ebede kadar salat ve selam olsun.
-
Rusya-Ukrayna hattında gece boyunca karşılıklı saldırılar: En az üç kişi yaşamını yitirdi
-
Deniz Göktaş: Bir kuşağın ruh halini anlatan komedyen
-
Avrupa yanıyor: Rekor sıcaklar doğuya yayılıyor
-
İran Dışişleri: Güney sahillerine saldırı mutabakatın ihlali
-
Evrensel muhabiri Doğa Baskan tahliye edildi
-
ABD, bir yük gemisine saldırının ardından İran’ı vurdu
