Osmanlı’da matbuatın doğuşu ve ilk gazeteciler…

-Genel - 8 Şubat 2025 16:37 A A

Hakan Akpınar

hakanakpinar227@gmail.com

Bu yazımızda, II. Mahmud devrinin en önemli yeniliklerinden biri olan İlk Osmanlı-Türk Gazetesi, Takvim-i Vekâyi’yi anlatacağız. 1831’in Kasım ayında yayın hayatına başlayan Takvim-i Vekâyi, devlet tarafından çıkarılan ilk resmî gazete olma vasfıyla Türk basın tarihinde oldukça önemli yer tutmaktadır.

Sultan Mahmud, bu gazeteyi, Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın yayınladığı Vekây-i Mısriyye gazetesine alternatif olarak çıkarmıştı. Mısır Valisi, Osmanlı’ya karşı propaganda aracı olarak Vekay-i Mısriyye’yi kullanıyor; hem Arap Dünyası’na hem de Batı’ya bu gazete vasıtasıyla mesajlar veriyordu.

Sultan Mahmud ise Takvim-i Vekâyi vasıtasıyla Mısır Valisi ile siyasî ve diplomatik alanda mücadele etmekle kalmıyor; aynı zamanda iç-dış kamuoyuna, ıslahatçı yeni Osmanlı Devleti’nin görüşlerini anlatıyordu.

Yalnız, tam da burada dikkat çekici bir hadise vardır. II. Mahmud, Takvim-i Vekâyi’yi yalnızca propaganda aracı olarak kullanmamış; ayrıca Osmanlı basınında ilk kez, Takvim-i Vekây-i üzerinden dezenformasyona dayalı tuhaf ve esrarengiz bir haber yaptırmıştır. Vampir ve cadıların varlığını öne süren bir haberi Takvim-i Vekâyi’de yayınlatarak halk arasında korkuya yol açmıştır. Mesele, ortadan kaldırılan Yeniçeri Ocağı ile ilgilidir ve doğrudan bir propaganda, bir dezenformasyon haberidir. Bu konuyu, ayrı bir yazı olarak haftaya ele alacağız. İlk Osmanlı-Türk gazetesini anlatmaya devam edelim.

Osmanlı Türkçesi ile yayınlanan gazete, zaman içinde Arapça, Farsça, Rumca, Ermenice ve Fransızca olarak da basıldı. Gazetede, resmî ilan ve duyuruların yanısıra gayrıresmî ilan ve duyurular da yayınlanmaktaydı. Ayrıca, önemli iç ve dış hadiselere haber olarak yer verilerek, halk bilgilendiriyordu.

Takvim-i Vekâyi, “Vukuât-ı Resmiyye ve Gayr-i Resmiyye” olmak üzere iki ayrı bölümden oluşuyordu. Vukuat-ı Resmiyye bölümünde devlet ilanları ve kamuyla ilgili duyuru ve tebliğler yayınlanırken, Gayrı Resmiyye bölümünde ise haber ve makaleler yayınlanıyordu. Haber sayfalarındaki alt başlıklar Umûr-ı Hariciyye (Dışişleri), Umûr-ı Dahiliyye (İçişleri), güvenlik ve askerî konular ile şiir, İlim gibi alanlardan oluşuyordu.

Bâb-ı Âli (Hükûmet) haberleri Sârım Efendi tarafından takip edilirken askerî konularla ilgili hususu takip eden muhabir ise Said Bey’di. Bunlar Osmanlı-Türk basın tarihindeki ilk gazetecilerdi. Gazete, matbaa işçileri ile düzeltmenler, muhabir ve müdürlerden ibaretti. Takvim-i Vekâyi’nin müdürleri şair, yazar, bürokrat veya kendini yetiştirmiş devlet adamlarından oluşuyordu. Bu kişiler, günümüz basının genel yayın müdürleri ya da yazıişleri müdürleri gibiydiler. İçlerinden biri ise Türk Edebiyatı’nın önemli simâlarından olan yazar Ahmet Mithat Efendi idi.

Gazetenin yönetim kadrosunda görev yapan bu münevverler, aynı zamanda devrin ilk gazetecileri olduğu için onların isimlerini anmamak olmaz. Devrin aydın kadrosunu temsil eden ve Takvim-i Vekâyi’de görev yapan gazete yöneticilerinin isimleri şöyledir:
Esad Efendi, Emin Bey, Maarif Nazırı Kemâl Efendi, Nazif Efendi, Yesarizâde Mustafa İzzet Efendi, Faik Reşad Bey, Mustafa Sâmi Efendi, Saffet Bey, Recaî Efendi, Âkif Paşazâde Nail Bey, Numan Mâhir Bey, Âtıf Bey, Lebîb Efendi ve Nüzhet Bey…

Takvim-i Vekâyi, günlük iç ve dış haberlere de yer verdiği için bugünkü Resmî Gazete ile tam olarak aynı işlevi görmüyordu. Gazete, 1860 yılına kadar bu anlayış ve içerikle yayınını sürdürerek, Osmanlı toplumunu resmî ajans gibi bilgilendirmeyi sürdürdü. Ancak bu tarihten sonra yalnızca Bab-ı Âli hükûmetleri tarafından yayınlanan kanun, tebliğ ve atama kararları ile resmî ilanları yayımlayarak, günümüzdeki Resmî Gazete’nin öncüsü oldu.

 

-Genel - 16:37 A A
BENZER HABERLER