Han Ayvaz Adıgüzel: Köle Töresi…

-Genel - 30 Aralık 2025 00:15 A A

Han Ayvaz Adıgüzel

hanayvazadiguzel@gmail.com

YAZI ARŞİVİ

Filozof Niçe: “Hristiyanlık insanlara köle töresi aşılamıştır” diyor. Şimdi geç Hristiyanlığı, yamacıma gel de konuşalım. Peki, İslam ne aşılamıştır? Hala Arap devletlerinde ve emirliklerinde köleler ve cariyeler var. 21. Yy’da krallık var krallık! Utanç ki ne utanç.

Dinim hakkı için diyorum, bu din İslam değil. Billah değil. Bu din Muhammed’in dini değildir. Ona canlar feda! Bu dini kökünden değiştiren Sultan Muaviye’dir. Muaviye ve etrafındaki sahabelerdir. Peygamberin ölümünden sonra sahabe denilen o kesim Muaviye’nin yanında yer almışlardı. Meşhur sahabe Ebu Hüreyre’nin tarihe geçmiş sözü bir devrin anatomisidir: “Muaviye’nin sofrasındaki yağlı yemek, Ali’nin arkasındaki namazdan fetaldir!”

Günümüzde bile o sofra hiç değişmedi. Aynı insanların torunları aynı sofranın etrafındalar. Ali,’nin arkasındaki saflar hala boş.

Muhammet merkezli din için direniş göstermek İslam’ın şartlarından birisi haline gelmiştir. İnsanın temiz amelleri, direniş adına şekillenir. Kitlelerin ruhu ve sükûn ehli direniş gösterenlerle beraberdir. Kadınlar direnişin seçkin örnekleridir. Kerbela’dan bu yana kadınlar bir varoluş gerçeğidir. Onlara ancak şöyle diyebilirsiniz: Sizler nitelikler yaratıyorsunuz!

İslam ülkeleri şeyhler ve cemaatler eliyle işgal edilmiştir. Ümmetin namusu bu sapıkların hareminde kirletilmektedir. Ümmetin ileri gelenlerine, zenginlerine dediğimiz şudur: Eğer direniş göstermezseniz, bırakın cennete gitmeyi, onun kokusunu bile alamayacaksınız.

Konumuzu Ehl-i Beyt kaynaklı bir hadisle sürdürmek istiyorum:

“Din akla mugayir ise, din değildir, akıl dini kavrayamıyorsa, akıl değildir!”

İslam ülkelerinde üç kesim vardır: “Akıl dışı din mensuplar, dini kavrayamayan akıl mensuplar ve Akıl ve dinin birbirlerini onayladığı yüksek din ve akıl mensupları!”

Birinciler sırnaşık bir tayfadır, bunlar dikiş tutmazlar! Devlet bunlarla uğraşsın dursun sanki işi ne? Peki, kavrayışları az olanlar? Aslında bunların dini, var veya yok pek de enterasa etmiyor. Bundan dolayı bir kaygıları yok. Mevzu geniş olduğundan böyle konuşup dururlar.

Şunu da belirtmiş olalım: Bazı insanların dini kabul etmeyişleri dine karşı bir reddiye değil, avam kesimin din anlayışını kabul etmeme meselesidir. Biz de onların yanındayız zaten. Üçüncü olarak akıl ve dinin birbirlerini kavrama mensupları. Onlara selam gönderiyoruz.

İslam ülkelerinde bir zulüm daha var. Bu zalimler kimlermiş acaba? Aynı kaynaktan bir hadis daha yazmak istiyorum:

“İnsanlar üçe ayrılır: hakkı kabul edenler, batılı kabul edenler ve hakla batılı karıştıranlar.” Resul şöyle buyurdu: “Bu sonuncular İblislerdir!”

Bu sonuncular hakla batılı karıştırmasalardı hak galip gelirdi.

Okuyucu sınırlı şeylere talip olursa ne elde edecek? Yeter ki okuduğu her yoğun cümleler çatlayana kadar bilgi dolu olsun. Böyle olunca yazının uzunluğu insanı sıkmaz.

Yazılar okuyoruz. Sözler içten değil, özgün değil. Bazen bir yazıyı yeniden okuyorum. İstiyorum ki hazineler keşfedeyim. Mesela; Mesnevi böyle bir kitaptır, okundukça yeni hazineler sunuyor. Ben bunu hep söylüyorum: Eğer söylediğin söz veya yazdığın yazı, insanları sarsmıyorsa, sen o sözü ne söyle nede yaz.

Küçük kafalar kendi meseleleriyle boğuşup dururlar. Halbuki bunlar küçük şeylerdir. Sosyoloji de buna “normatif kafa” derler. Eğer böyle bir kafa ile konuları anlamaya kalkarsan, Yezit’in yerine Hüseyin’i kesersin ve bir fonksiyonu da yerine getirdim sanırsın. İslam dünyasında olan budur.

Çağrımızı yapalım: Unutmayın ki, şartlar artık bütün yerküreyi ilgilendiriyor, buna hazır olun!

 

-Genel - 00:15 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.